Geçen
yazıdan kalma sözle devam edeyim, bulamayan, hatırlamayan ve meraklı
kalabalık için... ''Timsahlar neden düzdür?'' Öncelikle karşınızdakine
şaktadanak ''saat ile 5 arasında neden ormandan geçilmez'' diye
sorarsınız, if eğer bilmiyorsa 500 tane şey söyleyebilir ve siz ''cık''
dedikçe çıldırır... Sonunda ''Fillerin paraşütle atlama saatidir'' diye
abuk sabuk doğru cevabı verirsiniz; if eğer sizi öldürmeye kalkışmaz ya
da sizinle arkadaşlığı kesmezse, bir yarım saat kadar sonra ''Timsahlar
neden düzdür'' diye sorarsınız. Bu kez 499. cevapta ağzından köpükler
saçarak üzerinize saldırmadan hemen önce ''Çünkü saat 4 ile 5 arasında
ormandan geçtikleri için, filler paraşütle atlıyordu ya hani'' der
kaçarsınız, mümkün olduğunca hızlı koşmak zaruridir...
Peki, şimdi, bizim neremiz düz diye sorayım...
Ürdün'ne eksiğimiz var? Ah, şimdi biliyorum, Ürdün bizimle kıyas dahi
edilemez, biz arş-ı âlâ onlar zemin kat...
Tamam,
milliyetçilik yarışına girmeyelim, girmenizi hiç tavsiye etmem, zaten
konumuz bu değil. Bakınız, adamlar bizden 1 hafta önce Dünya Ralli
Şampiyonası düzenledi, hem de ne düzenlemek!
Sebastian Loeb ile
Mikko Hirvonen'i Roma atyarışı arabaları ile yarıştırdılar, bütün
pilotlara gladyatör kıyafetleri ile pozlar verdirdiler. Otomobiller
start alırken Roma askeri giysili görevliler nöbet tuttu. Dansözler
oynattılar.
Bütün dünya medyasında çıktı fotoğraflar. Kim basmaz ki, gladyatör
Loeb'i hem de antik Geresa kentinin hipodromunda...
Peki,
2010 Dünya pardon 3 adet Avrupa Kültür Başkenti'nden biri olan -ki
diğer ikisi bizim ölçümüzde kent bile değil, biri kasaba, diğeri köy-
İstanbul'da ne yapıldı?!
Şak şakcılar şakşaklarına devam etsinler...
Sultanahmet
Camii'nin önünde start vermek dışında... Şimdi, pilotlara boğaz turu
attırdık, onu şöyle aşırdık, bunu böyle taşırdıkları bir yana
bırakalım... Ne yaptık... Neler yapılmazdı ki... Koskoca İstanbul'da...
Kadıköy'de alakasız bir yerde Seyirci Özel Etabı yapacağına, yap
Sultanahmet Meydanı'nda... Yap Eminönü-Karaköy arasında..
Kapansın
yollar hiç önemli değil, abuk sabuk Kadıköy kıyısında yapınca da bir
sürü yolu kapattın, Cuma trafiği sıkıştı, kaldı koy Cumartesi'ye
Seyirci Etabı'nı, sokma Cuma trafiğine....
Giydir kılıç kalkan ekibi kıyafeti, Ürdünlü nasıl becerdiyse sen de
becer... 7 bölgeden folklorik kıyafetler giydir...
Mesela ecnebilerde son dönemde Mevlevi dervişi gibi giyinmek, Sema
trendi... Olmadı Yeniçeri yap...
Neden
bu organizasyon işlerini yapamıyoruz, bir de ortada allame-i cihanlar
gezer, kendilerini iyi pazarlar, hamuduyla paraları götürür de bir
zerre iş çıkmaz ortaya...
Daha da büyük balığı söyleyeyim size.
Cumhurbaşkanlığı
Bisiklet Turu... Makamın ağırlığına uygun yapılacaksa yapılır, yoksa
Türkiye Turu denir, şart değil ki. Kim ne derse desin bu bisiklet turu
Cumhurbaşkanlığı makamının ağırlığına yakışır değil.
Üstelik, yabancı medyada reklamınızı yapacak bir yanı yok.
Kuşadası'nda
etap başlıyor. Turgutreis'e gidiliyor. Parkurları nasıl belirliyorlar
bilmiyorum. Bakınız, Paris-Roubaix'nin, ondan önceki haftasonu yapılan
Tour of Flanders'in bazı bölümleri parke taşlı köy patikalarında
neredeyse dağ bisikleti düzeyinde... Fransa Bisiklet Turu'nda efsane
olan Mont Ventoux ya da Alpe d'Huez gibi parkurlar vardır.
Dolayısıyla,
yol bahane değildir, Kuşadası'ndan başlatacağına Efes harabelerinden,
orayı geçin Meryem Ana'nin evinden başlatın. Katılan yabancıların çoğu
Katoliktir, götürün Meryem Ana'ya Hacı olsunlar, boy boy fotoğrafları
çıksın dünya medyasında...
Daha güzelini söyleyeyim size...
Yunanistan
ile temasa geçin bir feribotluk iş Yunan adalarından birinde bir etap
yapılsın. Dostluk mesajı da verirlir, üst düzey bir zirve de yapılır.
Yunan Cumhurbaşkanı ile Başbakanı ile protokolde oturulur.
Dahası, turun organizasyonu baştan sona hatalı.
Bunları söyleyen yok mudur?
Bahar
Klasikleri vardır, bisiklette yüzyıldır yapılırlar, tarihleri,
parkurları bellidir. Katılmak bile prestijlidir. Dünyada fanatiklerini
yaratmıştır bu klasikler. Bizde de öyle bir organizasyon yapılıyor ki,
kendinizi baştan mahkum ediyorsunuz. İkinci sınıf takımlara ya da genç
kadrolara mahkum.
Bisikletin Bermuda Şeytan Üçgeni Tour
of Flanders, Paris-Roubaix ile Amstel Gold Race ortasında bir
organizasyon... Andre Greiper dışında birinci sınıf denilebilecek tek
pedal yok. Olması da mümkün değil.
Tour of Flanders,
Paris-Roubaix, Amstel Gold Race üçgeni varken Fabian Cancellara, Tom
Boonen, George Hincapie, Juan Antonio Flecha, Thor Hushovd, Roger
Hammond, Pozzato, Steve Chainel... Castilla y Leon Turu varken Alberto
Contador gibi yıldızlar gelmez, birini bile getirtemezsiniz. Arada 3-5
yılda bir, biri yolunu şaşırırsa belki.
Diğer halde Andre
Greiper'i bisikletin Maradonası sanan medyamızda kendin pişir kendin ye
olur... Bir de nasıl bir şeydir, tarif etmekte zorlanıyorum. Eurosport,
Paris-Roubaix ile Amstel Gold Race gibi klasikleri baştan aşağı tam gün
verirken, siz Cumhurbaşkanı adına düzendiğiniz turun 2 saat canlı
yayınlanmasını büyük bir olay olarak lanse ediyorsunuz. Gerçi geçen
yıllarda bu da yoktu.
Bakınız, bizzat Putin'in emriyle
Katuscha takımını kurdurdu ve bunun büyük bir reklam aracı olarak
kullanıyor Rusya... Kazaklar'ın Astana'sı var. Geçen yıl Contador ve
Lance Armstrong ile dünyaya reklam yaptılar.
Tamam Giro
sırasında para ödenmedi diye formalar ters giyildi, hafiften rezil
oldular ama Tour de France'da Contador 1, Armstrong 3... Tur boyunca
milyar milyar dolara yapılamacak reklamlarını yaptılar.
Kazakistan
bayrağı Paris'in kalbinde... Kazaklar, bunca parayı neden yatırdı
dersiniz, sadece Sacha Baron Cohen'in Borat ile kirletiği imajlarını
temizlemek için. Bunu da başardılar.
THY'nin Barça'ya,
Manchester United'a verdiği paralarla, Fransa'da Türk Mevsimi'ne
gidenlerle, Kültür Başkenti'ne harcananlarla neler yapılır neler...
Gerçi, İstanbulPark için o kadar yazdık da ne oldu?
Bu
yıl yine aynı gecekondu atmosferi olacaktır Bernie Ecclestone'un
çiftliğinde... Sonra aman 2012'de de yarış olsun diye bavulla para
vereceğiz Bernie Amcamıza...
|