Konu mankeni tunç özgörener'in köşesi
Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuModern Sanat düşmanı olduğuma dair asılsız iddialara cevabımdır... Yazılarımı yakinen takip etmeyip de aradabir ilgi alanına göre sanat yazılarımı okumuşlar, hele de bienal yazılarımı görmüşler, benim koyu bir modern sanat düşmanı olduğum konusunda aslı astarı olmayan dedikodular yaymaktadır. Külliyen yalan!

Halbuki ben, 1-2 sene önceki, yani yakın zamandaki bir Contemporary İstanbul açılışında, dünya modern sanatınının 2-3 parlak eserini görebileceğim diye Lütfi Kırdar'ın hangar gibi iki katında insanları yara yara, galeri galeri koşturmuş biriyim!

Hayır, yanlış anlaşılmasın 300 tane vardı da, ben kendi görmek istediğim 2-3 tanesini aramıyordum!

Bizim ''yerli malları''nın dışında, o da yabancı galerilerin getirdiği 
2 buçuk tanecik baba eser vardı.

Şimdi, ''Yerli malları''na takılanlar olacaktır, modern sanat piyasası, hatta borsası denildiği hatta sergiler bile trendlere uygun açıldığı, salondaki mobilya, duvar rengi tercihlerine göre üretildiği için ''mal'' diyorum, kötü bir maksat taşımamaktayım, kalbim temiz...

Genelde gezdiğimiz sergiler yerli malı olduğu, bunlar da içeriğiyle alâkası olmayan şanşanlı paketler ve ''sanatçının çokindirbindirgeçli antini kuntinleri, çok boyutlu
izdüşümsel paradikmaları süzgeçinden sağırtarak'' gibisinden hiç bir şey ifade etmeyen insanın içinin çekilmesine neden olan bol laf kalabalığı ile sunulduğu için...

Çoğu kez de yabancı birilerinin Kapalıçarşı modeli takliti olduğundan...

Bendeniz de, bu hangi ilkokulun resim-heykel-enstelasyon sergisi diye yazabildiğimden, doğal olarak modern sanat düşmanı ilan edilebiliyorum. Halbuki değilim!

Yalnız, şu bir gerçek, dünyada modern sanat dediğimiz şey,
çok geniş bir alan, eskisi gibi tanımlamalar ya da akımlara göre klasifikasyonlar yapılamadığı için toptan verilen bir isim...

Eski devirde Empresyonistlerden hoşlanıp Kübiklerden veya ''Sanat olsun dünya yıkılsın'' diyen Füturistlerden hoşlanmaya bilirdiniz, akımlar da birbirlerine karşıt yahut öncekinin bir ileri aşaması olarak tesis edilirdi. Hepsinin birer sanatsal dert, tavır içeren manifestoları vardı.

Artık, manifestolar da manifaturacılar çarşısı pazeni gibi oldu.

Şimdi, herşey modern, post-modern...
Üretim bandından çıksın, vur barkodunu, paketle gönder...

İşin, hayranlık verici sanatsal boyutu ya da baktığınızda size bir şey ifade etme, bir duygu verme, saatlerce karşısına geçip seyretme isteği doğurma ihtimali pek yok.

Bunun yerine gördüğünüz şeye ne bu, bunu ben de yaparım, bunu da kim alıyor diye bakıyorsunuz.

Fast-food gibi bir bakıp tüketip yürüyüp geçiyorsunuz.

Şimdi, bu kadar laftan sonra Raffi Portakal'ın Kültürevi'nde açtığı ''Warhol'dan Hirst'e Dünya Sanatının Modern ve Çağdaş Ustaları'' sergisini övmemi beklemezsiniz...

Külliyen yanılırsınız!

Ben, modern veya post-modern sanata karşı değilim, tam tersine iyi  örneklerini beğenirim. Fakat güzel memleketimizde bunları toplu halde görmek pek de olası değildir.

Tıpkı, öve öve bitiremediğim bir önceki sergisi ''Monet'den Picasso'ya Batı Resminin Büyük Ustaları''nda yaptığı gibi Raffi Portakal, Türkiye şartlarında imkânsızı; bunca Bienal'de, bunca Contemporary İstanbul'da göremediğimizi başarıyor...

Hele en son, neredeyse Hou Hanru'nunkine rahmet okutan Kırmızı Giyen Kadınların Propagandist Bienali'ni ve resim-iş sergisi tadındaki
Contemporary'leri düşünürsek... 

Sam Francis, Keith Haring, Anish Kapoor, Man Ray, Julian Opie, Serge Poliakoff, Gerhard Richter, Andy Warhol, Tom Wasselmann'ın adlarının teleffuz etmek bile ceketinizin önünü iliklemenizi gerektirir.

Modern sanattan hoşlanmaya bilirsiniz ama bu kadar eseri böyle yanyana görme fırsatı da bulunmaz bir nimettir.

Hatta, mezuniyet için hocayı taklit etmenin yeterli olduğu Mimar Sinan'dan gezi düzenlense yeridir. Taklit ufukları genişler.

Bu arada Damien Hirst'ün pembe kalbinin sergi açılışına Eyjafjallajokull yüzünden yetişemediğini ama getirtildiğini; Julian Opie'nin Galerist'te açılacak merakla beklediğim sergisinin de aynı neden ötürü geciktiğini söylemeliyim.

Raffi Portakal, sergileme işini de kuşkusuz olağanüstü yapıyor, ışıklar, eserlerin seçimi, dizilişi, gerçekten hangara mal dizer gibi nice sergi gördükten sonra büyüleyici oluyor.

Mesela Tom Wessemann'ın ''Monica Lying on blanket''i ve Lucio Fontana'nın ''Conccetto Spaziale, Attese''sinin sergilenmesi müthiş. Fontana'nın hani masmaviye boyanmış bir tuale 2 bıçak darbesi atmak gibi basit duran eserinin ne kadar da inanılmaz bir etki bıraktığını söylemeliyim.

Tabii ki, sergide Laurence Jenkell'in dev bonbonları gibi kitchlikler de var ama o da modern-snata tarihinin bir parçası sonuçta. Anish Kapoor'un eserine de ''ya bu bal kabaklarını ben de kurutup masanın üstüne koymuştum, bizim güney kasabalarında bunlardan istemediğin kadar bakkal, manav süsü vardır'' diyebilirsiniz. Fakat modern-sanat piyasasının bir yüzü de bu. Eğer marka olduysanız, ortaya ne koysanız satılabilir, yeter ki imzanız olsun.

Değil mi ki, hepsinin büyük babası Duschamp, pisuarı söküp sergilemişti... Yine o da büyük bir başkaldırıydı, kurulu düzene karşı, bizimkilerin anlayamadığı da bu. Bizimkiler, Duschamp pisuarı getirdi, ben de klozeti koyayım kafasında...

Eh, klozeti koyarsan...

AKLI EVVELLER İÇİN GEREKLİ NOT:
Medyanın genel ahvali içinde yanlış fikirlere kapılabilirsiniz; lakin, Raffi Portakal ile her hangi bir bağlantım yoktur; kendisiyle tebriğimi iletmek için elini sıkmam ve bir de ''Hirst'ü göremedim nerede'' diye sormak dışında bir temasım olmamıştır. Hakkında övücü şeyler yapıp da bir tablosu hafiften ucuza kapatabilecek kadar bir mali birikimim bulunmamaktadır. Kendisi bana yemek ısmarlamamıştır, kendisinin bildiğim kadarıyla bedavadan yemek yedikten sonra
övebileceğim ama sizin maaşınızı yatırmanız gerekecek kadar pahalı, Fransız mutfağı, pre-theatre cafe diye kakalanabilecek bir mekânı da yoktur. Varsa da, ben bilmiyorum ve ilgilenmiyorum.

Sadece, İstanbul gibi bir İstanbul'da olduğumu yine hissettirdiği, kültür ve sanat hayatımıza yapmış olduğu katkı ve dahi bunca alamayacağım şeyi birarada görmemi sağladığı için müteşekkirim.

Tabii ki, o da babasının hayrına yapmıyor bunları satıyor ama zaten müşterilerini, benimkisi gibi 1-2 kuru övgü sayesinde bulmuyor.



















Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
Crucible Poker Face Steve Davis,
Volkan Konak'lar olsun
Neremiz düz ki?
Timsahlar neden düzdür?
CERN komplosu
Roma'yı da biz yaktık!
Bogdan İşler
Galatasaray'a Başkan'san
Galatasaray'dan Hınç'Almacı Yazarlık
GDO'lu Atatürk'ler... Sevr'edeceklerdi...
Türkler kaç Sioux kaç İnuk öldürmüştür evladım?
Hepimiz... Angelina Jolie'yiz!..
Portakal ile memleketi kurtarmak
Mukayeseli sanat tarihi dersi:
Semiha Berksoy-Leyla Gediz
14 yaşındaki kızın söylememesi
gereken şarkı
En ucuz ve en aptal
cep telefonu sapığıyım
Nerede öldürülmüştü?
Monşerlerin çıkartması gereken ders
Şenol Güneş istifa!
Fotoğraf bir sanat mıdır
2012, aslında 2012 değil... VII. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... VI. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... V. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... IV. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... III. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... II. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... 1. Bölüm
Sarımsaksporluluktan Nasibini Almamışlar
Kankırmızı kapkara bir günün hâtıratı
BaşPagan Hermann Nitsch ile Fugu
10 Para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular, Anıl Çırpan'ın köşesi burada Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm