Tunç Özgörenerin yazısı, tunç özgörenerin köşesi, yorumu
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuBazen sesler sesler dindikten, herkes sustuktan ya da konuşmalar azaldıktan sonra söyleyeceğini söylemek yeğdir. Daha dingin olur... Aslında, söylenecek ve bir yazı ebadını aşacak çok şey var. Dünya Basketbol Şampiyonası bitti, yuhlamayı maharet sanan kalabalık dağıldı, -bizim görmezden geldiğimiz- Kerem Tunçeri çizgiye basmış videosunu sitesine ilk koyan olmayı bir marifet görenler ile sen ben bizim oğlan kaldık. Şimdi, yuhlamanın dayanılmaz hafifliğine geçmeden önce genel bir muhasebe yapabilir, geleceğe bakabilir, sonra da kadınlar ile erkekler arasındaki dünya farkını analiz edebilirim. Bir de Leyla... Bookmark and Share

Twitter KonuMankeniYalnız, bu yaşananların yeni bir Beyaz Gölge ortamı yaratacağı heveslilerine şu kadarını söyleyeyim, bu vesileyle bir takım sponsorları harekete geçirip nemâlanmalar olabilirse de, kamusal bir şey beklemeyin. Bütün çabalara rağmen #12 Dev Adam'ın 1-2 dakikalığına ucundan trendy olabildiği Twitter'da, Kıvanç Tatlıtuğ saatlerce zirvede kalıyorsa buyrun boş tribünlere...

Dünya Basketbol Şampiyonası boyu bizimkileri hariç tutar, bir de Slovenler'in doldurduklarını saymazsak manzara ortadaydı. Herhalde hiçbir şampiyona bu kadar boş kalmamıştır ve Somali'de dahi olsa bu kadar boş kalmazdı. Dünya basketbol tarihine geçtiğimiz âşikâr...

Kimileri organizasyonu öve öve bitiremese de organizasyondan ne anladığınıza bakar, Babalı sirk gösterisi de hazırunun zevkine bağlıdır. Kıraç'a hazırlatılan marş ve ne idüğü belirsiz, kimlik bunalımlı kedi-köpek maskot gibi, Ponpon Kızlar bunalımı gibi pekçok falso vardı...

Bu turnuva öncesi depresif bir ruh hali içindeydim, Ferhan Şensoy'un dediği gibi ''Havalar çok çok şizoit'' idi...

2001 sonrası yaşanan facialar gözlerimde canlanırken, diğer yandan da içimde 2006'nın kahramanlık hikayesi ve 2001'deki destanın tekrar yazılabileceği umudu da vardı.

Diğer yandan herhalde karşımıza Alaattin'in Sihirli Lambası çıksa, Kobe'den LeBron'a Kirilenko'dan Nowitzki'ye, Pau Gasol'den Tony Parker'a envai çeşit yıldızın olmadığı bir turnuva ayarlayamazdı. Herşey bizim için dizayn edilmişti ve bu ziyafet sofrasında altın tepsiyle sunulan kupayı alamadık.

Böyle bir ABD Milli Takımı'nı, muhtemelen ancak ben oluştururdum ki kolayından yenelim diye. Fakat biz, ABD ile final oynamanın büyüsüne kapılıp kendimizden geçtik, Amerikan Rüya'mızı kabusa çevirdik.

Emin olun bu turnuvada ABD, çoğu maçı Rüya Takım imajı, birkaç iyi adamı ve çoğu kez de Sayı Kralı olduğunda dahi alamadığı takdiri elde edebilmek için fazladan maharet sergileyen Kevin Durant sayesinde kazandı.

Yoksa alın bu ABD takımını EuroLig'e koyun abartıyorum ama Final-Four görmesi zor olur, KD her maç 35 atamaz.

Kendimize geçersek... Sırpları yendikten sonra kendimizden geçmesek, televizyonda lay lay yapmasak, ''Dehşet Yolcuları'' olmasak, maç bittiğinde futbolumuzun kadim felsefesiyle, ''Hedefimiz puan veya puanlar almak, artık önümüzdeki maça bakıyoruz'' diye soyunma odasına dahi binmeden otobüse atlayıp otele gitsek ve herkes duşunu alıp yemeğini odasında yeseydi...

Yeseydik yaptıklarımızın doygunluğuyla o kadar basketi yemezdik KG ve saz arkadaşlarından. Onlar bizi yenseydi, övünürdüm ama şimdi dövünüyorum.

Turnuvanın başından beri hazırlık maçlarında önümüze gelene yenildiğimizden oluşan, 2002 İndianapolis'ten bu yana 2006 hariç başarısızlığımızın beslediği bir psikoloji vardı.

Her galibiyette dünya şampiyonu olmuşcasına abartma... Yunan galibiyeti de bunu körükledi. Aslında hedefimiz madalya ise bize rakip olmaması gereken ve zaten normal koşullarda rakip olamayacak Tony Parker'sız Fransa ve bir seviyeden sonra hep Yumuşak Beyaz Peynir gibi kalan Slovenya'yı yenmek egomuzu şişirdi, lay layları abarttık.

Bakın bizden bir halt olmaz diyordunuz ama, biz, onu da bunu da yendik boşalması yaşadılar.

Sırpları da inanılmaz bir sonla yenince ''Gönüllerin Şampiyonu'' olduk fişi çektik. Oysa yapı bitmemişti. Biz, paydos ettik.

Şimdi, bu dev organizasyonda hiç kimse ''Hop beyler, bir maç daha var, herkes otele, daha altını almadık'' diyemedi mi?

Aslında, toz duman dağılınca konuşulacak çok şey var. Buldumcuk olmanın mânâsı yok.

Turnuva öncesindeki ''WC'de Kaderimizi Belirleyecek 10 Şey''e ve sırasındaki yazılarıma bakabilirsiniz... Mükerrer baskıya düşmeden kısa kısa özetlere geçeyim:

1 numara- Perhiz: Kerem Tunçeri ve Ömer Onan yaşlı, 2010 kadrosunda düşünmüyoruz, biz 2010'da madalya alacak kadroyu kuruyoruz...

Lahana Turşusu: 2010'da Kerem Tunçeri hem atsın hem oynatsın, Ömer Onan hem atsın hem tutsun...

2 numara- Hakları yenmiş Gelecek Vaadeden Genç Yetenekler mezarlığı... Barış Ermiş çağrıldığında da yazmıştım, hani 2010 kadrosu kuruluyordu, ''Hani bir çocuk vardı, Tofaş'ta altyapıda Avrupa'nın en iyisiydi, Fenerbahçe'ye transfer olmuştu, adı neydi? Hah... Hakan Demirel! Nerede? Karşıyakalı çocuk Mehmet Yağmur, sağnak oldu dindi, o nerede? 2010'da en az 5 tanesi oynar denilen Tofaş takımı nerede? Kaçaniku...''

3 numara- 2010 kadrosu kuruluyor diye sayısız Kimyasal deneyler yapıldı, sürüyle olmaz dualara Amin denildi; Cenk Akyol'dan 1 numara, Ersan İlyasova olmadı Kerem Gönlüm'den 3 numara üretilme gayretleri en sonuncularıydı. Hele bir turnuva vardı ki Tanjevic Barış Hersek'ten bile 2 numara imâl etmeye çalışmıştı.

Power Forvet- Turnuva öncesi
''Burası ne İsveç, ne Sırbistan-Karadağ, ne Polonya... Burası Türkiye, adam devşireceğinize aklınızı başınıza devşirin, sonra tribünler aşağıya iner!'' diye yazmıştım. Yıllardır, Willie Solomon'dan Kinsley'e Emir Preldzic'e devşirme girişimleri oldu. Toprakta yetiştiremediğimizi ithale kalkıştık, bir de hava yaratıldı, aman devşirmezsek diye? Bu ve benzeri bir sürü yanılgı var. Bunlar unutulmasın ki ders olsun.

Pivot- Bu turnuvanın böyle bitmesinin temelinde ne var? Arkeolojik kazı gerektirir belki, yıllar sonra öğreniriz. Tanjevic mi kimyasal deneylerden vazgeçti, yakınındaki birileri mi vazgeçirdi? Mesela, 2 gün kala Ersan'ı 3 numara oynatmamaya kim ikna etti?

En İyi 6'ıncı- 2001'den sonraki 9 yıl boyunca çektiğimiz çilenin benzerini 2010'dan sonra da yaşayacak mıyız? İşte asıl soru bu...

Gelecek yazıda devam edeceğim ama, şu yuhlama, video ve Leyla vak'aları ile bitireyim...

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını, Cumhurbaşkanı ile Başbakanı sevmeyebilir, referandum sonuçlarına tepki gösterebilirsiniz fakat eğer Dünya Kupası finalindeyseniz alkışlamanız gerekir.

Çünkü bu turnuvanın alınmasında devlet güvencesi olan paranın masaya koyulmasından, projelerin sunulmasına, bire bir delegelerle görüşülmesine, telefon trafiğine dek bizzat Gül ile Erdoğan'ın imzası ve alın teri vardır.

Yoksa bu turnuva Fransa'da olacak biz de, muhtemelen -Polonya 2009'da derece yapamadığımız için- FIBA 2006'daki gibi Wild Cart tahsis etmezse Fransız kalacaktık.

Geçelim video olayına... Biz de böyle bir şey vardır, başkaları örtbas eder biz sergileriz, İsviçre maçında koridorda çekilen fotoğrafları İsviçre'de olsa yakarlar, asla vermezler biz satarız. Evet, satarız!

Sırplar, Kerem Tunçeri çizgiye bastı diye viyaklıyormuş, biz KonuMankeni.com olarak Site Kılavuzu'nda bulabileceğiniz ilkelerimiz gereği bu videoyu görmedik, neden görmediğimizi Twitter'da yazdım, tekrarlayayım:

''Biz çok çizgiler gördük çok düdükler işittik günde 3kez pascaldorizonlar yedik buvideoyu siteye koymadık öyle de yendik böyle de''

Bu bölümü sitemize koymadığımız -daha doğrusu benim koydurmadığım- Leyla Vak'ası ile kapatalım, kimseyi incitmek ve ajite etmek istemem ama medyamız bu tür magazinel olayları sever. 2-3 yılda bir ısıtır ısıtır sunar...

Ben bildiğimi, yaşadığımı üstüne ya ben mi yanlış hatırlıyorum diye teyid ettirdiğimi yazayım.

Kemal Tunçeri, Galatasaray'ın altyapısındayken Genç'teyken, hatta yıldız son. 5 yaş küçük kardeşi Kerem de minik takım yaşındayken hep şunu derdik, ''Kemal iyi ama asıl kardeşi büyük basketbolcu olacak'' hakikaten de oldu, tamamen o dönem Koray Mincinözlü'nün başında olduğu başında olduğu büyüklerin küçüklere ağabeylik yaptığı Galatasaray altyapısının ürünüdür, hatta son büyük ürünüdür.

Çavuşoğlu'nda oynamıştır, Ahmet Çavuşoğlu'nun bir dönem basketbolumuza katkısı yadsınamaz, mesela fazla sözü edilmese de o dönem benzeri Taksim Atatürk Lisesi'nde de yapılmıştı. Fakat çoğu kez hazır malzeme kullanıldı. Şimdi İbrahim Kutluay da oradan mezun diye Fenerbahçe altyapısında yetiştiğini unutacak mıyız?

Hido, Çavuşoğlu'na gelmeden zaten Bayrampaşa'da okul takımında oynuyordu, Efes ve Çavuşoğlu'na alındı; gidip
Hido'yu keşfedeni ilkokulda takıma alanı bulsanız anlarım.

Çavuşoğlu Koleji'nin asıl temeli genelde Efes Pilsenliler idi ve Efes'le anlaşmalıydı, İstanbul ve Anadolu'da bulduğu yetenekli gençlerin çoğu orada okutulurdu, o vakit Efes altyapısının mimarı ve altyapıdan geçen çoğu Coach'un Hocası Aydın Örs'ü ne yapacağız?!

Yeteri kadar magazin malzemesi yok mu 14. Adam'lığa...
Töbe töbe!




Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
Övünür müsün Dövünür müsün
Marslılar gelse Fisher Humması olur
Ucuz sıyırdık
Hedef Coni ama...
Sözlerimi geri alamam...
Dehşet Yolcuları
Dağ Başını Duman Almış
2. Zafer Bayramı olsun!
WC'de Kaderimizi Çizecek 10 Şey
Dev Aynasından bakıp ruh obezi olduk
Hababam Sınıfı Korosu Galatasaray için söylüyor: Fesüpanallah
Ertan Hatipoğlu ve mailleri
Ne olacak bu 12 Dev'in hâli?!
Büyük Birnam Ormanı'ndaki İrlandalılar... Tribünler aşağıya inmediği sürece
Memleket, Meseret meselesi ve Kopkoplaşmak
Rijkaard, Gandalf ve Büyük Birnam Ormanı
Sanatla yoğuşmak istiyorum
Türk bisikletseverinin zenci düşkünlüğü ve Caner Eler
Hayatta özendiğim tek adam...
Ruh İkizimi bulamadım Yuh İkizim ile...
NBA Final-7: Hakem kararıyla
NBA Final-6: Kobe neden sevilmiyor
NBA Final-5: Beraber ve Solo
NBA Final-4:
Ağlamayan Bebeğe meme yok
NBA Final: 2 numaralı adam görevde
NBA Final: Komedi Dans Üçlüsü
NBA Final: Minik Kelebek'le Yasaklar
NBA Finali'nin kaderini çizecek 10 şey
Aynen indiraGandi
Dany'yi tanıdım da...
Bu mor fil yavrusu kim?
Queen LeBron NotKing James!
LeBron James Kral mı Palyaço mu?
Şenol Güneş'ten özür diliyorum
Aldatıldım
1 Mayıs...
Mahallelinin vazife çıkartma günü
Raffi Portakal ile antini kuntinler
Crucible Poker Face Steve Davis,
Volkan Konak'lar olsun
Neremiz düz ki?
Timsahlar neden düzdür?
CERN komplosu
Roma'yı da biz yaktık!
Bogdan İşler
Galatasaray'a Başkan'san
Galatasaray'dan Hınç'Almacı Yazarlık
GDO'lu Atatürk'ler... Sevr'edeceklerdi...
Türkler kaç Sioux kaç İnuk öldürmüştür evladım?
Hepimiz... Angelina Jolie'yiz!..
Portakal ile memleketi kurtarmak
Mukayeseli sanat tarihi dersi:
Semiha Berksoy-Leyla Gediz
14 yaşındaki kızın söylememesi
gereken şarkı
En ucuz ve en aptal
cep telefonu sapığıyım
Nerede öldürülmüştü?
Monşerlerin çıkartması gereken ders
Şenol Güneş istifa!
Fotoğraf bir sanat mıdır
2012, aslında 2012 değil... VII. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... VI. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... V. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... IV. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... III. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... II. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... 1. Bölüm
Sarımsaksporluluktan Nasibini Almamışlar
Kankırmızı kapkara bir günün hâtıratı
BaşPagan Hermann Nitsch ile Fugu
10 Para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
New York Modası ve Kunta Kinte Kız
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin
Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Paul Pierce, Dumansız hava Sahası'nı ihlâl etti (22.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm