Konu mankeni
Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuHer yıl bugünlerde, Temmuz ayının sonlarında aynı şey oluyor, korkunç bir boşluğa düşüyorum, gayet irrasyonel, bu yaşta bu zekâ akıllara sezâ dedirtecek meşgaleler arıyor, elimi ayağımı nereye koyacağımı bilemiyorum; o kadar ki, tam teşhizat tv karşısına geçip ''Pasifik Sardalyaları'nın vahşi yaşam savaşı'' gibisinden bir belgeseli bile sakinleştirici olarak seyretmeye kalkışabiliyorum... Kesmiyor üzerine gayet mânâsız bir davranış sergileyerek Anderlech-Sivas maçını seyredip kendime Ömer Üründül eziyeti çektirebiliyorum... O kadar kötü vaziyetteyim...

Twitter KonuMankeniHayır, futbol sezonu açılsın da Mor Aslanlar sahaya çıksın diye sabırsızlandığım yok. Zaten, sitemizin salı günü boyunca manşetini gördükçe kudurdum ve tavrımı yayın kurulu buluşmasında -home office sisteminde böyle- surat asarak ve sırtımı dönerek gösterdim; telefonla katılan Yayın Danışmanımız Anıl Çırpan'ın bir Beşiktaşlı olarak alaycı ses tonu ve manşetin Antu yorumlarıyla çeşitlendirilmesi yönündeki ısrarını esefle kınadım... Tabii ki, sitemizin sahibi yüce insan Oğuz Berköz'ün de bundan hoşlanmamış olduğu açıktır. Fakat yayın ilkelerimizden taviz veremeyiz. Sivas olayına gelince tamamen bilinçdışı bir hareketti, hipnotize olmuş gibi seyrettim, güzel yurdumun en mühim futbol yorumcusunun, kendisini ayrıca çok takdir ederim, sadece futbol değil buldu mu voleybol, basketbol, bütün ball'ları anlatır, bir başarı timsali olarak görürürüm, yabana atılmaması gereken arş-ı âladır, mesela eşdeğeri benim gidip sıfır sankritçeyle Hint televizyonunda kamasutra karşılaşması yorumlamamdır anca...

Dolayısıyla, sesi bir ağır çökmesi yarattı ekrana bakakaldım, derken bir de ne göreyim 5 olmuş... Şimdi, tabii ki üzücü bir vak'a, elim bir kaza ama Sivaslıların kızması gereken futbolcular değil.

Anderlech'in tek dişi kalmış canavar olduğunu sanan, şeker kura çektik, gayet mutluyuz hatta deplasmanda bile bir Osmanlı indirdik mi havası yaratan yöneticileri ile Yiğido bunları bir vuruşta devirir, kaldırır bir daha devirir menkibeleri yazan medyaya kızsınlar. Anderlecht bu, yenebilirsiniz, eleyebilirsiniz ama öyle Karamürsel Sepeti sanma gafletine düşerseniz, arşın orada...

Bakın, aslında bütün bunları yazmam da yaşadığım boşluktan ve ne yapacağımı bilmezliğimden kaynaklanıyor. Akli melekelerim yerinde değiller ve bir süre daha yerine geri dönmeyecekler... Mazeretim var... O kadar ki, Roma'da giy mayoyu kır rekoru yüzme şampiyonasına bile tv başında kilitlenip kalabildim.

Bütün bunlara müsebbib Fransa Bisiklet Turu'dur. Monaco'dan yola çıkıp Champs-Elysees'e varana dek onca kilometre Pireneler, Alp'ler Tourmalet ve Mont Ventoux'yu geçtik, yağmur, rüzgar, burun aşağı inişler, burun yukarı tırmanışlar dolu dolu 3 hafta, envai çeşit kıyafetlere bürünüp yollarda bekledik, kaçanların, tırmananların arkasından atladık sıçradık koştuk, bir sürü dedikodu, her gün ayrı bir strateji ile 3500 km katettik. Yorulduk ama değdi... Bir 3 hafta daha olsa bana mısın demezdik.

Malum âliniz, bendeniz öyle kişilik bölünmesi yaşıyormuş ya da herşeyi en az birkaç kişiyle yapıyormuş gibi normal hayatta da yazılarında da kendimden bahsederken ''Birinci Çoğul Kişi'' kullananlardan değilimdir. Fakat bu, hakikaten topluca yapılan birlikte yaşanan global bir parti gibi. Televizyon başında da saatler geçirebilirsiniz ya da dağları tepesinde kamp kurup önününden 30 saniyede geçecek Pelaton'u bekleyebilirsiniz.

Tabii ki, bu türden bir çılgınlık, tutku ve Fransızlara rağmen Fransa Turu'na özgü bir şey. Giro da Vuelta da zevkli hiç kuşkusuz fakat iyi bir French Kiss'in tadı bambaşka. Size oturup saatlerce bir sürü tura dair hikâye anlatabilirim.

Bu yıl hiç kuşkusuz özeldi. Her Lance Armstrong taraftarı gibi ben de onun bir tür arkaik dönmelerden kalma efsane bir savaşçı olduğuna asla ve asla yenilmeyeceğine inanıyordum. ''İskoçyalı'' gibi bir ölümsüz kahraman... Peki, yenildi mi? Eğer, dünya gerçeklerini dönersek turu kaybetmiş olmasını mağlubiyet de sayabilirsiniz. Köprücük kemiği kırıldıktan sonra 37 yaşında bir adamın bunca yolu katedebilmiş olmasını, yürüyerek çıkmaya üşeneceğiz zirvelere pedal basabilmiş olmasını takdir de edebilirsiniz.

Değerlendirmeyi yaparken 4 yıl aradan sonra döndüğünü ve hayatında hiç katılmadığı Tour Down Under için Avustralya, ardından İspanya, arada Kaliforniya Turu sonra yine ilk kez katıldığı İtalya Giro d'Italia gibi kariyerinin hiçbir evresinde yarışmadığı kadar yarıştıktan sonra Fransa'ya geldiğini hesaba katmak gerek.

Bir de Fransızların cinliklerini... Etapları o kadar güzel ve sinsice hazırlamışlardı ki... Bu ince işçiliği ancak turu yıllardır takip edenler ve Fransızların bilinçaltını bilenler görebilir.

Mesela Tourmalet Zirvesi etabın sonu değil ortasındaydı yani etkisizdi ve çıkış yönü de kolay tarafındaydı...

Etaplar kısaydı. Bu yılın en uzun etabı bile normal turun ölçülerinde çerezdi. Bu şöyle bir şeydir 1 mesafeye kadar herkes gider, sonraki her kilometreyi sadece en iyiler gider. Bu yıl çoğu etabın ciddi kırıcı etki yapmamasının gayet Pelaton Pelaton gidilmesinin nedeni buydu.

Alpler, Pireneler geçildi mi geçilmedi mi belli olmadı. Mont Ventoux dışında belirleyici olacak, patron etkisi yapacak bir tırmanış yoktu. Üstüne bu yıl tur tarihindeki en kısa zamana karşılar geçildi. Hem takım hem de bireysel. Özellikle zamana karşılarda her santim önemlidir. Lance, uzun zamana karşı etapların adamıdır ki kısalar aleyhinedir. Fransa organizasyonu ince çalışmış dememin bir diğer nedeni de buydu. Zamana karşılar ve uzun etaplar dayanıklılık gerektirir. Yoksa her 3 etabın biri neredeyse Sprint Finişi ile biter ve Mark Cavendish tipi bir Sprinter Turu bile kazanabilir.

Lance Armstrong'un aleyhine çalışan diğer eleman ise Contador'du. Arcalis'te ve ardından testere gibi olan 17. etapta %10 eğimli düz duvar kıvamlı 1618 rakımlı La Colombiere tırmanışında Alberto Contador'un attığı kazıkların onu Sarı'ya taşıdığı aşikâr. Fakat o sadece kendisine Sarı'yı getirmeye çalışmadı Lance'i podyum dışına atmaya uğraştı. Takım dışı ataklar yaptı Schleck kardeşleri taşıdı. Arcalis'te Lance edepli davrandı. Geçmişe bakarsanız Jan Ullrich'i beklemesinden ''Korsan'' Marco Pantani'ye Mont Ventoux zivesinde etabı bırakışına bir sürü jesti vardır. Aynı zamanda Floyd Landis'e haddini bildirip yanından geçerken sırıttığı Alp d'Huez de vardır.
Lance, aslında Contador'a alması gereken dersi iki yerde gösterdi ki, bence oralarda gönüllerin şampiyonu oldu, tur fanatiklerine tek kişilik gösteri yaptı. İlki St Bernard'da Contador, yine Schleck kardeşleri alıp Andreas Klöden'i de sürükleyip Lance'i ekmeye çalıştığındaydı. 30 saniye geriye düştüğünde eminim benim gibi pekçoğu tamamdır bir devrin sonu budur, cenaze merasimi için hazırlıklara başlamak lazım dedi. İşte, ne olduysa o anda oldu... Öyle bir bastı ki, gözlerimize inanamadık, tıpkı Contador gibi... Neredeyse bisikletten düşecekti arkasından son sürat gelip yanında frene basan Lance'i görünce gözlerine inanamadı dehşete düştü...
Diğeri de Mont Ventoux'ydu. Schleck kardeşlere de Contador'a da kim olduğunu gösterdi, podyumu söke söke aldı.
2010 mu? Radio Schack Attack'i bekliyoruz. Yalnız ben bu Contador'u Floyd Landis'e benzetiyorum karakter itibariyle, umarım onunda şampiyonlar listesinde üstü çizilmez dopingli çıktığı için...  
  
30 Temmuz



















































Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
NBA Final-7: Hakem kararıyla
NBA Final-6: Kobe neden sevilmiyor
NBA Final-5: Beraber ve Solo
NBA Final-4:
Ağlamayan Bebeğe meme yok
NBA Final: 2 numaralı adam görevde
NBA Final: Komedi Dans Üçlüsü
NBA Final: Minik Kelebek'le Yasaklar
NBA Finali'nin kaderini çizecek 10 şey
Aynen indiraGandi
Dany'yi tanıdım da...
Bu mor fil yavrusu kim?
Queen LeBron NotKing James!
LeBron James Kral mı Palyaço mu?
Şenol Güneş'ten özür diliyorum
Aldatıldım
1 Mayıs...
Mahallelinin vazife çıkartma günü
Raffi Portakal ile antini kuntinler
Crucible Poker Face Steve Davis,
Volkan Konak'lar olsun
Neremiz düz ki?
Timsahlar neden düzdür?
CERN komplosu
Roma'yı da biz yaktık!
Bogdan İşler
Galatasaray'a Başkan'san
Galatasaray'dan Hınç'Almacı Yazarlık
GDO'lu Atatürk'ler... Sevr'edeceklerdi...
Türkler kaç Sioux kaç İnuk öldürmüştür evladım?
Hepimiz... Angelina Jolie'yiz!..
Portakal ile memleketi kurtarmak
Mukayeseli sanat tarihi dersi:
Semiha Berksoy-Leyla Gediz
14 yaşındaki kızın söylememesi
gereken şarkı
En ucuz ve en aptal
cep telefonu sapığıyım
Nerede öldürülmüştü?
Monşerlerin çıkartması gereken ders
Şenol Güneş istifa!
Fotoğraf bir sanat mıdır
2012, aslında 2012 değil... VII. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... VI. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... V. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... IV. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... III. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... II. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... 1. Bölüm
Sarımsaksporluluktan Nasibini Almamışlar
Kankırmızı kapkara bir günün hâtıratı
BaşPagan Hermann Nitsch ile Fugu
10 Para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
New York Modası ve Kunta Kinte Kız
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin
Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Paul Pierce, Dumansız hava Sahası'nı ihlâl etti (22.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm