Kanarya...
Aslan'ın ültimatom'unu iade etti!

Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumu
Henüz Lig Savaşı ve Avrupa seferleri başlamadan önceki günlerdi... Dişi  Aslanlar ile Dişi Kanaryalar, Ankara Meydanı'ndaki Cumhurbaşkanlığı Kupası Muharebesi'nde karşılaşmış ve daha hazır olan, daha hırslı mücadele eden, daha iyi taktikler uygulayan Sarı Kırmızılılar, bu ilk büyük çatışmayı rakibelerinin eksikliklerinden de faydalanarak kazanmışlar, o gün için tarihi bir zafer elde etmişlerdi.

Aradan günler günler geçtikten sonra... İki büyük ve ezeli rakip bir kez daha karşı karşıya geldiğinde bu sefer herşey çok farklı olacaktı; işte bu okuyacaklarınız, ikincisinin hikâyesi:

Cumhurbaşkanlığı Kupası'ndaki ezici galibiyet Galatasaray'a yaramamış. Kadıköy'deki 4-1'lik derbinin yarattığı gergin ortam ve iddialı açıklamalar sonrasında Ayhan Şahenk'te ağızına kadar dolan tribünlerin atmosferi ve salondaki yüksek basınç Kanarya'yı baskı altına almaktan çok Aslan'ın elinin kolunun bağlanmasına neden oldu.

Buna karşın Kanarya, soğukkanlılığını koruyup arada rakibelerinin sinir sistemleriyle de oynayarak, daha da önemlisi hakemlerin müsamaha seviyesindeki bilinçli sertlikleriyle Aslan'ın oyunun hakimi olmasını engelledi.

İşin psikolojik yanının dışında parke üstündeki ayrıntılar da vardı.

Birincisi Coach Zafer Kalaycıoğlu, Pondexter gibi dominant bir yıldızla geçen 2 sezonun ardından onun yokluğuna adaptasyonu kısa sürede aşmış. Takımın kimyasını ve rol dağılımını oturtmuş. Bu, bazen kurtulunması sanıldığından daha zor bir sendromdur. Kendisini ayrıca tebrik ediyorum. Sadece taktikleriyle değil yıllardır oyuncu seçimleri ve onları kullanma biçiyle de övgüyü hakkediyor. Kaldı ki, derbinin o gergin ortamında çok ama çok bilinçli davranıp sadece işini yapması ayrıca takdiri hakkediyor.

İkincisi Esmeral Tunçluer, Birsel Vardarlı'nın uzayan yokluğunda tek başına takımı sevk ve idare etmenin dışında skoru taşıma vazifesini mükemmel yaptı. Sadece hücumda etkili değildi, savunmada da yıldırıcıydı. Aslında, Fener'in savunmada toplu olarak yıldırıcılığından bahsetmeliyiz. Zone savunma yaptıklarında Aslan'a potayı göstermediklerini de söylemek gerek. Zone presle de rakibin düzenini bozdular, kaptıkları toplarla fast-break şanslarını kullandılar.

Üçüncüsü Fener, potaaltının hakimiydi. Savunmada Üç Saniye Koridoru'nu iyi kapatıp Aslan'ı dışarı attılar; hücumda da içeriyi iyi kullandılar.

Fener'in kazanmasındaki bir önemli faktör de Matee Ajavon'un Cumhurbaşkanlığı'ndaki gibi başına buyruk sokak basketbolu yerine takım içinde oynamasıydı.

Galatasaray'a gelince... Kısa ve net: Çok kötü oynadılar...

Maça tamamen Fener, hakim olsa da, Fener'in baskısı altında ezilseler de 1-2 iyi ve akıllıca hücumla senaryoyu değiştirebilirlerdi. Özellikle de fark 20'lere hatta 30'lara gidecekken Taj Mac Franklin Williams ve Esra Şencebe'nin direnç gösterdiği birkaç dakikalık dilimde farkı tekrar makul mertebeye indirmişken... Fakat o kadar bilinçsizdiler ki son periyotta ne kadar yanlış, basit hata varsa yaptılar, bir basket atmak için o kadar uğraştıktan sonra en basitinden basketleri yediler.

Son 5 dakikada bile kazanmak için bir hamle yapamadılar, maçı komaya sokacak bir başkaldırı organize edemediler.

Taktik ve rotasyon tercihlerinde de hatalar vardı. Mesela en olmayacak yerde, Fener'in zone-pres'i altında Korel Engin ve Kübra Siyahdemir ikilisinin sürülmesi; Esra Şencebe'nin yeteri kadar kullanılmaması; Taj Mac Franklin Williams'ın üzerinden oyun kurulmaması... Rotasyon zenginliğinin kullanılmaması... Hiç kullanılmayan Bahar Çağlar, bitime 2 dakika kala soyunma odasına duş almaya gidecekken neden şimdi oyuna girdim şaşkınlığıyla süresini doldurdu...

Bu arada Yasemin Horosan'ın henüz bildik Yasemin gibi oynamadığını; Tuğba Palazoğlu'nun palazlanamadığını da söylemek gerek...

Işıl Alben ise belki de en kötü maçlarından birini çıkarttı. Açıkcası, haftaboyu söyledikleri rakiplerini germek yerine hırslandırmış; o da sahada yapacak fırsatı bulamadı.

Yalnız, tartışmaya açık bir konuysa da böylesi bir maçtan 1 hafta önce bile olsa Beyaz Show'da gecenin bir saatine kadar ne işi vardı? O topuklu garip ayakkabıyı neden giydi, ola ki ayağı kaysa ve bileğini burksaydı ne olacaktı? Neden helyumu içine çekiyor? Çıkıp neden o kadar büyük konuştu? Hatta bu kadar ilgi ve alakaya mental bir destek sağlanıyor mu diye de sormak gerek... Hayır, maç kazanılsın kaybedilsin bunları sormak lazım...

Gelelim hakemlere ve olaylara...

Hakemler, maçı yönetemediler bu açık... Verdikleri ile vermedikleri arasında da bir terazi yoktu. En basitinden isteyerek veya istemeyerek demiyorum ama Nevlin'in Augustus'un sakatlanmasına neden olan ''kontrolsüz'' hareketinin ribauntu almakla alakası dahi yoktu, kime yapılmış olursa bu harekete kasti çalmıyorsan bakıyorsan... 

Şimdi, küfür olmasın, yabancı madde atılmasın, konser-tiyatro ortamı olsun tabii ki istenir; küfür edilmesini hele de bir kız maçında olmasını onaylamak mümkün değil; fakat sanki dünyanın hiçbir yerinde olmazmış, ilk defa burada olmuş gibi karşılamak da abesle iştigalden öteye değil.

 Futbol derbisinde Şeref Tribününde yöneticiler arasında olup bitenlerden, bu olayları yorumlayan kimi eski yöneticilerin sözlerinden sonra ütopik ütopik davranmanın manası yok.

Ki, bendeniz vakti zamanında 25 kişiye oynanan bir derbide küfür eden gruba gidip ''Burası kız maçı, önde aileleri oturuyor, senin küfür ettiğin eskiden senin takımında oynuyordu ama sen tanımazsın, ya adam gibi maçı seyredin ya da gidin'' demiş adamım ama onlar 25 kişiydi!

Burada oyunculara da iş düşüyor. Unutmayınız ki, örnekleri vardır; şundan 3-5 sezon önce Botaş'ta oynarken Fener tribünlerinin tepkisini çeken Şaziye İvegin, sonraki sezon Sarı Lacivertliler'in gözdesiydi... Sarı Lacivertli formayı giyerken alenen Beşiktaş tribünüyle yöneticileriyle kavga eden Nilay Yiğit, ertesi sezon Beşiktaşlı oldu; gerçi tribünlerin tavrı değişmemişti ama olsun... Esmeral Tunçluer'in Siyah Beyazlılar'da oynarken Fenerlilerce ne kadar sevilmediğini; basketbolda Galatasaraylı formayla parlamaya başlayan Nevriye Yılmaz'ın şimdi hedef olduğunu vs vs vs gibi örnekleri hiç akıldan çıkartmamakta fayda var. Tabii bunları tribündekilerin de akılda tutması şart.

Dolayısıyla hiçbirşey ilk kez olmuyor, daha önce yapılmıştı...

Neyse, mesaj vereyim ve bu son olsun, artık sahalarımızda bu gibi olayları görmek istemiyoruz diyeyim!
Megabasket-17 Kasım 2008



Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
10 para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm