Intihuatana Güneş Saati Aztek Takvimi Neil Armstrong Ay'da NASA'nın ilk kez yayınladığı fotoğraflar
İnsanoğlu gökyüzünde Jules Verne'in hayal dünyasından fazlasını yapabildi mi? Sualtına bakar ve arzın merkezine doğru yüzümüzü çevirirsek göreceğiz ki, henüz Verne'in ''hayâli'' seyahatlerinin çok uzağındayız. Kimbilir, belki de kadim uygarlıklardan bile ilkel haldeyiz...

*
Nasa.gov sitesinden Ay'da ilk adım

Kadim dünyadan günümüze etrafımızı saran derin mavi ve onun içindeki herşey insanoğlu için birer mit kahramanı olmuş; bilimde ne kadar ilerlemiş olsak da Asur'un birkaç adım ötesine geçebilmiş değiliz gerçekte yahut Stonehenge'in sırlarını dahi henüz tam aydınlatabilmiş değiliz. Bundan 4500 yıl önce ''ilkel'' dediğimiz atalarımızın gün dönümleri için böyle bir anıt dikmesi de muamma, bu hesapları nasıl yaptıkları da... Benzer biçimde yakın dönemlere kadar sadece ''masal'' olan ve 1911'de tesadüfen bulunan Machu Picchu'nun gizemleri ile gökyüzünün bilinmezlikleri arasında pek bir fark yoktur.

* Dünya'nın 7. sonu

1-2 yıl öncesine kadar ''Bu heykeli buraya neden yapmışlar'' denilen Intihuatana Güneş Saati'nin hassasiyeti, iki dağın zirvesinden gün dönümlerine çektiği hayali çizgilerin varlığını bile henüz ''keşfetmiş'' olmamızın ötesinde İnka'ların bu teknolojik ve bilimsel seviyeye nasıl ulaştıklarını dahi tam bilemiyoruz.

* Roswell ve diğerleri

Şöyle düşünün, Avrupa Medeniyeti dünyanın yuvarlak olduğunu bilmezken Galile'ler, Kopernik'ler aslında İnka ve şaşkınlık verici ''Takvim Taşı''nı yapan Azteklerin ve belki de Asurluların, hatta Stonehenge'i yapanların çoktan keşfettiklerini yeniden keşfediyordu. ''Amerika'yı yeniden keşfetmek'' gibi. Henüz Güneş Sistemi'nde kaç gezegen olduğuna bile tam karar verebilmiş değiliz. 1930'da 9'cu gezegen olarak keşfettiğimiz Plüton'u ikinci milenyumda rütbe-i tenzil ile cüce-gezegene çevirdik fakat bir 10. gezegen olduğu ve yörüngesinin bilinenden çok daha geniş olduğu için bugüne dek keşfedemediğimiz yönünde dedikodular da yok değil, kimilerine göre bu Marduk... Kimilerine göre de Marduk bir masal...

GİZEMLİ
2000 CR105
Oort Bulutu'nda 2003'te bulunan Kızıl Sedna ve henüz bir ad verilememiş, belki de vermeye cesaret edilememiş olan 3420 yıllık yörünge periyoduna sahip 2000 CR105 acaba Marduk olabilir mi? Marduk'un 3660 yılda bir geldiğini düşünürsek...

20 Temmuz Apollo 11'in Ay'a inişinin ve ''İnsan için küçük ama insanlık için büyük bir adım'' atılışının 40. yılı; gariptir bundan 40 yıl önce o tarihi anlatan adam Walter Cronkite, hazindir son yıllarını bunamış halde geçirerek 92 yaşında hayata vedâ etti, Ay'a inişi, Kennedy suikastını ve Vietnam Savaşı'nı ondan izlemiş, onun sesiyle dinlemişti bütün dünya...

O adım atıldı mı, yoksa Vietnam'da morali bozulmuş dünyada itibarı sarsılmış ABD'nin
hepsi Hollywood stüdyosunda çekilmiş koca bir yalanı mıydı?

Neil Armstrong ezan sesi duydu mu, görüntülerde UFO'lar var mı?


Bugün hâlâ pekçok muamma, komplo teorisi ve hurufenin çevrelediği, sislerle kaplı bir olay...


İnsanlık, üzerindeki altın plakada her dilden merhabaların, güneş sisteminin ve dünyanın nerede olduğunu gösterir haritayı, tarihi bilgileri de taşıyan Voyager'ı evrenin sonsuzluğuna gönderdi, Mars'a araç indirdi, Hubble Teleskobu ile uzayı gözlemeye başladı, hatta Ay yüzeyinin altında madenler buldu, Satürn'ün halkalarını keşfe çıktı, pek yakında
Atlantik Okyanus'una düşecek olsa da kurduğu Uzay İstasyonu'na turistler bile gönderdi, uzayda otel projeleri geliştirdi, sayısız uyduyla tepemizi kocaman bir çöplüğe çevirdi ama her ne yapmış olursa olsun, 1972'den beri yapmadığı tek bir şey var. Tekrar Ay'a inmek... Ne NASA, ne de Rusya bunu yapmadı ve belki de yapamadı.

Aslında, hiç Ay'a inilmediği ne 1969'da ne de diğer Apollo serüvenlerinde ve herşeyin Hollywood'da çekildiği her zaman bir komplo teorisi olarak dillendirildi. Daha sonra NASA'nın orijinal 
iniş görüntüleri kaybettiği ardından yayıncıların arşivlerinden kopyalarını aldığı iddiaları ortaya atıldı.

Tabii ki, bu da 
devlet arşivinin açılmasıyla gerçeğin ortaya çıkacağı; ve ''orjinal''deki bazı teknik hataların 1970'lerin teknolojisiyle anlaşılamamasına rağmen 2000'lerin bilgisayar teknolojisi sayesinde bu ''çekim hataları''nın çözülebileceğinden korkan ve hatta çözüldüğü için paniğe kapılan NASA'nın orjinalleri kaybettik diyerek yeni bir örtbasa giriştiği komplo teorilerine neden oldu... Ay'da insanın ayakizleri

GÖRÜNTÜLER HOLLYWOOD'DA ELDEN GEÇTİ
Bütün bunların ardından orijinaller kaybolmadı diyen NASA'nın resmi sitesinde 40. yıl vesilesiyle verdiği görüntülerin bilgisayar ile oynanarak çekim hataları düzeltilmiş yeni kopyalar olduğu da söyleniyor... Gerçek şu ki,
NASA Ay'ın fethinin 40. yıldönümü dolayısıyla, astronot Neil Armstrong'un ünlü adımını gösteren tarihsel görüntüleri dijital ortama aktararak onardı ve internet sitesinde yayınladı. NASA'nın görüntüleri 3 yıllık bir çalışmayla Hollywood'un Lowry Digital firması tarafından sayısal ve yüksek çözünürlükle dijital ortama aktarıldı... CBS ise Houston'daki arşivlerinde 20 Temmuz 1969'da naklen yayınlanan yüksek kalitede ve gerçek zamanlı görüntülerini bulduğunu ve bu görüntüleri NASA arşivlerindekilerle birleştirerek yeniden kaydettiklerini açıkladı. Tabii ki, bu da yeni tartışmaları ateşledi.

Bu görüntüleri Nasa.gov sitesinden izlemek mümkün, eğer bilgisayarınıza da indirmek isterseniz buraya tıklayıp kaydedebilirsiniz. Ayrıca Ay'a seyahatin 3 buçuk saatlik görüntüleri de Nasa'nın sitesinde mevcut fakat bunlar ''onarılmış'' olanlar...

Neil Armstrong o adımı gerçekten attı mı? Ardından Edward ''Buzz'' Aldrin Ay'a indi mi. Peki, neden herşeyi paraya çeviren Uzay İstasyonu'na turist götüren ABD, bugüne dek Ay'da tatil programları başlatmadı, Ruslar neden oraya gitmedi, bunlar tartışılmaya devam edecek.


Oysa ortada başka gerçekler var. ''De la Terre à la Lune - Ay'a Seyahat'' Jules Verne, 1865'te yazdığında bu bir hayâl, bazılarına göre de deli saçmasıydı. Oysa tıpkı denizaltılarda olduğu gibi Verne'in aya seyahate dair yaptığı hesap ve tahminleri, Apollo 11'in seyahatine son derece yakındır. Hatta proje içimn öngördüğü maliyet bile gerçeğine çok yakındır. Verne'in öyküsündeki topun adı Columbiad, Apollo 11'in kontrol modülünün adı da Columbia'dır. Columbia ismi daha sonra da kullanıldı. Verne'in mürettebatı da Apollo 11'inki de üç kişidir. Verne'in hikayesinde de, yolculuk Florida'dan başlar ve dönüş yolu okyanusta biter. Tıpkı Apollo 11'inki gibi. Florida'dan havalanan Apollo 11, Jules Verne'in geri dönüşte modülü indirdiği yere çok yakın bir yerde okyanusa iniş yapmıştır. Peki, Jules Verne kahin miydi, yoksa gelecekten geçmişe yolculuk eden bir zaman gezgini mi? Gerçek şu ki insanoğlu henüz arzın merkezine yolculuk edemedi ve orada da neyle karşılaşacağını, Jules Verne'in anlattığı gibi bir dünya olup olmadığını henüz bilmiyor.

* İran'ın füze denemesinde UFOO
* Moskova'da UFO bulutlarıı
* Evrende Karanlık Akım
* 15 Ocak 2010: Kargaşa döneminin başlangıçı
* T Pyxidis patlarsa yanarızz 
* Öldüren oyun Space Monkey efsanesii
* Evrenin bebeklik çağının foto-albümüü
* Yeni süper dünya 61 Virginis'tee

* Maya Takviminin yaprakları
* Baba Vanga'nın Kehânetleri
* CERN LHC: 14 TeV hıza çıkıldığında neler olabilir