''Kumları Marmara Denizi'nden demirleri hurdadan çektik.
Deprem olursa İstanbul'a ordu bile giremez, ölen şanslıdır...''


17 Ağustos'un 10. yılında başlayan tartışmaların en başından beri devletin aldığı vergiler ve almadığı önlemler kadar vatandaşlarımızın birbirine revâ gördüklerine, 3 kuruş için yaptıklarına ve bunların olası bir depremde çok yıkıcı sonuçlar verebileceğine işaret ettik. 7.7'lik bir felaket senaryosunda tahminlerden çok daha büyük kayıpları açgözlülükten verebiliriz...
İşte, bunun son kanıtı ise İstanbul'da bir sürü ''göçer''in aramızda dolaşıyor olması.

* Kadim korkular haklı çıkıyor
* İstanbul'un yıkım senaryoları
* ''Depreme dayanıksız kültür başkenti olur mu?''

İddianın sahibi bu işin uzmanı: Ali Ağaoğlu...

Ağaoğlu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, İstanbul'un %70'inin yıkılacağını ve milyonlarca kişinin öleceğini söylüyor.

Ağaoğlu, ''Avazım çıktığı kadar bağırıyorum. İstanbul konut inşaat sektörünü en iyi bilen isimlerden biri olarak söylüyorum ki; yüzde 70'i deprem açısından güvenli değil. 1970'li yıllarda İstanbul'un Anadolu yakasında yapılan yapıların büyük bir kısmına inşaat malzemesini ben sattım. Kumları Marmara Denizi'nden demirleri hurdadan çektik. O zamanın şartlarında en iyi malzeme buydu. Sadece biz değil tüm firmalar aynı şeyi yapıyordu. Deprem olursa İstanbul'a ordu bile giremez, ölen şanslıdır...''

"En lüks semtlerdeki o süslü püslü binalar için konuşuyorum; çoğu sadece tuğla üstünde duruyor, içleri gitmiş. 1970'li yıllar, sanayağ ve benzinin karneyle alındığı zamanlardı. Teknoloji yoktu, betonlar kürekle karıştırıldı. Sağdan sola en az beş kere karıştırılması gerekirdi. Beton işleri de Doğulu ekiplerin elindeydi. İşçilere laf da anlatamazdık. Bir kere çevirip bırakırlardı. Kum kötü, malzeme kötü, işçilik kötü. Tüm firmalar böyle çalışıyordu. Binalar resmen iman kuvveti ile ayakta duruyor. Binaların 17 Ağustos'ta nasıl karton gibi yıkıldığını unutmamak lazım.''

Ağaoğlu, Referans'tan Ayten Güvenkaya'ya ''Herkeste rant korkusu var''' dedi ve ''Binalarda mühendislik ve mimarlık adına hiçbir şey yoktu. Kalfadan bozma müteahhitlik vardı'' diye bugün Bağdat Caddesi'nden pek çok yere kadar bir sürü konutun hiç de güvenli olmadığını itiraf etti...