Bu soruya
verilebilecek pek çok cevap vardır... Gayet materyalist de olabilir,
ütopik de... Hatta ve hatta gayet mânâsız, kimilerine göre yanlış ve
belki ahlaksızca da olabilir cevaplar. Gerçekler ve doğrular kişiden
kişiye değişebilir, hele ki yaşadığımız bu gayet post-modern dünyada...
*
Bienal'i
gördükten sonrası
10 yıl önce ''Marksizm öldü yaşasın vahşibatı kapitalizmi, bırakınız
istedikleri gibi yapsınlar, bırakınız istedikleri gibi geçsinler''
denilirken, bugün, o düzenin yalandan saadet zinciri kopuyor ve
kapitalizmin sonu konuşuluyor. Bir vodvil gibi, bir yanda kriz ve
binlerce işsiz, diğer yanda ABD hükümetinden yardım istemeye özel
jetleriyle giden bir dönemin Zeus'laştırılmış CEO'ları...
Aslında, son dönemlerde modern-sanat piyasasının da bu kapitalist sahte
saadet dünyasına benzediğini ve küratörlerinin de CEO'laştırıldığını
düşünüyorum.
İşte, tam bugünlerde Bertolt Brecht'in ''Üç Kuruşluk Opera''sından
alınan bir şarkının, ''İnsan neyle yaşar?''ın İstanbul Bienali'nin
ana-teması yapılması hem gayet mânâlı, hem de güncel...
Bienalin İvet Çurlin, Ana Deviç, Nataşa İliç ve Sabina Saboloviç'ten
oluşan küratörleri, Hırvat Kızlar Topluluğu ''What, How & for
Whom'' isimleriyle müsemma bir konsept çıkartmışlar.
Ülkesinin demokrasi tarihi çok şanlıymış gibi, boyundan büyük işlere
kalkışıp bienalin sunuş yazısında bize ders vermeye kalkışan Çinli
küratör Hou Hanru'nun ''İyimserlik'' ile uzaktan yakından alakası
olmayan... Kafasına torba geçirip nasıl nefessiz kaldığını video çeken
Çinli gibi ''sanatçı''ları çağırdığı geçen yılki Bienal'den sonra...
''What, How & for Whom''un hazırlayacağı 2009 Bienal menüsünün
daha zengin ve içi dolu olacağına dair bir iyimserlik taşıyorum.
Bir kere, sunuşlarında bile şık bir duruş sergilediler. Bienalin
ana-temasının açıklanacağı toplantıda resmen sahneye çıkıp Brecht'in
oyunundaki şarkıyı seslendirmeleri bir tavırdır. Sanırım, bunu CEO'lara
benzeyip piyasayı pompalayıp duran küratörlerin de düşünmesi
gerekiyor...
Sayın baylar, bize hep ders verirsiniz:
''Aman, günah, ayıp, kötü, yanlış.''
Aç karnına kuru öğüt çekilmez.
Önce doyur beni, ondan sonra konuş.
Sende göbek, bizde ahlak nedense.
Şimdi bizi iyice dinle bak;
İster şöyle düşün, istersen böyle:
Önce ekmek gelir, arkadan ahlak.
Artık vermek gerek, unutmayın sakın,
Tüm nimetlerden, payını yoksulların.
İnsan neyle yaşar?
İnsan neyle yaşar: Ezip hiç durmadan.
Soyup, dövüp, yiyip yutarak insanları.
Yaşayabilmek için hemen unutmalı,
İnsanlığı unutmalı insan.
Katı gerçek budur, kaçınılmaz
Kötülük yapmadan yaşanamaz.
Efendiler bize ahlaksız dersiniz
Kötü kadın, utanmaz fahişe
Aç karnına suçlanmak hiç çekilmez
Önce doyur beni ondan sonra söyle
Sende şehvet, bizde edep nedense.
Şimdi bizi iyice dinle bak;
(...)
Çeviren: Tuncay Çavdar
|