Annem,
uzun bir seyahatten geldi, yurtdışındaydı, kardeş-yarım ile ailesinin
yanındaydı... Anlatacak bir sürü şeyi var ama bavulları açıp ortalığı
toplayıp bir kahve yapıp sohbete oturunca ilk sorusu ''Ne olmuş Can
Dündar'a neden yaptı bunu?!'' diye sordu...
Onca gezi, şehir arasında sanal âlemden takip etmiş ve ilk sorusu da
bu...
Ben de, kahvemden bir yudum, sigaradan derin bir nefes...
Cevap verdim:
''Neden olacak hayatım malum... Doğrusu, yanlışı, nedeni diye
tartışmanın, kızmanın da manası yok... Belki onlar haklı, onların
yaptığı doğru, şimdi bir yere gittiğinde çok dürüstsün, çok namuslusun,
çok düzgün, ilkelisin diye para, iş, nobel, oscar veriyorlar mı,
vermeyi bırak ev alabiliyor musun, araba...
Tatile çıkabiliyor musun, otellere alıyorlar mı, bara lokantaya...
Spa'ya gitsen yaparlar mı, sen çalışıyorsun, bütün izinlerini topladın
gittin, sen yoksun diye 1 aydır ortalık birbirine girmiş arapsaçına
dönmüş, iki şehir arasında yer değiştirirken dahi iş kovalamışsın,
maaşını verdiler mi, aman döndün işleri yoluna koydun diye takdir
beratı takdim edecekler mi...
Dolayısıyla, neden bunu yaptı diye sormanın gereği yok, onlar öyle
yaşamayı seçiyorlar ve belki de onlar doğru, belki biz yanlışız, Allah
da onların işini, önünü açık ediyor...
Biz, öyle yapmak istesek, yaptıracaklar yüzümüze bakmaz, onların
bakılıyor... Yorma kafanı, bozma keyfini, boşver sen bunları...
Anlat Amerika'yı Obama'nın mitingini, Tina Turner'ın konserini anlat,
Oğuz' anlat çocuk o kadar gezdirdi, eğlendirdi...''
Ultraspor-5
Kasım 2008..
|