Konu mankeni
Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuŞık giyinmeyi sevsem, bir tarzımın olduğu söylense de, mendillerimden ceketlerimden ve yazları kimilerine Kolombiya kartelindenmişim gibi gelen beyaz keten takımlarımdan vazgeçemesem de öyle modayı, trendleri takip etmem; tren di concon gibi programcıklara, magazinlere de bayılmam, modayla alâkadar olduğum en uzun süre ''Prêt-à-Porter'' filminin metrajı kadardır ama isteseniz de istemeseniz de gözünüze ilişiyor hatta sokuluyor.

Parıltılı, boyalı yüzünü kazıdığınızda ise altından modanın Ku Klux Klan yüzü ortaya çıkıyor...

Mesela, kortlar... Top toplayıcı çocukların tişörtleri şortları, kızların etekleri bile özel tasarım. Gerçi, 5. Avenue'daki lüks mağazaya girip 145 dolara kim top toplayıcının üzerindeki tişörtü almak ister ki...
Twitter KonuMankeni

Kalkıp Arda Turan'dı, İker Casillas'dı demeyiniz! Biz, Amerikan filmlerinin müzmin kaybedeni ''İkibuçukluk''tan, Andy Murray'in maçında işini yaparken düşüşü bile, dakikalarca Arthur Ashe'nin dev ekranında gösterilip 24 bin kişinin topluca gülmesi yetmezmiş gibi canlı yayına da verilen; milyonlara rezil-ü rüsva edildiği için kazandığı paraya lanet edip mahçup olan çocukcağızın üzerindeki tişörtten bahsediyoruz. Şık da değil sırtındaki eşşek kadar amblemiyle, bedava verseler giymem.

Yine de alıp giyecek var ki adamlar satıyor o fiyata...

Eskiden kortlar moda doğururdu modanın bir gösteri alanı değildi; Henry Lacoste'un giydiği tişörtlerin; Fred Perry'nin V yaka tenis kazakların dev markalara dönüştüğünü unutmamak gerek ama artık tenis kortları Fashion TV gibi, özellikle de Grand Slam'lerde...

Diğer yandan da inanılmaz cinsel, sınıfsal ve hatta ırkçı ayrımlar var.

İdollerin ünlülerin giydiklerinin kılık kıyafetinin taklit edilmesi, özenilmesi içgüdüsel bir davranış kuşkusuz, yoksa etrafta neden bu kadar çakma Paris Hilton, Britney Spears olsun ya da fiitarihinde bile Clarke Gable bıyıkları neden moda olsun ki...

Modacıların, tasarımcıların, markaların Oscar veya Grammy törenleri gibi kortları kullanması da doğal ama törenlerin, şovların hitap ettiği direkt müşteri ile spor markasının hitap ettiği geniş kitle arasında büyük bir fark var kuşkusuz. Fakat lüks tüketimin pompalanmasıyla bu da tarzın değiştiği artık New York'ta görüldü.

Avustralya siliktir, Wimbledon ise tek-tiptir beyaz zorunluluğu vardır, en ufak bir abartı ya da farklı bir ton gördüklerinde final maçı dahi olsa çıkamazsınız korta. Roland Garros ise iki aradadır, bir de toprak kort, düştün kalktın, toz kalktı kirlidir. Üstelik bahar sonu ile yaz başı arasında başladığından mevsim de kaçmış olur. ABD Açık ise Eylül başına çekildiğinden beri tam bir moda haftasına dönmüş vaziyette.

Son dönemlerde ünlü raketlere özel işler yapılıyor, kreasyonlar tasarlanıyor, Maria Sharapova gibi... Yahut da Roger Federer gibi adına koleksiyon hazırlanıyor. Bir de Venus Williams gibi kendi tasarımlarını hazırlayanlar var ki ne kadarını kendisi hazırlıyor bilinmez. Eskiden ki halen vardır basketbolcuların ayakkabıları vardı kapışılırdı. Burada ise baştan aşağı bir giydirme var. Federer'in Wimbledon'da tören için giydiği altın sırma süslü özel kıyafetten Sharapova'nınkilere dek her iki cins için de geniş bir gardrop...

Hele Sharapova'nın New York'ta giydikleri, Siyah-gümüş elbisesiyle en moda gece kulübüne davete gitseniz değil sırıtmak, geceniz gözdesi bile olursunuz. Federer'e gelince antrenman öncesi röportajda ayrı, antrenman sonrası röportajda ayrı giyiniyor.

Venus ve Dementieva'nınkiler gibi kolları fırfırlılar, sırtı desenliler, rengarenk uçuşan renkler... Süslü püslüler. Özel seyircisi, taraftarı olan James Blake gibi raketler için hazırlanan daha dökümlü modeller, her sette farklı deseni giyen Andy Roddick için özel modeller...

Bir de ülkesinde gözde olanlar, hayranlık duyulanlar var, onlar için de o pazara yönelik işler yapılıyor.

Bir yanda da zavallılar var.

Alt kategoriden raketler onlar yahut sıralamada yeri iyi olsa da güzel değil, bir karizması yok veya ülkesi bir pazar değil... Sıradan bildiğin tişörtler veriliyor onlara, ucuz mallarla çıkıyor korta. Çünkü kıyafeti göstermiyor, ne derler taşıyamıyor, parıltısı, elektriği yok.

Daha da kötüsü de vardı. Bir firma alt ve orta kategori raketleri için bir tek tip kıyafet hazırlamış aynı renk tişört ve etek hatta saç bantı. O firmanın iki raketinin maçını gördüm sanki ayna karşısında tek kişi oynar gibi, o kadar aşağılayıcı ki. Siz sıradan tiplersiniz ve bir uyum giyinir ürünümüzü tanıtırsınız. Aynı firma başkası için hazırladıklarını özel kampanya ile tanıtıyor, çünkü o high-class...

Firmalar herşeyi kendilerine göre yontmayı da beceriyorlar medyadaki güçleri sayesinde. Mesela bir raket, turnuva öncesi bir firmanın sitesine girmiş ve kendisine ayakkabı tasarlamış, bunu siz de yapabilirsiniz. Kızcağız kendisine has bir şey istemiş, dikkat buyrun firmanın dahli yok. Sonra da o ayakkabı ile çıkmış korta, üstüste flaş galibiyetler alınca da firma fotoğraflarda zoom yaptırarak popülerleştirdikten sonra şimdi ayrı bir model olarak pazarlamaya hazırlanıyor. Oysa baştan aşağıya ayakkabısının bağcığın kadar tasarım şahaseri olanlar da var.

Bir de WTA'nın neresinde olursa olsun aşağılananlar var. Dinara Safina gibi... Organizatörlerin yaptığı ve dışmedyada bugünlerde çok tartışılan ayıbı arkadaşlarımız maç biter bitmez koydukları haberde gayet iyi işlemişler tekrar anlatmama gerek yok...

Safina'ya baktığınızda tam bir anti-kahraman, güzel sayılmaz, hatta 1-2 aylık hamile gibi göbeği bile var, nasıl oluyorsa var, saçına başına özen de göstermiyor. Sponsoru da ona özen göstermiyor alalade kıyafetlerle kortta. O kızı gördükçe içim acıyor, Kunta Kinte gibi.

7 Eylül






















































































Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
NBA Final-7: Hakem kararıyla
NBA Final-6: Kobe neden sevilmiyor
NBA Final-5: Beraber ve Solo
NBA Final-4:
Ağlamayan Bebeğe meme yok
NBA Final: 2 numaralı adam görevde
NBA Final: Komedi Dans Üçlüsü
NBA Final: Minik Kelebek'le Yasaklar
NBA Finali'nin kaderini çizecek 10 şey
Aynen indiraGandi
Dany'yi tanıdım da...
Bu mor fil yavrusu kim?
Queen LeBron NotKing James!
LeBron James Kral mı Palyaço mu?
Şenol Güneş'ten özür diliyorum
Aldatıldım
1 Mayıs...
Mahallelinin vazife çıkartma günü
Raffi Portakal ile antini kuntinler
Crucible Poker Face Steve Davis,
Volkan Konak'lar olsun
Neremiz düz ki?
Timsahlar neden düzdür?
CERN komplosu
Roma'yı da biz yaktık!
Bogdan İşler
Galatasaray'a Başkan'san
Galatasaray'dan Hınç'Almacı Yazarlık
GDO'lu Atatürk'ler... Sevr'edeceklerdi...
Türkler kaç Sioux kaç İnuk öldürmüştür evladım?
Hepimiz... Angelina Jolie'yiz!..
Portakal ile memleketi kurtarmak
Mukayeseli sanat tarihi dersi:
Semiha Berksoy-Leyla Gediz
14 yaşındaki kızın söylememesi
gereken şarkı
En ucuz ve en aptal
cep telefonu sapığıyım
Nerede öldürülmüştü?
Monşerlerin çıkartması gereken ders
Şenol Güneş istifa!
Fotoğraf bir sanat mıdır
2012, aslında 2012 değil... VII. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... VI. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... V. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... IV. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... III. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... II. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... 1. Bölüm
Sarımsaksporluluktan Nasibini Almamışlar
Kankırmızı kapkara bir günün hâtıratı
BaşPagan Hermann Nitsch ile Fugu
10 Para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
New York Modası ve Kunta Kinte Kız
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin
Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Paul Pierce, Dumansız hava Sahası'nı ihlâl etti (22.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm