Tunç Özgörenerin yazısı, tunç özgörenerin köşesi, yorumu
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuBiraz oradan biraz buradan füzyon mutfağı bir menü hazırladım sizin için; biraz eski günlere, biraz geleceğe dair, Kenan'ın memleketindeki At Martini de Bre Hasan Dağlar İnlesin sorunsalına dek...

19 yıl olmuş, beraber geçen son gecenin üzerinden; Galatasaray Adası'nın -artık kendi üyeleri bile işletmecinin taktığı adla andığı eğlence merkezi- efsanevi barındaydık... Bilenler bilir, şimdi artık kalmayan Papirüs'ün barı vardı dillere destan, Galatasaray Adası'nın kocaman arka barı da öyleydi. Kimbilir hangi sobaya odun olmuştur çoktan. Eski çamların bardak olması gibi... Bookmark and Share

Tuhaf bir geceydi, Eylül'ün son günleri, yaz mevsiminin sonu, el ayak çekilmeye başladığı, eski Ada'da artık mutfağın kapandığı, boğazdan elle balık tutulup yenildiği, mangal yapıldığı, rakı beyaz peynir balıklı kış günlerinin başlangıçıydı. İlerleyen günlerde motor da çalışmayacak, sandalla karşıya geçilecektir. Twitter KonuMankeni

Yaz gecelerinde dolup taşan barda sadece bildik simâlar kalırdı. Bugün bakınca ilkgençliğimde o atmosferi, o günleri yaşayabildiğim için ne kadar şanslı olduğumu görüyorum.

Tıpkı, Hasnun Galip Sokak'taki alt salonu da yaşamış, o havayı solumuş olduğum gibi. Bu, bir yandan da hüzün verici.

Asla, tekrar bulunamayacak, isimlerle kaim günlerdi.
Hayır, nostalji yapmıyorum, yaş bunalımı sığlığı da değil.

Yaşatılması, nesilden nesile babadan oğula, Ağabey'den Küçük'e aktarılması gereken ve bir döneme dek de bunun yapıldığı bir kültürün yokoluşunun ardından bir nevii ağıt olabilir belki ama nostalji değil asla.

Ben, o kültürü yaşayabilmiş son jenerasyondanım. Bugün adlarını saysam sayfayı, kişi kişi anlatsam 1-2 cilt dolduracak kadar Büyüğümüz artık yok ne yazık ki, toprakları bol olsun hepsine gani gani rahmet...

Fakat daha acı verici, hüzünlü olanı ise onların aktardığı kültürü aktaracak bir başka kuşak kalmamış olması. 

Hoş, öyle bir değişim yaşadık öyle bir erozyona uğradık ki, bugün bunu aktarmaya kalkışsan... Yok, bu da kuşak çatışması gibi dar bir kalıba alınabilecek bir durum değil.

Normal koşullar altında bizim -ki ben, 80 Kuşağı'yım- kendi büyüklerimizle yaşadığımız jenerasyon farkı ile bugünün teenager'larıyla aramızdakinin mukayese bile kabul etmemesi gerekir. Gerekir de gerçek öyle değil.

Girersek hiç çıkamayız, 5000 kelime ile 200 işaret arasındaki fark kadar büyük ve nasıl oluştuğu anlaşılamayan Sosyolojik, Antropolojik, Ontolojik ve hatta Patolojik araştırma mevzuu bu.

Nereden nereye geldim... Rahmetli Metin Oktay... O meşum gecede Galatasaray Adası'nın efsanevi barında birlikteydik. Zaten 6-7 kişi vardı, sıkıntılıydı, sabaha kontrole gidecekti. Çıkarken bir şey dürttü geri döndüm tekrar sarılıp tekrar öptüm, teknede ''Bir daha nerede göreceğim'' dedim Çelik Bey'e sabaha karşı evin telefonu çaldı... Toprağı bol olsun...

Türkiye'nin gördüğü en büyük cenazelerden biriydi, çok hakiki bir sevgiydi, hani Galatasaray'ın eski golcüsü, ünlü futbolcu, bir idolden öteydi. Evet, golleri efsane olarak anlatıldı, evet film çevirdi, evet yurtdışına giden ilk futbolculardandı, evet Taçsız Kral'dı, 10 numaraydı, jubilesinde Fenerbahçe forması da giymişti ama bunların oluşturabileceğinin çok ötesinde ihtişamı vardı.

Metin Oktay, bütün sıfatlarının ötesinde insan olarak çok sevilen, çok sayılan biriydi, bir fenomendi...

Çok sevdiklerine ''Sen benim I Love You'msun'' derdi...  
Bu vesileyle rahmetli Baba Özer'i, Özer Salnur'da rahmetle anayım.

Basketboldan konuşuyoruz, Dünya İkinciliği'nin nasıl faydalı hâle getirilebileceğini tartışıyoruz, geçen yazıdaki gibi benim umudum yok ama mesela şunu söyleyebilirim, Baba Özer'in vakitsiz kaybıyla Galatasaray'ın basketbolu çok şey kaybetmiş, bir daha yeri dolmamış, zincirleme görünen ve görünmeyen pekçok etkisi olmuştur.

Bu figürler ve onların harç olduğu yapılar artık kalmadı.
Harç olmayınca yapı olmaz ya da yıkılır...

Bugüne gelirsek, ben yazacaktım ama sevgili Coach Murat Özyer, tam da altına imza atacağım biçimde yazmış sorunları ve neden çözülemeyeceklerini de...

Yine de 1-2 şeyin altını ben de çizmek isterim.

Topu eline alan çocuğa ikinci gün taktik çalıştırmak, fundamental'i öğreneceği yaşta topu potaya yetiştirmeye çalışmasına sebeb olmak, Gelecek Vaadeden Genç Yetenekler Mezarlığı'na bir cenaze daha mânâsına gelir. Altyapıları ve İlkokulları kazanma hırsından kurtaracak bir yapı gerekiyor.

Mesela her oyuncuya zorunlu olarak aynı dakika uygulaması, her periyotta değişik 5'lerle zorunlu olmazsa oyuncu değiştirmeden oynama -ki bu ben Minik Takım'da iken 80'lerde vardı, ikili oyunlar dışında set hücumu yasağı, hatta daha uç bir tedbir şampiyona formatından çıkış.

Çocukların basketbol oynaması gerekiyor, basketbolun zaten sınav sisteminin yarışatı olan çocuklarla müşterek bahis oynaması değil... 

Aslında, sorun sadece basketbol değil, orası mini-kozmos...

Bakınız, 3 Ekim tarihi bir gün, Türkiye için heyecan verici bir gün olması gerekir. Aramızdan kendi başına, toplumun hiçbir katkısı olmadan hatta bir çok engelini de aşarak büyümüş bir deli...

Bence bildiğin deli, akıllı(!) olması mümkün değil!
İşte, o deli ikinci kez Dünya Şampiyonu olacak...

Deli çünkü, size yerden bitme bir çocuk gelip dese ki, ''Ben büyüğünce Dünya Şampiyonu olacağım''.

Muhtemelen, çocuk işte der gülersiniz, hele ki yollarda ''İmkân olsa dünya şampiyonu olurum, Valentino Rossi de kimmiş, ver onun motosikletini tur bindiririm be!'' diyen pekçok vatandaşın bulunduğu; mobiletine bindi mi kendini Rossi, bilemedin Max Biacchi (? Biaggi) sanan, o yüzden de kaldırıma bile çıkıp son sürat gidebilenlerin olduğu; her dolmuş şöförünün tek rakibi Michael Schumacher gördüğü bu topraklarda...

Yalnız, haklarını yememeyim bir kaç tanesini gördüm ki bugünkü Şumi'yi kesin geçer, Zebastian Lieb'i yaya bırakır.

Kenan Sofuoğlu'nun şampiyonluğu neden zordur, neden değerlidir, neden çok bireysel bir başkaldırıdır biliyor musunuz?

Sponsor bulamadı, bir motosiklet tamirhanesinden çıkıp zoru başardı, ilgi gösterilmedi diye değil.

Bu memleket... videosunu tekrar tekrar seyrettiğim İmola'daki inanılmaz finiş ve destansı -bizim ekibin yakıştırdığı gibi Rocky'nin Apollo'dan önce- ayağa kalkışının film sahnesi benzeri bir inanç gösterisinin ardından naklen yayınlayan televizyona Eurosport'a...

''Kedi fare gibi oynuyor, Rossi gibi taktik yapıyor diyorsunuz, O kim Rossi kim, MotoGP'ye geçsin de görelim ne yapabilecekmiş Hıh!'' minvalinde mail atılabilen bir memleket.

Eurosport'u seyrediyor, motosikleti de biliyor(?) ve fikri, tavrı bu... Kendi içimizden çıkanı engellemeye çalışır, engelleyemezsek beğenmeyiz, yapma değil Avrupa olacak!

Kenan, MotoGP'de her yarış tur yese ne olacak, orada olabilen kaç kişi var dünyada? 17...

Talihsiz Shoya Tomizawa'nın yerine son iki GP'de Kenan'ın yarışacağı Moto2'de 39... 125'de 27... Superbike mı 28... Supersport 36... Superstock 1000 35... Superstock 600 European onu da katalım 38 de orada var... 220...

72 milletten gelen ve üst 2 organizasyonda yarışabilen 220 kişi...

Hepsi bu!

Sokağa çıkıp İstiklâl'de Taksim'den Tünel'e yürüsen o da bir şey mi ben var ya diyecek 520 adam çıkar...

İşte, bu yüzden Kenan Sofuoğlu'nun yaptıkları delilik.

Bizim, daha çok deliye ihtiyacımız var.

Yoksa
At Martini de Bre Tunç Dağlar İnlesin...


Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
Asiye Basketbol nasıl kurtulur?
Yuhalamanın dayanılmaz hafifliği
ve bir garip Leyla
Övünür müsün Dövünür müsün
Marslılar gelse Fisher Humması olur
Ucuz sıyırdık
Hedef Coni ama...
Sözlerimi geri alamam...
Dehşet Yolcuları
Dağ Başını Duman Almış
2. Zafer Bayramı olsun!
WC'de Kaderimizi Çizecek 10 Şey
Dev Aynasından bakıp ruh obezi olduk
Hababam Sınıfı Korosu Galatasaray için söylüyor: Fesüpanallah
Ertan Hatipoğlu ve mailleri
Ne olacak bu 12 Dev'in hâli?!
Büyük Birnam Ormanı'ndaki İrlandalılar... Tribünler aşağıya inmediği sürece
Memleket, Meseret meselesi ve Kopkoplaşmak
Rijkaard, Gandalf ve Büyük Birnam Ormanı
Sanatla yoğuşmak istiyorum
Türk bisikletseverinin zenci düşkünlüğü ve Caner Eler
Hayatta özendiğim tek adam...
Ruh İkizimi bulamadım Yuh İkizim ile...
NBA Final-7: Hakem kararıyla
NBA Final-6: Kobe neden sevilmiyor
NBA Final-5: Beraber ve Solo
NBA Final-4:
Ağlamayan Bebeğe meme yok
NBA Final: 2 numaralı adam görevde
NBA Final: Komedi Dans Üçlüsü
NBA Final: Minik Kelebek'le Yasaklar
NBA Finali'nin kaderini çizecek 10 şey
Aynen indiraGandi
Dany'yi tanıdım da...
Bu mor fil yavrusu kim?
Queen LeBron NotKing James!
LeBron James Kral mı Palyaço mu?
Şenol Güneş'ten özür diliyorum
Aldatıldım
1 Mayıs...
Mahallelinin vazife çıkartma günü
Raffi Portakal ile antini kuntinler
Crucible Poker Face Steve Davis,
Volkan Konak'lar olsun
Neremiz düz ki?
Timsahlar neden düzdür?
CERN komplosu
Roma'yı da biz yaktık!
Bogdan İşler
Galatasaray'a Başkan'san
Galatasaray'dan Hınç'Almacı Yazarlık
GDO'lu Atatürk'ler... Sevr'edeceklerdi...
Türkler kaç Sioux kaç İnuk öldürmüştür evladım?
Hepimiz... Angelina Jolie'yiz!..
Portakal ile memleketi kurtarmak
Mukayeseli sanat tarihi dersi:
Semiha Berksoy-Leyla Gediz
14 yaşındaki kızın söylememesi
gereken şarkı
En ucuz ve en aptal
cep telefonu sapığıyım
Nerede öldürülmüştü?
Monşerlerin çıkartması gereken ders
Şenol Güneş istifa!
Fotoğraf bir sanat mıdır
2012, aslında 2012 değil... VII. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... VI. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... V. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... IV. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... III. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... II. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... 1. Bölüm
Sarımsaksporluluktan Nasibini Almamışlar
Kankırmızı kapkara bir günün hâtıratı
BaşPagan Hermann Nitsch ile Fugu
10 Para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
New York Modası ve Kunta Kinte Kız
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin
Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Paul Pierce, Dumansız hava Sahası'nı ihlâl etti (22.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm