Yine ne umdum ne buldum, yazı
berbat oldu...
Kazasız belâsız geçen 1 Mayıs sonrasında DİSK Başkanı Süleyman
Çelebi'ye İşçi Bayramı yaparken o günün sabahında şehitler verdiğimizi,
onları da unutmamak gerektiğini sürekli hatırlattığı için teşekkür
edecektim. Hatta
televizyonlardaki ''şu anda ne hissediyorsunuz'' muhabirleri ve lay-lay
lom sunucuları dahil bunu yapan, vakur bir duruş sergileyen tek adam
olduğu için daha sıkı bir teşekkür edecektim; pencereden sarkarak DİSK
kortejini seyreden annemin coşkusunu yazacaktım; ama şu anda derin bir
hayal kırıklığı içersindeyim... 
Ben de aldatıldım...
Bu dünyada temiz biri var mı, kaldı mı diye düşünüyorum...
Hepimiz biliriz ki, rüşvetin belgesi olmaz... Futbolumuzda hatır gönül
mü, bilerek yatma mı yoksa teşvik mi dersiniz şike yıllardır vardır;
Yugoslavlar maç satar diye dünya âlem bilir, yaşar giderdik;
atyarışında yarış kurulur bilirdik; bizde böyleydi de başkasında farklı
mıydı?
80'lerde 90'larda NBA'de kokainden uçan yıldızlar yok muydu?
Yıllarca İtalyan mafyasının, sonraları Zenci mafyasının, Çin mafyasının
ağır sikletten tüy siklete boksta her türlü dolabı çevirdiğini yer-gök
duymuştur. Avrupa'da kaç hakem alınıp satılmış ya da ayarlanmıştır
bakkal defteri olsa sığmaz...
Doping vardır, hep vardı Doğu Alman'ı, Rus'u, Çek'i, Bulgar'ı, sonra
Çinlisi dünyanın gözünün içine baka baka yıllarca rekor kırdı, hâlâ
geçilemeyen dereceleri mevcut.
Wang Junxia diye bir kadın var mesela
ne ciğermiş mubarek!
8 Eylül 1993'de Pekin'de 10 bin rekorunu kırmış, tam 5 gün sonra aynı
adlı kadın bu kez 3 binde dünya rekoru kırmıştı.
Boy 1.60, bu Çinlilerin hepsi
birbirine benzer, o vakitler Pekin'e giren yabancı bile sayılı, kadının
bütün iyi ve mükemmel dereceleri Pekin ve Tiyanjan'da!
Bir de Qu Yunxia
vardı, o da, ne bereketli bir Eylül ise 11 Eylül 93'te 1500 rekoru
kırmıştı. Kadın, 398 gün önce Barcelona Olimpiyatı'nda 3:57.08 koşup
olimpiyatı şanlı bir 25'incilikle bitirmiş 399 gün sonra 3:50.46
koşmuş. 1996 Atlanta'da var mı peki?! Kayıtlara geçen bir derecesi yok.
Yordanka Donkova'nın 100 engellisi, Doğu Alman Silke Gladisch Möller, Sabine Rieger Günther, Ingrid Auerswald-Lange, Marlies Göhr'ün 4x100'ü, Marita Koch'un
muhtemelen kıçına neft yağı filan sürerek kırdığı 400 rekoru...
Bir de, gözümüzü içine baka baka yapan ama temiz kalanlar var.
Ben Johnson yakalanmıştır, günah keçisi olup çamurlu hipodromlarda
atlara karşı sirk gösterilerinde 3 kuruş para kazanmak için koşacak kadar hayatı mahvolmuştur
ama bizim pür-i pak dediğimiz Carl Lewis de meğer yaparmış da
bilmezmişiz...
Hepimizin
hayranlıktan ayran budalası olduğumuz Florence Griffith-Joyner... Kaç
neslin rüyalarını süsleyen sevgili Flo-Jo'nun mamalı mamalı koştuğu hep
söylenmişti ama gönlümüz ona kara çalamamıştı...
Fazla mamanın yan
etkilerinden Tahtalıköy'e gittikten sonra bile inanmak istememiştik...
Halen, otopsi sonuçlarına rağmen Flo-Jo'ya dopingçi diyemezsin sen diye
kavga çıkartacak birilerini bulabilirsiniz!
Düne kadar dünya sıralamasının birincisi John Higgins'in bırakınız maç
satacağını söylemeyi, tek bir frame'i bilerek kaybedeceğini
söyleseniz...
Değil Crucible Tiyatrosu'nu, değil Sheffield'i, İngiltere'yi başınıza
yıkarlar, İskoçlar'dan bir araba dayak yer, üzerine de eteklerini
kaldırıp gösterdikleri kıçlarını seyretmek zorunda kalırdınız...
Peki bugün? (''Aldatılışımın 1. sene-i devriyesi'' - 2 Mayıs 2011)
Koskoca 18 yıllık kariyer, pek çoklarına göre satrançtan bile
zor olan, sadece ıstaka ile vuruş yeteneği değil büyük taktik zekâsı,
üzerine pratik zekâ, müthiş konsantrasyon, fizik kondüsyon gerektiren
Snooker'da 3 dünya şampiyonluğu 1998, 2007, 2009...
Müthiş bir kariyerin dışında herkesin üzerinde birleşeceği müthiş temiz
bir karakter, örnek insan, büyük şahsiyet, neredeyse temiz kağıdının
insan olmuş versiyonu...
Menajeri desen koskoca Pat Mooney... Dünya Snooker Federasyonu'nun şike
ve doping ile mücadele dairesinin başkanı aynı zamanda... Federasyonun
yönetim kurulu üyesi...
Sen git menajerinle birlikte, Ukrayna mafyasıyla 300 bin dolara
4 maç satmak için pazarlık yap, dedikodu çıkınca reddet, üzerine bir de
pazarlık yaparken çekilmiş video görüntüleriniz çıksın!
Sadece geçen sezon masada kazandığı ödül 429 bin 275 sterlin,
kariyeri
boyunca aldığı 4 milyon 833 bin 480... Bu yılkiler hariç...
Aç bir adam değil Higgins...
Hele dünyadaki açlığı, işsizliği
düşünürseniz... Hiç de aç kalacak bir adam değil... 300 bin dolar - 261
bin sterlin tamah etmemesi gereken bir para...
Bir çoğu gibi, ben de kendimi aldatılmış hissediyorum...
Televizyonda günlerdir göz kırpmadan seyrettiğim Snooker Dünya
Şampiyonası'nın finali var, kafayı çevirip bakmadım.
Tamam, efemine kılıklı tavuk ibiği kafalı Neil Robertson'ından zaten
haz almam hiç... Graeme Dott da hani benim için pek cazip bir vatandaş
değil ama civciv sarısı Robertson'u yener diye tutardım.
Sonuçta final bu seyredilmez mi?
Crucible'da tam 220 sterlin tek bilet, saatlerce kıpırdamadan bir
koltukta öksürmeden seyrediyor insanlar, evde keyfini sürerdim.
Ne bileyim şimdi, kaçan kırmızı basit bir hata mıydı yoksa şampiyona
öncesinde finale gelmesi hiç muhtemel görülmeyen Neil Robertson kurgu
maçlarla mı orada?!
Nereden bileyim şimdi...
Hakkında methiyeler yazdığım, pek çok Snooker delisi gibi finale çıksın
diye totemler yaptığım 52
yaşındaki efsane ''Poker Face'' Steve Davis,
John Higgins'i yenerken nasıl muhteşem oynadı da, Neil
Robertson karşısında o kadar acemice topları kaçırdı, nasıl oldu da
sürekli alabileceği frame'lerde en kritik vuruşları kaçırdı da onun
hatasıyla Robertson müsait masaya gelip frame'leri alıverdi?!
Neil Robertson...
Crucible tarihinde yani profesyonel Snooker tarihinde finale kalan ilk
Avustralyalı... Dünya'nın Tabanı'nda ilk kez bir Snooker maçı
televizyondan naklen yayınlanıyormuş düşünün siz...
Steve Davis...
Emekli olma kararı vermiş, yorumculuk da yapmayacakmış,
federasyondaki yönetim kurulu üyeliğinden de istifa ediyormuş...
Roket... Ronnie O'Sullivan... Muhteşem yetenek ama dağınık, sorunlu bir
karakterdir, ne yapacağı asla belli olmaz, bazen bir vuruşu küçük bir
mucizedir, bazen de televizyonu yeni açmış ve hayatınızda ilk kez
Snooker vuruşu görüyor, vuruşu yapanı da tanımıyorsanız... Köşedeki
kahvede olsa, kahveci, beyler çuhaya dikkat diye bağırır dersiniz...
Öyledir roket...
Fakat şimdi nereden bileyim, en son Çin Açık'ta gözgöre göre kaybettiği
Tian Pengfei maçını, sadece canı Çin'de olmak istemedi, afaganlar
bastı, bir an önce ilk turdan yenileyim de Dünya Şampiyonası öncesi
evime gideyim ruh haliyle mi kaybetti...
John
Higgins skandalı, Snooker John Higgins,
Yoksa neredeyse NBA finali varmış gibi salonu dolduran her top deliğe
girişte neredeyse gol diye bağıracak Çinliler önünde, Tian Pengfei'ye yattı mı?!
John
Higgins skandalı, Snooker John Higgins,
Çinliler'in Dünya Şampiyonası'nı Crucible'dan Pekin'e taşımak için
milyon dolarları gözden çıkarttığını düşünürseniz?
John
Higgins skandalı, Snooker John Higgins,
Roket'in Dünya Şampiyonası'ndaki oyunu neydi ve şimdi neden birden bire
Snooker kariyerine ara vermeye karar verdi?
John
Higgins skandalı, Snooker John Higgins,
Tamam düzensiz hayatı hapisteki babasının çıkacak olması vs vs
psikolojik sorunları bir sürü şey sayabilirsiniz... Fakat bir kere
aldatıldınız mı herşey de bir şey ararsınız...
John
Higgins skandalı, Snooker John Higgins,
Şimdi, hayatta en büyük korkum Usain Bolt'un da bir gün dopingli
olduğunun ortaya çıkması...
|