![]() ![]() ''Depreme dayanıksız kültür başkenti olur mu?'' ''Depremini bekleyen kent: İstanbul'' konulu panelde uzmanlar, olası Marmara Depremi ve İstanbul’a etkilerinin yıkıcı olduğunu söylediler, ürkütücü bir tablo çizdiler. * 2012 aslında 2012 değil.... ''Birçok insan oturduğu binanın durumunu bilse gece evinde uyuyamaz'' diyen Yıldız Teknik Şehir Planlama Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Kaptan, ''Deprem için İstanbul’a özel yasalar çıkarılmalı. Deprem insanların korku ve hayallerinden daha tehlikeli bir yıkım yaratabilir. İstanbul’a özel kentsel dönüşüm yasası çıkarılmalı'' görüşünü savundu... İTÜ Maden Fakültesi Yer Fiziği Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Haluk Eyidoğan ise ''İstanbul nüfusu plansız bir biçimde hızla artıyor. Kente Anadolu’dan akın değil, insan yığılması sözkonusu. Marmara’da son 2 bin yılda 6.5 ve üzeri şiddette 50 deprem yaşandı. İstanbul çevresini cazibe merkezi yapmak çok büyük bir risk. Yapı stoğu olası bir depremde çok büyük yaralar alacak. İstanbul’da 1 milyon 500 binin üzerinde yapı var. Marmara Depremi’nde İstanbul’daki binaları yüzde 1 çökecek, yüzde 6’sı ağır hasarlı olacak, yüzde 15’i ise orta hasar alacak. Bu verilere göre 15 binin üzerinde yapı depremde çökecektir'' diye konuştu. Eyidoğan,
''Kentin
zemin sorunu var. İstanbul’un zemini çok sağlam değil. Depremde en çok
zararı fay hattına yakın yerler görecek. Biran önce kamuya ait yerler
ve riskli bölgeler elden geçirilmeli. İstanbul’da doğru düzgün bir
deprem envanteri bulunmuyor. Tehlikenin boyutları tahminlerin üzerinde.
Kentsel dönüşüm doğru düzgün uygulanmış değil. Eski yerleri yıkıp
yerine iş merkezi ve gökdelen dikmek kentsel dönüşüm değildir'' dedi ve
''Depreme dayanıksız kültür başkenti olur mu?'' diye de sormadan
edemedi...''Merak ediyorum devletin elinde ayrıntılı bir deprem haritası var mı?'' diye soran İTÜ Uygulamalı Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Mustafa Erdoğan da ''İstanbul’un yüzde 48’si ormanlık alan, yüzde 18’i su havzası, yüzde 18’i tarım alanı ve yüzde 4’ü ise hastalıklı dediğimiz kayan topraklardan oluşuyor. Kentin sadece yüzde 12’si yerleşim ve yapı alanı. Bu yüzde 12’lik alan zaten dolmuş durumda. İstanbul’da yeni yerleşim yeri kalmadı. Kent ısrarla göç almaya devam ediyor. İstanbul’daki binaların yüzde 56’sında deprem direnci düşük. 1999 depreminden önce yapılan binaların yüzde 85’i deprem kriterlerine göre sorunlu. Bu yapıların mutlaka ya güçlendirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor. İstanbul’un nüfusu gelecekte 25-30 milyon olacağı belirtiliyor. Bu nüfusun yerleşeceği bir alan var mı? Kentin suyu, arazisi, elektiriği, yapı malzemesi bu kadar büyük bir nüfusu kaldırmaz. 3. köprü nüfus artışı ve göçü daha fazla tetikler. Eğer 3. köprü yapılırsa İstanbul büyük yara alır'' dedi. * Evrende Karanlık Akım * 15 Ocak 2010: Kargaşa döneminin başlangıçı * T Pyxidis patlarsa yanarızz * Öldüren oyun Space Monkey efsanesii * Evrenin bebeklik çağının foto-albümüü * İnsanın canı şarkı söylemek istiyorr * Yeni süper dünya 61 Virginis'tee * Maya Takviminin yaprakları * Baba Vanga'nın Kehânetleri * CERN LHC: 14 TeV hıza çıkıldığında neler olabilir |