Metin Cengiz'in yazısı
Poetik Metin CengizMetin Cengiz'in köşesi
Dilin kürsüsü bütün varlıkları ve mevhumları sarmış durumdadır. Var olan ve vehmi olan her şey onun vücudu içindedir.  O vücut olanak verdikçe varlıklara verilen isimler, onların durumlarını anlatan, nasıllıklarını bildiren, işaret eden, onlarla ilgili sanıları anlatmaya yarayan söz çeşitleri ve bu varlıkların birbirleriyle olan ilişkilerini, onlarla girilen her türlü eylemi belirtmeye çalışan söz türü çeşitlenir, açılım kazanır, zenginleşir.       Bookmark and Share

Söylenmiş her şey dilde dil için yeni bir olanak yaratır.
Çünkü her durum, her dolayım söylenenin farklılığını dilin olanakları içinde belirtir. Belirtilen şey o duruma, o bağlama özgüdür. Demek insanın gerçeklikle olan ilişkilerini anlamlandırması süreci bir hareket, bir eylemlilik doğrultusunda gerçekleşir. Ve bu anlamlı ve konulu hareket, eylemlilik dilin kendi eylemliliği de olmaktadır.

Yaptığımız sözcüklerle ya da düşünsel olarak dile gelmemişse bir şey de yapmış sayılmayız. Dile durup dururken bir şey söyletilmez. Bir defa hareket, eylemlilik başladı mı dil de söylemeye, konuşmaya başlar. Konu anlamı belirlerken anlamla iç içe çalışır (Mikhail Bakhtin). Ve dil kendi olanakları içinde devinir. Dil söyletilmez, söyletir, ya da söyler. İşte hepsi bu.

Dil araçların aracıdır (kim söylemişti?) sözü dilin işlevine yönelik söylenmiştir. Özellikle de gündelik ilişkilerdeki dilin. Dil bu ilişkileri irdeleyen her bilim dalında o bilim dalının özelliklerine göre, yani konuya ve bağlama göre çeşitlenir.

Dilin bağlamın dışına çıkıp konuyu veya bağlamı da keyfine göre söze döktüğü tek alan şiirdir.

Şiir söz konusu olunca konuşulan anlam bundan başka bir şey değildir. Anlam şiirde dilin kendinde içkindir. Araç olmayı aşmıştır. İlintilendirilen anlamlar yapıp etmelerle dilin kazandığı anlamları çağrıştırdığı, onları da bu içkin olanda barındırdığı içindir. Yoksa doğrudan o türden anlamlar değildir. Böyle olduğunda şiir de olmamıştır demektir.

Bir şiirde yaratılan duygu ve şiirsel nesneler, düşünceler şiirin dışındaki binlerce gerçeklikle ve dilin habire dönüp duran mekiğiyle ilişkiye girer. Bu ilişki de mekiğin işlerliği süreci içinde sürekli bir tematik görüntüler çizer. Anlam işte bu görüntülerde oluşur. Dilin ruhuna doğru bir yolculuktur bu. Şiirin zenginliği işte bu arada oluşan imgelemsel yolculuk esnasında ortaya çıkar. Okuma eyleminde, o anda ne kadar yapılmış yolculuk varsa şiir de o kadar güçlüdür demektir bu.

Şiir dilin özgürlüğüdür dedik. Dilin tam bir keyfiyet içinde kendine hiç görülmemiş bir çeki düzen verdiği, kendiyle oynayarak kendini kendi isteği doğrultusunda oluşturduğu bir özgürlük alanı. Bir biçem ve biçim içinde anlamlı hale gelen elbette. Bu alanda çakan şimşekler dilin kendine doğru harekete geçtiğinin de kanıtıdır. Dil kendini anımsar bu hareket boyunca. Bu anımsama sürecinde ise birbiri içinde anlam ve konu kelebekleri uçar. Özgürlük duygusunun gücü şiirde oluşmuş ve bütün bir dile doğru genişleme olanağı edinmiştir demektir bu da. Ve bu durum şiire dışa doğru da genellik kazandırır.

Şiirin birbiriyle bağıntı içinde işlerlik kazanan dışa doğru hareketi demek iki türlüdür.

Birincisi dilin kendine doğru olanı.
İkincisi gerçeklikle, yapıp etmeyle ilgili olan.

İkisi arasındaki bağıntı bir bıçakla ikiye ayrılmış gibi olmasa da yine de duyumsanır özelliktedir. Okuduğumuzda bize haz veren güç şiirden dilin kendine doğru yolculuğundan kaynaklanır. Dilin özgürlük kazandığında ulaştığı boyutu görürüz. Gerçeklikle kurduğumuz ilişkide ise insan olarak dille kurduğumuz yaşantılarımıza yolculuk yaparız. Her ikisi de imgeseldir.

Şiirin kendine yolculuğu dilin kendiyle kurduğu ilişki demektir. Bu yolculuk tamamen sözcüğün öbür sözcüklerle olan çağrışımsal, tınılı ve görüntüsel dünyasında işler. Dille imkan bulan gerçeklik ve yapıp etmelerle olan ilişkisi ise tematik ve anlam boyutundadır. Genellikle görülen ve üzerinde sözü edilen boyut bu boyuttur. Bu boyut derinlik kazandıkça bir art alan da oluşturur. İlk boyut ise anlam olarak şiirin görünen değil görünmeyen alanıdır. Daha çok biçimle ilgili olandır. Ezgide, vurguda, sözün sözle oluşturduğu tınıda vb. derinlik kazanır. Dizeler okundukça bu derinlik de enine boyuna farklı boyutlar edinir. Bu alan diğer alanın çerçevesini genişletir ve sürekli genişlettiği bu çerçeveye girer çıkar. Bir çeşit elektrik mekik. Şiirin yarattığı şiirsel nesneler, düşünceler işte bu ortak çerçevede görüntülenir. Şiirin karanlık odasıdır burası. İmgeler buradan dışarıya doğru yolculuk başlatırlar.

Şiirin hasının karanlık odası görülmez. Söylemi oluşturulmamış şiirde ise karanlık oda objektife taşınır. Okuyucu bu objektifle kolay ilişki kurar. Kendini objektifin yerine koyduğu için de şiiri çabuk algılar ve tüketir. Ortalama okurun objektifin dışında bir de karanlık odaya sahip olan şiirle ilişkisi ise oldukça zayıftır. Kötü şiirin ortalama okur nezdinde yerinin çok olması bu nedenledir.
Okuru bol şiirin kuşkuları üzerine çekmesi de elbette.

Kötü şiirin kötü olmasının bir diğer nedeni de dili söyletmek isteğinden kaynaklanır. Dil kendi olanaklarını seferber edip söylememiştir demektir bu da. Dil söyleyince güzel söyler.


1 Şubat 2010
METİN CENGİZ ARŞİVİ:
* Alkol üzerine aforizmalar
* İlhan Berk Buluşması üzerine: şairlerin söz söyleme kavgası
* 1923-53 Dönemine Kısa Bir Bakış
* Beylik
* Marketler üzerine çeşitlemeler ve şiir
* Birlikte yaşamak-4: Kılavuz kim?
* Birlikte yaşamak-3: Ölümün pençesinde Dünya ve Şiir
* Birlikte yaşamak-2
* Birlikte yaşamak

KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm