Konu mankeni
Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuAçıkçası, geçen hafta da yazacaktım, hatta ilk duyduğum anda kalem kağıda sarılmıştım ama sonra kendimi frenlemiştim; halen de bunun doğru bir şey olup olmadığı konusunda kararsızım. Kararsızlığım izah edeceğim gibi çift taraflı, iki uçlu... O yüzden de, sitede haftalık toplantıda da bu konunun girip-girmemesi için tartışmış olmamıza rağmen, herhangi bir biçimde mevzu bahis edilmesini istemedim. Fakat oluşan bir hava var ve o atmosferde duygularımı dile getirmemin doğru olacağını da düşünüyorum...

Bugüne dek Opus'un Açıkhava'ya çıktığı gece dahil olmak üzere Türkiye ölçütlerinde ''Tarihi'' denilebilecek pekçok konsere gittim. Fakat, bütün bu konserlerin dışında atmosferiyle birisini apayrı bir yere koyabilirim. Aslında, bir ''konser'' midir onu da bilemiyorum...
Twitter KonuMankeni

Her sene tekrar geleceği asparagası çıkan Madonna, doğal olarak bir daha gelmesi mümkün olamayacak Michael Jackson, Elton John, berbat edilen Bob Dylan, sonradan sık sık gelip suyunu çıkartsalar da Joan Baez ve Jethro Tull'ın ilk seferleri, hayattaki son konseri olan Miles Davis ki öyle bir kadro bir daha sahneye çıkmaz, Ray Charles ki yanılmıyorsam onun da son konseriydi İzmir'deki, Rolling Stones, Guns N' Roses, Pearl Jam'in Yeşilköy'deki hangara tıkılarak katledilişi, sabahtan akşama çalsa dinleyeceğim Giora Feidman, Iggy Pop ki o yıl sadece onun için gitmiştim, David Byrne, hayatımın en unutulmazlarından biri olan Nigel Kennedy, Laurie Anderson, Gheorges Zamfir, Stephane Grapelli, Cem Karaca'nın dönüşten sonraki ilk konseri; 80 sonrası yasaklı olan Yeni Türkü'nün orijinal kadrosuyla İzmir Fuar'daki yıllar sonraki ilk konseri ki çok ayrı bir hikâyedir, benim için özel bir yeri olan Blind Guardian, deli atonal jazz konserleri John Lurie & Lounge Lizards ile Chico Freeman...

Daha bir sürü konsere gitmişimdir ama bunların hepsinin ayrı ayrı birer özelliği ya da biricikliği vardır.

Bir sürü konserde bir sürü şarkıya eşlik de etmişliğimdir. Mesela Blind Guardian, dünyanın neresinde sahneye çıkarsa çıksın ''The Bard's Song'' hep bir ağızdan söylenir ki şu anda konser kaydını dinliyorum... İnsanın tüyleri diken diken olur, Hansi Kursch'la birlikte OrtaDünya'ya gidersiniz, müthiştir. Bütün salon ya da alan her neresi ise orası, etraftaki herkesle tek bir vücut, tek bir ses olduğunuz yerdir.

Yine de bu, konserin doruk noktasıdır, diğer şarkılara da eşlik eden mırıldanan olur ama toplu bir ayin gibi tek bir parçadır, topluca paylaşılan o birkaç dakikadır.

Başka konserlerde de eşlik edebilirsiniz, çığlık atabilirsiniz, dans edebilir, kendinizden geçebilirsiniz. Fakat bütün bu konserlerin dışında atmosferiyle birisini apayrı bir yere koyabilirim.

Hayatımda tek bir kez gittim ve şaşırdım. Aslında, konser demek ne kadar doğrudur bilemiyorum. Çünkü konser bir şarkıcının, topluluğun çalmasıdır, söylemesidir; onun sesini, sahne performansını görmeye, dinlemeye gidersiniz. Bunda ise, herkes tek bir ağızdan dev bir koro ve aynı ruh hâlinde aynı şarkıları söylüyor. Sahnedeki şarkıcı hani hiç söylemese sadece ağzını oynatsa yahut da sahnede öylece dursa da kimse farketmeyecek, kimse de umursamayacak. Üstüne üstlük aynı şarkıları, aynı sırayla tekrar tekrar söylese de farketmeyecek. Zaten çoğu konseri de bildiğim kadarıyla bu formattadır. Teybi al sahneye koy kaset çalsın bir şey değişmeyecek.

Dolayısıyla, şarkıları ondan çıkmış konsere gelenlerin olmuştur yani insanlar oraya ona değil bir ruh hâlini paylaşmaya ve topluca şarkı söylemeye geliyorlar. Hani fanatik taraftar grupları vardır, çoğu kez maçı da seyretmezler tezahürat yapmaya gelirler stadyuma...

Evet, Zülfü Livaneli'den bahsediyorum ve evet bir reklam cıngılına dönüşen ünlü şarkısından... Tereddütüm de zaten buydu.

Birincisi ''Reklamın iyisi kötüsü olmaz'' ilkesi uyarınca reklam şirketi ve firma kendilerinden ücretsiz konuşturacak bir iş yapmışlar. Konuştuğunuz her söz, yazdığınız herşey dolaylı yoldan onların reklamına araç olacak. İstedikleri bu...

İkincisi, kimseye de para kazanma şarkını satma diyemezsin son kertede. Sonuçta bu şarkının çalındığı konseri de insanlar satın alıyorlar, kasedini, cdsini satın alıyorlar. Yani bu şarkı bir meta...  

Peki, rahatsız edici olan ne? Rahatsız edici olan: O yukarıda tarifini yapmaya çalıştığım komünel ruh hâli... Yıllarca her konserinde bunu söyleyen insanlar, Livaneli'nin dünya görüşünden ve siyasal duruşundan, paylaştıklarını düşündükleri ortak değerlerden dolayı taraftarlık gibi, bir nevii kendilerini de satılmış gibi hissediyorlar.

Bugün bir sürü şarkı var reklam cıngılı olan ama bunun, bence tek bir benzeri var. Liverpool'un ''You Never Walk Alone''u ve belki de Panathinaikos'un ''Horto Magiko''su...

Olayın etik boyutu da burada... Satılması, tabii ki dediğim gibi kimseye para kazanma deme hakkın yok, ''ekmek parası'' gerçi ''ekmek parası ne yapayım'' kisvesi altında hamutu ile götürenlerin bol olduğu bir memleketteyiz. Herşey alınıp satılabiliyor, satılıksa yada satıyorsanız makbule geçiyor. Dolayısıyla, bu paraya ihtiyacı mı vardı, ihtiyacı olsa bile açlıktan ölmeli miydi, kaldı ki halinin vaktinin yerinde olduğu ölmeyeceği de kesin...

Satarsa kınamak gerekiyor mu? Sattığı firmanın yabancı olması, kapitalist-emperyal düzenin tam bir simgesi olması, bu da etkili midir tepkiler de...

Peki, firma dese ki tamam ben kullanmayacağım artık değişen bir şey olacak mı?

Bir kere satılmadı mı? Bir takım değerler ya da değer atfedilenler satılabilir mi?

Mesela, rakip firma ''Yiğidim Aslanım''ı istese onu da satacak mı?

11 Ağustos 2009

























































Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
NBA Final-7: Hakem kararıyla
NBA Final-6: Kobe neden sevilmiyor
NBA Final-5: Beraber ve Solo
NBA Final-4:
Ağlamayan Bebeğe meme yok
NBA Final: 2 numaralı adam görevde
NBA Final: Komedi Dans Üçlüsü
NBA Final: Minik Kelebek'le Yasaklar
NBA Finali'nin kaderini çizecek 10 şey
Aynen indiraGandi
Dany'yi tanıdım da...
Bu mor fil yavrusu kim?
Queen LeBron NotKing James!
LeBron James Kral mı Palyaço mu?
Şenol Güneş'ten özür diliyorum
Aldatıldım
1 Mayıs...
Mahallelinin vazife çıkartma günü
Raffi Portakal ile antini kuntinler
Crucible Poker Face Steve Davis,
Volkan Konak'lar olsun
Neremiz düz ki?
Timsahlar neden düzdür?
CERN komplosu
Roma'yı da biz yaktık!
Bogdan İşler
Galatasaray'a Başkan'san
Galatasaray'dan Hınç'Almacı Yazarlık
GDO'lu Atatürk'ler... Sevr'edeceklerdi...
Türkler kaç Sioux kaç İnuk öldürmüştür evladım?
Hepimiz... Angelina Jolie'yiz!..
Portakal ile memleketi kurtarmak
Mukayeseli sanat tarihi dersi:
Semiha Berksoy-Leyla Gediz
14 yaşındaki kızın söylememesi
gereken şarkı
En ucuz ve en aptal
cep telefonu sapığıyım
Nerede öldürülmüştü?
Monşerlerin çıkartması gereken ders
Şenol Güneş istifa!
Fotoğraf bir sanat mıdır
2012, aslında 2012 değil... VII. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... VI. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... V. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... IV. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... III. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... II. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... 1. Bölüm
Sarımsaksporluluktan Nasibini Almamışlar
Kankırmızı kapkara bir günün hâtıratı
BaşPagan Hermann Nitsch ile Fugu
10 Para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
New York Modası ve Kunta Kinte Kız
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin
Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Paul Pierce, Dumansız hava Sahası'nı ihlâl etti (22.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm