Yeşilova Höyüğü Atlantisİzmir'in doğduğu yer... Yüzyıllar öncesi yaşayan İzmirliler'in yediği midyeden, ektiği tohuma, mühürlere, mezarlara kadar tarih, kadın işçilerin zarif elleriyle yer yüzüne tekrar çıkıyor..

Geç Roma - Erken Bizans Dönemi'nden Kalkolitik ve Neolitik Dönem'e kadar inen İzmir Yeşilova Höyüğü’ndeki kazılarda yepyeni bir keşif yapıldı.

* Google Atlantis
* Clavicula Salomonis
* Maya Takvimi sayfaları- Dresden Codex
* Kutsal Kase de Cennet Bahçesinde mi??
Firavun'un tek bir sırrı ve lanetii

* Volkanların ''Rosetta Taşı'' bulundu
* Gerçek El Dorado bulundu mu?

2005'ten beri süren çalışmaların 2009 Temmuz'da başlayan son döneminde Atlantis'vari bir uygarlık keşfedildi. 8 bin yıl önce M.Ö. 5700-5800 yılları arasında bölgedeki zengin uygarlık bir anda ortadan yokolmuş. İnsanları biranda kayboluvermiş...
Daha da ilginç olanı bölgede yoğun bir sel tabakasının bulunması. Bu da, Atlantis'i çağrıştırıyor.  Bookmark and Share

Buzulların erimesi, ani kuraklık, ardından gelen yağışla
iklim felaketi mi yoksa yıkıcı bir depremin ardından tsunami mi bu yokoluşa neden oldu, yoksa başka bir neden dolayı mı bu yerleşm yeri terkedildi bunlar soru işaretleri.

Üstelik bulgulara göre bu uygarlığın yokoluşundan 500 yıl sonra onlardan daha ilkel olan bir insan topluluğunun izlerinin topraktan çıkartılması. Yokolan gelişmiş toplumun kullandığı kaplarda ince bir işçilik varken, 500 yıl sonra gelenler ise kaba işçiliği olan kaplar kullanıyor. 2005'ten beri Kazı ekibinin başkanı olan Yardımcı Doçent  Zafer Derin, ''Atlantis uygarlığı gibi, Yeşilova’da yaşayan uygarlığın ortadan kaybolduğunu biliyoruz. Nedenleri üzerinde çalışıyoruz'' diyor.

Yeşilova Höyüğü AtlantisYeşilova Höyüğü’ndeki yerleşim 3 kültür katından oluşmaktadır. Buna göre katlar yüzeyden başlayarak; 

I. Kat  Geç Roma – Erken Bizans dönemi

II. Kat (1-2 tabakaları) Kalkolitik Dönem

III.Kat (1-8 tabakaları) Neolitik Dönem'e aittir.

I.Kat. Yeşilova Höyüğü’nün en geç katı Geç Roma-Erken Bizans devrine aittir. Yüzey dolgusu içinde ele geçen keramik ve çatı kiremidi parçaları ile tanınan  kültür katı  dağınık bir yerleşiminin varlığını ortaya koymuştur.

* Nuh'un Gemisi'nde tarikat kavgası çıktı (Video)
Kayıp Dünya'dan manzaralar
* Ayasofya'nın Meleği
* Piskopos Malacchia'nın kehânetleri
* Garip yaratıklar resmi geçiti
* İskender'in Taçı

II.Kat, Kalkolitik döneme aittir ve  bu katta höyüğün tamamını kapsamayan iki evreli yerleşim tespit edilmiştir. Neolitik tabakaların içine 6-8 m. çapında  1m. derinliğinde çukurlar açılmış ve içlerine iki ayrı   dönemde yerleşilmiştir. Kalkolitik toplum olasılıkla tabanı çukurda yer alan ağaç dalları ve otlarla yapılmış olan evlerde yaşıyorlardı. Arazideki doğal nedenlere bağlı hızlı tahribat nedeniyle ahşap izlerini saptamak mümkün olmamıştır. Ancak mekanların  tabanlarında yangından sonraki kül yığınları günümüze ulaşabilmiştir.  Çukur evler şeklindeki   Kalkolitik yerleşimin  kuzeyden güneydoğuya doğru  yer yer devam ettiği anlaşılmıştır. II. tabakada ele geçen keramikler genel olarak kaba yapılmıştır.

 İçe dönük ağız kenarlı keskin omuzlu  ve içe dönük ağız kenarlı keskin karınlı çanaklar  , bazılarında mahmuz çıkıntılı yuvarlak ya da elips şekilli dikey kulplar  ile  yassı tutamaklar olan yarı küresel gövdeli çanaklar , dışa dönük, içe kalınlaştırılmış ağız kenarlı çanaklar , kaba kaplar (cheese-pots) , uzun boyunlu  ve daralan ağızlı çömlekler   tespit edilmiştir. Yeşilova Höyüğü II. Katı, Erken ve Orta Kalkolitik Çağ’a tarihlendirilir.

III.Kat, Yeşilova Höyüğü’nün en uzun süreli ve en kalın kültür katıdır. 3 metre kalınlığındaki Neolitik  kültür katı ana toprak üzerinden itibaren 8  tabakaya sahiptir. Bu katta Ege Bölgesi’nin tüm  Neolitik sürecini izlemek mümkündür. Hemen her tabakada sel izlerine ait çamur-kil birikintisi vardır. Bazı tabakalar yağış ve sel baskınlarının ardından toprağın kurumasından sonra beton gibi sertleşmiştir. Killi toprak  yağmur ve sel gibi doğal olaylarda yerleşimin  büyük oranda tahribata  uğramasına neden olmuştur. Buluntular Yeşilova Höyüğü Neolitik sürecinin  III.1-2, 3-5 ve 6-8. katlarda kendi içinde üç dönemde geliştiğini ortaya koymuştur.

III.1-2. katlarına  ait keramikler hamur açık kahve ve kırmızı tonlardadır. Astar rengi kırmızımsı kahve ve üst seviyelere doğru artan oranda kırmızıdır Kap formları içinde dışa dönük ağız kenarlı, uzun boyunlu çömlekler  en yaygın formdur. Bunun dışında  daralan ağızlı  ve düz ağız kenarlı  çömlekler de bulunmuştur . Ayrıca dışa  açılan sığ gövdeli çanaklar ve kaseler, düz gövdeli çanaklar ve  s-profilli kâseler   tespit edilmiştir.  Bu evrede kaplarda düz, hafif yüksek , çukur ve çok az da olsa halka dipler görülür.Kaplar üzerindeki dikine ip delikli kulplar; genellikle ince-uzundur. Bu katlarda bezemeli kaplar  olarak tırnak baskılı gövde parçaları   ele geçmiştir.

III-3-5 katları, keramiklerinde kırmızı tonların yanı sıra kahverengi tonlar da belirgin hale gelmiştir. Kapların büyük kısmının kırmızımsı kahverengi, bir kısmının kırmızımsı sarı renkte ince astarlı olduğu anlaşılmaktadır. En yaygın form daralan ağızlı çömleklerdir. Bunların bazıları boyunsuz ve küresel gövdelidir. S-profilli kâselerde de artış gözlenmektedir. Bu katlarda keramikler üzerinde bazı bezemelere de rastlanılmıştır. Kırmızımsı sarı astar üzerine kırmızımsı kahve boyalı kap parçaları ele geçmiştir. Bezemeli keramiklerin bir başka grubunu  kabartma eklentili kaplar oluşturur. Bunların içinde  boğa başı, kurbağa motifi şeklinde  bezemeli parçalar Yeşilova Höyüğü III.3. katında ele geçmiştir.  III.3.  katın buluntuları arasında en çok dikkati çeken grubu mühürler oluşturur.

III-6-8 katları, Höyükteki ilk yerleşime ait kalıntı ve buluntular bugünkü ova seviyesinden yaklaşık 4 m. aşağıdaki ana toprağın üzerinde yer almaktadır. Keramik parçalarının da yer aldığı küllü tabanlar yapı katına ait günümüze ulaşabilen kalıntıları olarak saptanmıştır.En alt seviyeden itibaren saptanan buluntular, yerleşimin nitelikli keramik yapımını bilen bir topluluk tarafından kurulduğunu göstermektedir. Küçük taşçık ve mika katkılı, el yapımı ve monokrom keramikler iyi derecede pişirilmiştir. Saptanan formlar şunlardır: bazıları boyunsuz ve küresel gövdeli daralan ağızlı , dışa dönük ağız kenarlı, düzleştirilmiş ağız kenarlı çömleklere  rastlanılmıştır. Dışa açılan sığ gövdeli kâselere  ilk kez bu evrede rastlanmıştır. Diğer formlar arasında düz gövdeli çanaklar, yarı küresel gövdeli çanaklar/kâseler, s-profilli kâseler  yer alır. Keramikler Koyu kahverengi ve krem renklerdeki hamur ve astarlıdır. Taş kaplar III.6-8. katların  belirgin bir buluntu grubunu oluşturur. Mermerden yapılmış ,basit ağız kenarlı kase ve çanak parçaları iyi işçilik gösterir.

Yeşilova Neolitik toplumu Anadolu’da diğer Neolitik topluluklarda olduğu gibi kadını ve doğadaki bazı hayvanları kutsallaştırarak  onların niteliklerini simgesel eşyalar şeklinde tapınım objeleri haline getirmiştir. Kemik buluntular içinde boğa başı şeklinde yontulmuş, perdahlanmış idol ve pişmiş toprak kadın figürün Yeşilova  Neolitik toplumunun dinsel inançlarının birer kanıtıdır.

Höyük katları arasında Erken Tunç Çağ’ına ait herhangi  bir buluntuya rastlanmamasına karşın,  yerleşim alanı tümüyle terk edildikten sonra Yeşilova Höyüğü’nün bir bölümü ETÇ mezarlığı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.