Günlerdir
düşünüyorum mantıklı bir sebeb bulamıyorum. Mantık, akıl, hafsala ile
alâkalı uzak yakın bir sonuca ulaşamıyorum, fantastik bir şeyler
arıyorum yine de bulamıyorum. Acaba diyorum içlerine Şeytan girmiş
olabilir mi?! Acaba Sicilya'ya bir Esorcisti'ye mi göndersek içlerine
giren şeytanı çıkartsın diye... Daha mantıklı bir yol bulamıyorum!
Sinirlerime hakîm olmaya, sonda söyleyeceğimi başta söylememeye ve
hatta hiç söylememeye çalışıyorum...
Sağım
Sarımsakspor, solum
Büyük Soğan Cücüğü Cumhuriyeti Spor... Eğer kendisine bu isimleri
edinmiş yahut simge, maskot olarak benimsemiş güzide
takımlarımız
varsa, en baştan yazacaklarımı üstlerine alınmamalarını; yazacaklarımda
gerçek ve tüzel kişiler ve kişilikleri ile kurulabilecek bütün
bağlantıların tamamen hayali olduğunu, kendi üstüne alınabileceklerin
de derhal bu alınganlıktan vazgeçmeleri önemle duyururum...
Sarımsakspor
zor günler geçirmektedir, büyük bir skandalla sarsılmış, itibârı
zedelenmiş; rakip Büyük Soğan Cücüğülüler ise bundan dolayı sevinçten
havalara uçmuş hatta dedikodulara bakılırsa tamamen gömülmeleri için de
alttan alta çalışmaktadırlar. Halbuki, skandal tamamen irrrasyoneldir.
O kadar
irrasyoneldir ki...
BSCücüler,
gizli ajanlarını gönderse ve hatta Cücüğügiller'in en başındaki Bay Az
yanına iki yardımcısı Bay Mu ile Bay Mö'yü de alıp Sarımsakspor'un
başına geçse bile bunu yapmaz, yapamaz, bu kadar açık açık rakibimizi
batırmayalım, çakılır, anlaşılır der... Sırf bu yüzden bile böylesine
akıllara sezâ bir iş yapmazlardı.
Oysa,
Sarımsakspor'un ilk
temellerinin atıldığı gül bahçesinde yetişmiş, yıllarca çalışıp
didinmiş, kendileri gibi iyi Sarımsaksporlular yetiştirmek için
çabalamış, sevilen öz be öz Sarımsakgil olan kendi çocuklarıydı ve
takımı kendi elleriyle rezil-ül rüsva etmişler, sahtekâr durumuna
düşürüp çarşıda pazarda köy kahvesinde alay konusu etmişlerdi.
Hani
fıkrası vardır; Mavidenizin iki büyük şehrinin şamanları haftasonları
sürekli maç yapar ve biri sürekli kazanırmış. Maçlar giderek ahalinin
diline dolanmaya başlamış, şamanlar bakmışlar olacak iş değil gidip
şehrin futbol takımının büyük yıldızına rica etmişler sana şaman
kıyafeti giydirelim, takma sakal peruk tanımazlar aman şunları bu sefer
yenelim de nâmımız yürüsün yoksa ahali üstümüze yürüyecek... Eh o da,
bakmış durum vahim peki demiş... Neyse şamanlar törenle uğurlanmış
komşu şehre... Akşam olmuş, dönen yok, haber de yok gece el ayak
çekildikten sonra şamanlar kente girip kimseye görünmeden evlerine
gidecekken ahaliye yakalanmışlar...
''Noollduu?!''
''Ya
sormayın Hamisettin sağolsun kırmadı geldi, gol de attı ama yenildik
2-1, yine bu Hocca Roberto Carlosettin ile Hocca Ronaldovettin'i
durduramadık...''
İşte bu
Sarımsakspor'un yaptığı da bunun gibi ama fıkra olunca gülersin de bu
şaka değil ki... Sadece şaka gibi...
Önce
Sarımsakspor yönetimi toplandı... ''Sarımsakgillikten nasibini
almamışları'' kapı önüne koydu. İyi de, bunlar o Sarımsak tarlasına
dönen gül bahçesinin has evladı ve hatta o yönetimi seçen heyetin de
birer âzası... Öyle ''ilişiği kesilmiştir'' demek kolay değil. Görevden
almak ile ilişiği kesmek arasında dağlar kadar fark var.
Kaldı
ki, kim nasiplenmiştir nasiplenmemiştir o öyle kiloyla ölçülmez, fakat
şu da hazin bir gerçek ki, onca emekleri bir büyük hatayla hebâ oldu;
yine de onların yerine gül bahçesi, yıllardır nasıl sarımsak tarlasına
döndürüldü onu konuşmak gerek...
Üstelik, bu
affedilmez hatayı
yapanlardan birinin çıkıp söylediği gibi öyle hamâset edebiyatı ile
açıklamaya kalkışmak da ancak anaokulunda bile değil 1-2 yaşındaki
bebeleri inandırabilecek türden bir bahane. Kaldı ki, bebelerin de buna
agucukla gülerek yanıt vereceğine hatta totoni yürürken gülmekten
dengesini kaybedip kıç üstü devrileceğine eminim...
Hadi,
MAlamanyalarda gurbet ellerde hamâsi duygularınız kabardı topluca,
dol-dola geldiniz, galeyena kapıldınız ve topluca oynattınız...
Oynattınız da hakikaten oynatmış olmanız gerek...
Bildiğim
kadarıyla iki takım Coach'uyla da aynı dili konuşuyorsunuz, gidip
söyleyin durumu Japonca Japonca normal formasıyla oynatın sonra da
çıkın deyin ki ya bu cezalı ama oynattık hezeyan galeyan oynattık.
Anlaşılır...
Bu internet
3G çağında nasıl olur da oynatırsın o
kadar insanın önünde hani iki kısa zenci olsalar neyse de bunlar yan
yana edi ile büdü, benzer yanları yok, kaldı ki gurbet eldeki Japon
seyircisi değil seyreden de bu iki vatandaşı karıştırmak için hayatında
ilk kez basket seyrediyor olmak lâzım.
Bu çadır
tiyatrosunu
topluca oynatmaya devam etmek ve federasyon birliklerini de aldatmaya
yönelik hareket yapmak için ne türden bir ruh ve kafa gerek
bilemiyorum... Altındaki zihniyet ve amaç nedir, maksat?!
Farz-ı
mahal futbolda hakemi aldatmaya yönelik hareket sarı karttır yaptın
devam ettin bir tane daha hakem gökyüzüne baktı görmemezlikten geldi,
bir tane daha hakem yana baktı yine atlamış oldu ama bir tane daha en
sonunda çalar düdüğü
2. sarıdan
kırmızıyı çıkartır... Atar sahadan!
Federasyon
birliklerinin yapması gereken de bence budur.
Lam'ı Cim'i
yok.
''Nasıl
bunu söylersin!'' diyeceklere hemen vereyim cevabını müstehâktır...
Burayı gül bahçesi'nden, babanın tekkesi Sarımsakspor'a çevirenlere
soracaksınız bunu... Hani soruyor ya, Bay ÖC'ü... Sarımsakspor mu
sandınız diye...
Tarihe geri
dönüp bakmak gerek, ''At binenin
kılıç kuşananın'' diye atını süreni, bu diyârdan sürmek için bütün
Bizans Entrikaları'nı yapanlardan başlamalı... Bunlara eski şair
salonununda alkış tutanlarla devam etmeli... Kız sepetçiler erkeklerin
kıyafetleri salonda oynatıldığında ''yyyookk böyle bir şey yalannnn''
denilmedi mi? Onlar düştüğünde, filedekiler düştüğünde, ''olur böyle
şeyler'' denilmedi mi? Hampadan ekstra maçlarla sepette tutulduğunda
utanılacağına ''Oh be dünya varmış'' denilmedi mi? Şimdiye bitmiş
olacak arena için ilk hamle nasıli neler söylenerek engellendi, de
halen tepe bitmedi...
Sarımsakspor
mu? Altın tepsiyle gül
bahçesi sunulmadı mı Sarımsak ekeceklere... ''Gül bahçesini satacak''
diye dedikodu çıkartıp kaç kişinin önü kesildi de bugünlere gelindi?
Atını sürene,
Fransaya uzanana, Canını Sunan'a, Yiğit çocuğa denilmedi mi, satacak
bu?!
Şimdi,
Sarımsakspor!..
Büyük
Soğan Cücüğü Cumhuriyeti Spor'lulara verseniz onlar yapmazdı demek çok
basit kaçacak; Bizans İmparatoru'nu getirseniz, sarayını tekrar inşaa
etseniz orada çevirilmezdi bu kadar entrika...
21 Kasım
2009
|