 Salonda yuh sesleri altında bir
ödül töreni... Şimdi buraya kadar geldiğimiz için övünür müyüz, yoksa
ayağımıza gelen
hayatımızın fırsatını teptiğimiz için dövünür müyüz? ABD ile Dünya
Şampiyonası'nda final oynamanın hayali cihâna değerdi ve
biz o hayal dünyasından çıkıp maça gelemedik.
Hayır, hakikaten adamlar
bizi sahadan silselerdi üzülmeyecektim ama biz kendi kendimizi sildik. Bir türlü oynayamadık. Kendi
kendimizi maça çıkmadan tatmin ettik doyduk. Böyle yenilmemiz
acı... Bir yerden sonra hep aynı
şeyden korktum ve bu sefer ne yazık ki tam ''Dehşet Yolcuları'' olduk.
İlk
devre Komedi Dans Üçlüsü gibi hakemler vardı ama bahane değil.
Amerikalılar,
bu turnuvada belki de en beklemedikleri, en zorlanmadıkları
galibiyetlerini aldılar. Turnuvanın başından beri yaptığımız müsbet
hiçbir şeyi yapamadık. Ne savunma ne de hücum. Hücumda set setlere
kaldık çaklı oynadık, tıkandık, savunmada da giderek düştük... Üstelik,
maçları prite-time oynama hevesinin kurbânı olduk... 
ABD,
Litvanya ile 2. viteste maçı oynayıp oteline gittikten çok sonra bir
Sırplar ile off-road yaptık, zafer sarhoşu olduk sabaha karşı otele
gidip lay lay lom yapıp uyumadık ve maça daGönüllerin Şampiyonu olarak
çıkıp öyle kaldık.
ABD'de
de bu takımdan kimse şampiyonluk beklemiyordu, hani babalarından sevgi
göremeyen ve sürekli babasına yaranmak için kendini ispata çalışan
çocuklar gibiydiler.
Biz onların kompleksini kullanacağımıza komplekslerini doyurduk.
Amerika'ya yeni bir National Hero kazandırdık.
Salonu
dolduranlar da ağızları açık tarihi bir gösteriye şahit olmanın pırpır
heyecanı içindeydi. Boğucu bir atmosfer yaratamadılar, hayatlarında
Defans Defans diye bağıran kalabalıklardan başkasını görmemiş ABD'nin
Acemiler Mangası'nı şaşkına çevirecek bir ortam yoktu.
Birlikte oynayarak buraya gelen takımımız senkronunu kaybetti ritmini
hiç bulamadı, sonuçta kaybettik. Zaten totemler de yapılamadı. Hevesimiz
kursağımızda kaldı, bir daha böyle bir şey yaşayamayız. Yaşayamayız
derken belki dünya şampiyonu oluruz ama bu burada ve bu nesilde
olmayacak.
Teşekkür faslını, genel muhasebe ve geleceğe dair
projeksiyonlar ile kadınlarla erkekler arasındaki dünya farkını bir
dahaki yazıya bırakıyorum.
|