
Sözün bittiği yerde, hayallerin gerçek olduğu yerdeyiz. Kusura
bakmayın sevinç çığlığı
atıp gözyaşı dökeceğim! Bu galibiyet sahadaki çocuklarımızın ve bütün
milletin ama bir o kadar Totemciler'in de eseridir... ABD mi dediniz?
Onlar sevgisiz büyümüş ve kendilerini babalarına ispat etmeye çalışan
çocuklar...
Çocukluğıumuzda NBA yıldızı dedin mi Uzaylıydı... Bu saatten sonra Marslılar gelse bizim karşımızda ''Fischer Humması''na tutulur gider gezegenine... Sonrası mı? Çıldır Çıldır Çıldırmayan İrlandalı!
Biraz basketbola bulaşmış, biraz Spor Sergi tozu yutmuş herkesin rüyâsı
ABD ile oynanacak bir Dünya Şampiyonası finali ve hayallerin ötesinde
galip gelmektir...
Galibiyetin bir dönem ''Yaşlı, 2010 için düşünmediğimiz için kadroya
almadık, biz 2010'un kadrosunu yaratıyoruz'' denilerek Milli formadan
uzaklaştırılan ve Beşiktaş'a, Real Madrid'e gitmese belki de burada
olamayacak, belki de bu takımın oyunundaki ''görünmez'' farkın mimarı
olamayacak Kerem Tunçeri'nin
turnikesi ile gelmesi de anlamlıydı...
Yine
de o son pozisyon sonumuz olabilirdi. Tek yapacakları hamle bu iken o
topun oraya gelmesine izin vermek, Semih Erden'le birlikte yükselen
Sinan Güler'in ağaça tırmanır gibi sıçraması... Sıcağı sıcağına
farketmedik ama... Ağır çekimde kare kare dehşet anları resmen, bu
ortam olmasa hani tarafsız sahada faul bile çalınabilirmiş. Yarım
saniyede intihâr...

Bu
ne kadar büyük hataysa Ömer Âşık'a rol kestirip Ender Aslan'a faulü
attırmak güzel bir oyundu, yıllarca bu tür oyunları, artizlikleri
başkaları yaptı, bir kere de biz yapalım.
İspanyollar 8 kurşun yemiş gibi kendini az yere atmadı, gören kovboy filmi sanabilirdi ama ''Faulü iyi gösteriyor'' olur adı.
Bu
turnuvada geçmişine dönen Tanjevic'in Hido hamlesi de
kritikti. O kadar ki satrançtaki ''Fischer Humması'' gibiydi... Robert
James "Bobby" Fischer'ın yapacağı bir işti. Moladan 4 numarada Hido ile
dönüp ona üçlüğü attırmak.
Bu maçın sinir, stres içinde
geçeceği ve Slovenya galibiyetinin
yarattığı havalanma ile bu turnuvada ikinci bir Porto Riko maçına
dönebileceğini ''Dehşet Yolcuları'' olabileceğimizi
tahmin etmiş ama titreyip kendimize geleceğimizi düşünmüştüm. Bu maçın
bizim için gerçek final olacağı âşkârdı. Karşımızda ne Fransa ne de
Slovenya vardı. Yugoslav ekolünün mimarı Sırplar kimseye benzemez.
Yugoslavya ve bölünme süreçlerinin dalgalanmaları durulduktan sonra
yeni bir yapılanmayla eski günlerine dönüyorlar.
Kazanabilmemiz içinse, Fransa ve Slovenya karşısındaki gibi oynamamız
gerekirken... Biz, aslımıza rücu ettik. Geçmiş turnuvalardaki
hastalıklarımızın hepsi su üstüne çıktı.
Biz, Fransa'yı, Slovenya'yı savunma ile değil savunmadan sonra
yaptığımız hücumlarla yendik. Bu sefer düzgün hücum edemediğimiz için
savunmada iyi duranmadı. Üstelik, Fransız ve Slovenler ile
karşılaştırdığınızda Sırparın kadro derinliği de, hücum opsiyonları da
çok fazla. Dolayısıyla sadece savunarak yenemezsiniz, saldırgan ve
hızlı hücum etmeniz gerek.
Sete set hücuma kalıp eski turnuvalardaki gibi çaklı çakılı durur, topu
hızlı çeviremezseniz tıkanır kalır atamaz, atamayınca da savunmaya
yerleşemez ya da atamadığınız için giderek savunmada da
düşersiniz.
Neyse
ki, Japon Ruhu ile 2001 atmosferi birleşti ve Sırplar'a galip geldik.
Maç öncesi de yazdığım gibi, Sırbistan bizim için gerçek finaldi. ABD
bize eğer böyle oynarsak direnemez.
Bir kere bu maçın
psikolojisini, atmosferini kaldıramazlar. Kevin Durant evet 35 35
atmaya devam etse de başaramazlar. Bir kere kendi ülkelerinde kaale
alınmadıkları için kompleksliler, ABD için altını istemiyorlar,
kendilerini ABD'ye ispat etmek için istiyorlar.Başta da NBA'de Sayı Kralı olmasına rağmen takdir görmeyen Kevin Durant...
Sevgisiz büyütülmüş çocuğun babasına kendisini sürekli ispat etmeye çalışması gibi bir ruh halindeler.
Hayatlarında
15 bin çıldırmış taraftarı birarada görmediler, Defens Defens Defens
diye bağırıp duran kalabalıklar önünde oynamakla bu 40 dakikayı ölmek
var dönmek yok diye gören bir taraftar ve onun ateşlediği takıma karşı
oynamak arasında dağlar kadar büyük bir fark var.
Sırpları bu kadar istemediğimiz bir oyuna mahkum ve kendimizden uzakken yenmişken... Çocukluğumuzda NBA yıldızı dedin mi Uzaylıydı...
Bu saatten sonra Marslılar gelse yeneriz!
Tanjevic,
bir ''Fisher Humması'' yapar Semih Erden 1 blok, Kerem Tunçeri iki
oyun, Ersan İlyasova yazar, Ender Aslan 2 balık atar, Ferrari Ömer gaza
basar, imece usulü, Hido da 1 numaradan 4 numaraya her yerde hakikaten
oynar...
Sonra Çıldır Çıldır Çıldırmayan İrlandalı!
|