Milli bir geceydi... Yeşil
sahada hüsrana uğradık ama beyaz perdede tarihi bir zafer elde ettik.
Evet, belki kimse tur atmak için sokaklara dökülmedi, belki çoğu
kişinin bu zaferden haberi dahi olamayacak ya da ilgisizlikle
karşılayacak fakat tarih yazacak... Önce Ay Yıldızlılar'ın Portekiz'in
dublörü Uruguay'a 3-2 yenildiği maç, arada günün özeti, en sonda da
''Benim yalnız ve güzel ülkem'' ile Nuri Bilge Ceylan PS'i var...
Aslında, yine başlı başına sportif bir gündü, yerli potalarımızın
altında final partisinin açılışı da vardı, bu yıl çekiş kontrol
sisteminin kalktığı Formula-1'de yağmurlu havada olduğu için olağanüstü
eğlenceli geçen Monaco GP'si derken geceyarısı başlayan Nascar'ın
finişiyle sabah vakti televizyona bağlı olan fişimizi çektik. Arada
Cannes'ın kapanışı ve Anka Kuşu'nun Mars'a inişini kutlayan NASA
elemanlarını naklen seyredişimiz de vardı. Onca gündür NTV'deki
anonslara kanıp ''Kızıl Gezegen''den, eski ''Savaş Tanrısı''ndan canlı
yayın beklerken NASA kontrol merkezini izledik, sukut-u hayal!
Dönelim, futbol sahasına Avrupa Kupası'nın provalarını yapan Ay
Yıldızlılar'ın Avrupa'daki lejyonerlerden oluşan Uruguay'a 3-2
yenildiği maça...
Hazırlık evresindeyiz, sakatı var, sakatlığı geçip döneni var, ilk kez
oynayanı, uzun vakit sonra tekrar oynamaya başlayanı var... Sonuçta
bunlar, eksik gedik görme ve gördüğün hataları düzeltme maçları,
''tabela''ya bakıp sevinmek de gerilmek de yersiz. Fakat, Çekler'in
dublörü Slovakya'nın ardından Portekiz'in dublörü Uruguay karşısında da
görünen bir takım problemler mevcut...
CANLANDIRMA YAPTIK!
Aslında, Tümer Metin'in ortasahadan geriye verdiği pas ve Gökhan Zan'ın
hatasıyla Volkan Demirel'in ediği gol savunmadaki zafiyetin ve seri
hata yapabilme potansiyelimizin demostrasyonu gibiydi.
Savunmamız kötüden öteye dehşet verici... Çok pozisyon vermenin dışında
seri hatalarla rakibin topu ağlarımıza göndermesi için zemini
hazırlıyoruz. Servet Çetin'in işin içine girmesi vaziyeti düzeltir mi
bekleyip görmek gerek. Eğer savunma hattımız bu kadar kolay yarılmanın
ötesinde kendi kendine çökerse Avrupa Kupası'nda facia yaşarız.
Slovaklar atamamıştı ama Uruguaylılar attı, Portekizliler kaleye
yüklenirse neler yaparlar diye düşünmek bile beni paniğe sevkediyor!
İleri hatlarımıza bakınca... Kopuk... Savunmadaki gel bana gölü at
pozisyonlarının dışındaki sorun ileriye dönük... Geriden topu rakip
alana taşımakta, atağa kalkmakta sorun yaşıyoruz. Gerinin ortasahayla,
ortasahanın forvetle bağlantı sorunu var. Elektriği iletemiyoruz.
Arda Turan'ın golünü saymazsak öyle pozisyon zenginliğimiz, boğucu bir
baskımız veya kapanıp kapanıp çıkılan bir kontraatak sistemimiz yahut
da sağlı sollu hücumumuz yok. İmperatore Terim, Nihat Kahveci'nin tek
forvet oynamasını istedi mi, istemedi mi bilemem ama İspanya'daki
lejyonerimiz tek başına kaldı. Baraj ve kaleci hatasını görüp attığı
şık frikik golü dışında yoktu Nihat... Korner ve duran topların dışında
kalabalık oluşturamadık. Oyunu rakip alana yıkamadık, akışkan ataklar
yapamadık.
Daha da endişe verici olanı, Uruguay karşısına daha normale yakın bir
kadroyla çıktık, yani Slovak 11'i gibi neler yapacaklar görelim ekibi
değildi, oynamalar olacaktır ama bitmek üzere. Buna rağmen henüz
görüntü flu...
PS: BENİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEM...
Uzun zamândır duyduğum en güzel ithaftı... ''Benim yalnız ve güzel,
tutkuyla sevdiğim ülkeme'' Nuri Bilge Ceylan'ın 61. Cannes Film
Festivali'nde ''3 Maymun'' ile ''En İyi Yönetmen Ödülü''nü alması...
Tabii ki gurur verici ama eşine, çocuğuna, ona, buna değil de ''Bize''
ithaf etmesi ve ithaf ederken de sayfalarca yazıdan, konuşmadan, günler
sürecek etkinliklerden, propagandalardan çok daha etkileyici, çok daha
basit ve vurucu iki kelimeyle ruh halimizi gösterdi...
Bunu yaparken de gerçeği herkesin yüzüne vurdu. Yalnızca
dışarıdakilerin değil, içerideki bazılarının da yüzüne vurdu. Hakikaten
bilgece idi. Hem ödülü aldığı için gurur duydum, hem söylediklerinden
dolayı takdir ettim, hem de tarihe geçmek için ülkesini aşağılamadığı
ve satmadığı, kendini pazarlamadığı, başkalarından esinlenmiş sayfalar
dolusu değil de kendi içinden gelen 2 kelime ile teşekkür ettiği için
de bayağı bir hislendim. Teşekkürler Nuri ''BİLGE'' Ceylan...
Yine de üzülerek, kendisinin de bildiği acı bir gerçeği de söylemek
zorundayım.
''3 Maymun'' vizyona girdiğinde Bilmemne Zivedik'e gidenlerin 100'de
biri gelmeyecek, ''sanat filmi'' diyecekler, bazıları sinema
eleştirmenleri neden bunun filmini seçti de gişede hasılat rekoru
kırana burun kıvırdı diye yazacak... Fakat bilsinler ki sinemanın,
Cannes'ın ve bu ülkenin tarihine diğerlerinin değil onun adı yazıldı.
Bu da, en az onun sözleri kadar değişmeyecek bir gerçek!
Ultraspor-26
Mayıs 2008
|