İzmir Agora
Bookmark and Share Modern Fizik'te, İzmir Agora fotogalerifelsefede hep farazi olarak parelel evrenlerden, zaman katmanlarından bahsedilir ki arkeolojide yani dünyanın kabuğunun altında bu bir gerçektir. Belki tatil yörelerindeki antik bir kente gittiğinizde veya "Cennet Bahçesi", kadim dünyanın en eski tapınağının bulunduğu Göbeklitepe gibi şehre uzak kırsal bir alandaki höyükte yahut İstanbul'da Bizans döneminden kalma bir eseri gördüğünüzde zaten ayakta ve kentin içinde olduğundan bu hisse tam olarak kapılmayabilirsiniz. Oysa Yenikapı'daki metro kazılarında ortaya çıkan İstanbul'un ''Kayıp Limanı'' Theodosius Limanı ve bütün bilinen tarihi değiştiren en yaşlı İstanbullu (Video) vak'asında olduğu gibi bir anda kentin altında başka bir kent, bastığınız sokak kaldırımının yolun asfaltının altında paralel bir evren bulabiliyorsunuz.

Ege'nin kadim yerleşme merkezlerinden İzmir'de de böyle... Bir yanda İzmir'in Atlantis'i denilen hatta Atlantis İzmir'de mi diye sorduran Yeşilova höyüğü kazıları diğer yanda artık
bir tarafta İkiçeşmelik Caddesi’ne diğer yönde Anafartalar Caddesi’ne kadar dayanan, eski kentin kabuğunu soyup gün yüzüne çıkartan Agora kazıları.  

Son 5 yılda mozaik salon, kent meclisi, hamam kompleksinin ortaya çıkarılmasından sonra Anafartalar Caddesi’nin Agora’ya bakan kısmımın kamulaştırılması gerekiyor ki kazılar devam edebilsin. Çünkü.
Agora’nın ana giriş kapısının üst tarafındaki parkın altında Güney Stoa’nın devamı olarak dev sütunların bulunduğu düşünülüyor.

İzmir Agora* Geçmişe açılan kapı: Sawmill Sink (Video)
* Clavicula Salomonis
* Gerçek El Dorado bulundu mu?
* Maya Takvimi sayfaları- Dresden Codex

İzmir Agorası, Büyük İskender tarafından yeniden kurdurulan kentin iskan sahası Kadifekale’nin kuzey yamacında şimdiki adı ile Namazgah Mahallesi’ndedir. Roma dönemine ait devlet agorasının büyük bir bölümü ortaya çıkarılmıştır.

1927 yılında başlayan kazılar sırasında ortaya çıkarılan Poseidon, Demeter ve Artemis heykelleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmekte. İzmir şehrinin M.S. 178 yılında yaşadığı büyük depremde zarar gören Agora, İmparator Marküs Averlius’un yardımlarıyla yeniden inşa edilmiş.

Agora kalıntıları yüzyıllardır yarı açıkta duran bazı mermer sütunların ilgi çekmesi sonucu ortaya çıkarılmıştır. İzmir Agora‘sının kalıntılarında Roma döneminde yapılmış Tanrı Poseidon’un kabartma enfes bir heykeli ve Poseidon kabartmasının hemen yanında Tanrıça Demeter’in de bir kabartması bulunmuştur.
M.S. 150 tarihlerinde inşa edilen Zeus Sunağı’na ait kabartmada Tanrılardan oluşan bir sahnenin ortasında Demeter ile Poseidon’un eski Hitit protokolüne uygun olarak erkek sağda, kadın solda yanyana tasviri çok anlamlıdır.

İzmir -
Smyrna Agorası, mevcut haliyle İskender tarafından M.Ö. 333′de Kadifekale’de kurulan Smyrna’nın, M.S. 2. yy Roma Dönemi’ne aittir. İzmir Agora’sı ticari olmaktan ziyade, bir devlet agorası görünümündedir. Günümüzde, yaşayan bir kentin içinde bulunması özelliği ve büyüklüğüyle dünyada eşine az rastlanan önemli bir yapıttır. Bugün bu heykeller Fuar’daki İzmir Tarih ve Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.

İzmir Agora’sında İzmirliler Agora’da toprağın, karanın tanrısı Demeter’in yanına denizlerin tanrısı Poseidon’u koymakla sanki “Biz hem karaların hem de denizlerin hakimiyiz” demek istemişlerdi .

AGORA NEDİR?
Grekçe bir kelime olan Agora, “toplanılan yer, kent meydanı, çarşı, pazar yeri” gibi anlamlara gelmekte. Antik Çağ’da agoraların ticari, siyasi ve dini fonksiyonlarının yanısıra sanatın yoğunlaştığı ve birçok sosyal olayların geçtiği veya gerçekleştirildiği kentin odak noktası olduğunu bilinmekte. Antik Çağ’da her kentte en az bir agora yer almaktadır.

Kimi büyük kentler ise genelde iki agora bulunurdu. Bunlardan biri, devlet işlerinin görüldüğü, etrafında çeşitli kamu binalarının toplandığı devlet agorası, diğeri ise ticari faaliyetlerin yoğunlaştığı ticaret agorası olurdu.

Bugüne dek ortaya çıkartıldığı kadarıyla İzmir agorası, MÖ. 4 yy’da antik Smyrna Kenti’nin taşındığı Pagos (Kadifekale)’un kuzey yamacında kurulu.

Stonehange'in sırlarıDönemin önemli kamu binalarıyla çevrilmiş olan bu yapı kentin devlet agorasıdır. Smyrna agorası, dikdörtgen formda planlanmış, ortada geniş bir avlu ve etrafın sütunlu galerilerle (stoa) çevrili bir yapıdır. Kazılarla açığa çıkarılan Kuzey ve Batı stoa bodrum katı üzerinde yükselmekte. Kuzey stoa plan özellikleri açısından bazilikadır.

BAZİLİKA...
Bazilikalar ortada geniş ve yüksek, yanlarda ise dar ve alçak birbirine paralel ince uzun koridorlar şeklinde tasarlanmış bir plana sahip olan yapılardır.

Plan özellikleri açısından Hıristiyan kiliselerine öncülük eden Roma Dönemi bazilikaları, kentin hukuk işlerinin görüldüğü bir tür adliye sarayıdır. Öte yandan kentin ticari yaşamına yön veren tüccar ve bankerlerin faaliyetleri için de bazilikalar tercih edilmiştir.

Agora'nın kuzey kanadındaki bazilika, dıştan dışa 165 x 28 m ölçülerinde, dikdörtgen bir plana sahip. Ölçüleri itibariyle, Smyrna agora bazilikası, bilinen en büyük Roma Dönemi Bazilikası...

Günümüze ulaşan görkemli bodrum katının doğu ve batı uçlarında görülen çapraz tonozlar Roma Dönemi mimarlığının en güzel örnekleri arasındadır. Bazilikanın kuzey cephesinde, bodrum katına açılan iki anıtsal kapıdan batı yandaki günümüzde tamamıyla açığa çıkarılmıştır. Roma Dönemi sonlarına doğru, devlet agorasının giderek ticari bir anlam kazanmaya başladığını gösteren tonozlu dükkan sıraları, bazilikanın kuzey cephesinde gün ışığına çıkarılmıştır.

BATI STOA
Üç sıra sütun dizisiyle ayrılmış neflerden (galeri) oluşan Batı Stoa da bazilika gibi bir bodrum kat üzerinde yükselmekteydi. Günümüzde daha çok, kemerli bodrum katları görülen 
Batı Stoa'nın antik dönemde bodrum katı üzerinde yükselen iki katlı bir yapı olduğu anlaşılmakta.

Avludan üç sıra basamakla çıkılan zemin kat ve ahşap tabanlı ikinci kat, Antik Çağ’da insanların yağmur ve güneşten korunarak gezinti yaptığı yerlerdi. Olasılıkla Roma Dönemi sonlarında bodrum kat galerilerinin bazı duvarları örülerek yapılan sarnıçlar bunun en güzel örneği olarak günümüze ulaşmıştır.


Batı Stoa'
nın avluya bakan cephesindeki birinci kat sütunları, 1940’lı yıllarda ayağa kaldırılmıştır. Mimari bazı hataları tespit edilen bu sütunlar ve onların oturduğu zemin restore edilmekte.

FAUSTİNA KAPISI VE ANTİK CADDE
Izgara planlı olan Smyrna kentinin, doğu-batı yönlü paralel caddelerinden biri agoradan geçiyordu. Olasılıkla agorayı iki eşit parçaya bölen caddenin batı yandan agoraya giriş yaptığı yerde görkemli bir kapı bulunmaktadır. İki gözlü olduğu düşünülen kapının kuzey kemerinin merkezinde Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un eşi Faustina’nın portre kabartması yeralır.

Günümüzde kullanımda olan sokağın altında olan ikinci gözde ise olasılıkla Marcus Aurelius’un portresi yeralmaktadır. Bu iki isim, MS.178’de depremle yıkılan agorayı yeniden inşa ettirdiği için Smyrnalılar vefa borçlarını bu kapı ile ödemiştir.

GRAFFİTİLER
Roma Dönemi’ne ait duvar resimleri ve yazıları olan graffitiler Bazilika bodrum katı duvar ve kemer ayaklarındaki sıvalar üzerine yapılmıştır. Demir ve Meşe Kökü karışımı bir mürekkeple çizilmiş olanlar dışında kazıma yöntemiyle yapılmış örnekler de vardır.

Graffitiler, özellikle Roma dönemindeki günlük sosyal hayat konusunda çok önemli bilgiler vermektedir. Graffitilerde aşk oyunlarından gladyatör mücadelelerine, cinsellikten yelkenli resimlerine, sevgili adlarından kuşlara, gemilere, bilmecelere değin çok farklı konular aktarılmıştır.

Roma Dönemi’nde Batı Anadolu’nun yıldızı parlayan üç kent, Pergamon, Ephesos ve Smyrna arasındaki rekabetin, halktan kişiler arasında bile kendini gösterdiğini graffitilerdeki kent sloganlarında izlemek mümkündür.

Smyrna Agorası, Bazilika bodrum katında açığa çıkarılan graffitiler birçok açıdan özgündür. Öncelikle bu buluntular demir ve meşe kökü içeren bir malzeme ile yapılmış en eski grafitiler olma özelliğine de sahiptir. Öte taraftan, Dünya Antik Çağ araştırmalarında bugüne değin ele geçen yazılı kaynaklar genelde resmi ve dini nitelik taşımaktayken Grekçe yazılmış olan Smyrna Agorası graffitileri halkın günlük yaşamına ilişkin izler yansıtmaktadır.

Bazilika graffitileri Hıristiyanlığın ilk zamanlarıyla ilgili önemli ipuçları da saklamaktadır. Graffililerin bir diğer önemli özelliği ise tasvir açısından dünyanın en kapsamlı graffitileri olmaları. Bu özellikleri açısından söz konusu grafitiler dünya arkeoloji literatüründe ünik bir yere sahiptir.

* Hilafet getirilecek iddiası
Osmanlı İmparatorluğu nerede kuruldu
Osmanlı Tarihine giriş kitapları
* Harem Dairesi'nin gizemli dünyası
* Ayasofya'nın Meleğii
* Stonehenge ve Kehribar Kolyeli Gençç
* Kayıp Kıta Laramidia tarihi değiştirecekk
* Apophis yapamazsa 1999 RQ36 yokedecek 
**Şeytan Çıkartma ayinleri Esorcisti'ler
* CIA'nın ünlü Kryptos Heykeli
* Heredot'un Kayıp Pers Ordusu
* Görünmeyen Düşman Varolmamalı
* Kleopatra efsanesi çöküyor
* Felsefe neyle başlar?
* Olmayan Katherina harap vaziyette
* Pantokrator Hz. İsa ile Cebrail ve Mikail
* Tanrı ile yüzme havuzu