![]() Macaristan ile Avusturya sınırındaki Sopron kasabasında iki ülke arasındaki sınır kapısının açılmasını kutlamak için 19 Ağustos 1989'da Pan-Avrupa Pikniği düzenlenmişti. Gorbaçov dönemi, Macaristan Doğu Blok'una Avusturya ise Batı'ya aitti... Piknik sırasında eskiden yani I. Dünya Savaşı öncesine kadar bir İmparatorluk olan bu iki ülkenin arasındaki sıkı güvenlikli sınır duvarlarının kısmi olarak kaldırılacak, sembolik olarak kapı açılacaktı. Böylece, sembolik bir birleşme olacaktı Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun hatıralarında... Buraya kadar herkesin düşündüğü şeylerdi ama farklı düşünen yüzlerce Doğu Alman vardı ve onlar da pikniğe gelen binlerce Macar'ın arasına dağıldılar. Piknik,
şenlik derken dikenli telli çitlerin açılması, silahların
namlularının karşıya değil, yere bakmasının zamanı geldiğinde
Macarlarla birlikte Doğu Almanlar da Avusturya'ya geçti ve kaldı!
Onlar, Batı'y kaçmıştı. Eğer nöbet yerini bırakıp Batı Almanya'ya kaçan
ünlü askeri, yurtdışı seyahatlerinde, turnuva veya spor
karşılaşmalarında iltica etmek için yabancı konsolosluklara sığınanları
saymazsanız Doğu ile Batı'nın birbirinde ayrıldığı günden beri
ilk
kez bu kadar insan kaçıyordu. * Woodstock ruhu ölmedi içimizde yaşıyor Bu olay, 1961'de iki Berlin arasına dikilen ve Perestroyka-Glasnost rüzgârlarıyla temellerinden sarsılmaya başlayan Duvar'ın da yıkılışının başlangıçıydı. Çünkü 19 Ağustos sonrasında binlerce Doğu Alman Macaristan'ın Sopron Kasabası'na gelip kamp kurmaya ve karşıya geçmek için fırsat kollamaya çoğu kez de başka tarafa bakan askerlerin dikkatsizliği(!)nden faydalanarak kaçmaya başladı. O günlerde 100 bine yakın Doğu Alman, Batı'ya geçti ve bu yaklaşık 3 ay daha Berlin'deki Duvar bir gece
yıkılana dek sürdü...19 Ağustos 1989'un yıldönümü bu kez yine bir Piknik ile kutlandı hem de Alman Başbakanı Merkel ve Macaristan cumhurbaşkanı Laszlo Solyom'um katılımıyla... 1989'daki
pikniği düzenleyenlerden Laszlo Nagy, ''Sovyet bloğu sadece bir iğnenin
dokunuşuyla havaya uçacak kadar
gergin, dev bir balonu andırıyordu ve bu iğne de bizim elimizdeydi.
Dürüst olmak gerekirse, Macar Pikniği olmasaydı, iki hafta sonra başka
bir şey olacaktı ya da üç hafta sonra; çünkü siyasetçilerin kendilerini
tetikleyecek bir şeye ihtiyaçları vardı'' diye konuştu.Yalnız dönemin Macar Başbakanı ve bu organizasyonun asıl mimarı Nemeth'in söyledikleri tarihin asıl gerçeğini yansıtıyordu: ''Mihail Gorbaçov'un Kremlin'den sessiz onayı olmaksızın, bunların hiçbiri olamazdı. Sovyet lider, 1989'da devrilmiş olsaydı, bambaşka bir hikaye olurdu bu...'' |