Hormonlu futbolun
DNA'sı ile oynanmış Becali'si

Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuHormon ve DNA oynama tekniklerinden sonra meyve ile sebzelerin mevsimleri de şaştı mâlumunuz... Artık, neredeyse 12 ay bulmak mümkün, kış sebzesi, yaz meyvesi kalmadı. Kuşkusuz, bunda globalleşme ve global dünyanın ticaret yollarının İpek Yolu'ndan çoktan çıkmasının, dolayısıyla dünyanın öbür ucunda yaşanan yaz'ın ürünün sizin kış'ınıza tazeliği bozulmadan 1-2 günde taşınabilmesinin de payı var ama asıl olan hormon ve DNA... Hayır, evde saksıya ektiğim biber ve domates ile karpuz'dan yola çıkıp küresel ısınma, organik tarım konusunda yazmayacağım!

Konumuz: Hormonlu ve DNA'sı ile oynanmış, giderek amorflaşan, tadı tuzu kaçan futbol ve spor dünyası...

Şunun şurasında Pekin'de Olimpiyat'ın başlamasına saatler kaldı ama içimde 10 sene önceki heyecan, merak ve arzu yok. Mesela 100 metreyi kim kazanacak, sırtüstünde rekor kıracak, üç adımda daha uzağa atlayacak, 4x100'de bayrağı düşürecek vs vs vs... Artık, Olimpiyat'ı beklemenin bir mânası kalmadı; o kadar çok turnuva, yarışma, şampiyona var ki... Çin'in özelliği, gizemi silindi.

Eskiden beklerdik, özeldi, 4 yılda bir büyük bir şölendi, her yerde ve her zaman birarada göremeyeceğimiz yıldızların sırf madalya almak için varlarını yoklarını ortaya koymalarını beklerdik. Amatördü.

Halbuki, bugün öyle değil; atletizmde son 10 yıldır Golden League, IAAF Grand Prix, Meeting, Final, bütün bir yaz boyu her hafta bir yerlerde koşuyorlar, sıçrıyorlar, atıyorlar, hepsi de naklen yayınlanıyor... Üç gün önce yarışan aynı atletler, Pekin'de de koşacak sonra da altın külçesi, elmas parçası, kapkaçak için bir yerde yarışmaya devam edecek.

Muhammet Ali'nin maçı çocukluğumun en unutulmaz olayların biriydi, sabaha karşı kalkılır, ringe çıkması beklenirdi, ''Kelebek gibi uçacak, arı gibi sokacak''... Şimdi, hangi Unvan kimde kim Kıtalararası, kim Akdeniz, kim gerçek Ağırsiklet Boks Şampiyonu?! Herkes bir Unvan Maçı organize ediyor, bir yerlerin aynalı kemerini veriyor.

Voleybolda artık neyin ne olduğunu karıştırdık, Eurosport'u açıyorsun Küba ile ABD maçı var, nedir GrandPrix; 2 gün geçiyor yine açıyorsun yine onlar! Nedir Mırandfiriks! Erkeklerde, kadınlarda sürekli turnuvalar, elemeler, finaller, finallerin finalleri... Aradan 5 gün geçecek bu sefer Pekin'deler... Eskiden Küba'nın voleybol maçını beklerdik...

Wimbledon'un, Roland Garros'un özelliği kalmadı ATP, WTA Tour turnuvalarından başımız döndü; aç televizyonu Federer-Nadal oynuyor bilmem nerede. Nerede kaldı, John McEnroe'yu, Jimmy Conors'ı, İvan Lendl'ı, Boris Becker'i, Martina Navratilova'yı seyredecek olmanın heyecanı...

Artık, hani Dünya Şampiyonası, şampiyonları bile eski kıvamında değil, atletizmde Avrupa Şampiyonası dahi keçiboynuzu tadında, seyredeni bile yok bizden birileri koşmuyorsa.

Bu, şunun gibidir Metallica'yı beklersin 9 sene, müthiş bir heyecandır ama eğer birara Joan Baez'in yaptığı gibi kavun-karpuz festivalinde dahi Metallica sahneye çıkarsa gitmezsin artık, kabak tadı verir.

İktisatta Azalan Verimler Yasası vardır, sporda da giderek endüstrileşme ile birlikte bu yasa işlemeye başlıyor.

Eskiden, eskiden derken 15 sene önce Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Real Madrid'in maçını seyredecek olmak müthiş bir olaydı.

İngiltere Süt Kupası'nın finali var diye pazar günü eve kapanılırdı. Bugün hangi kanalı açsan Liverpool, Manchester United, Barcelona aklına kim gelirse hazırlık maçıydı, özel turnuvaydı, her gün oynuyorlar... Eleme turları, grup maçları, 2. tur grupları, İntertoto, UEFA Ligi, Avrupa'nın onu bırakın Güney Amerika'nın bütün ligleri haftanın her gecesi canlı canlı...

Her köşe başında bulup satın alabileceğiniz işporta malları gibi... Üstüne üstlük, alın diye paçanıza yapışıyorlar.

Zevk için değil iddia için, bahis için takip ediyor millet, otomatiğe bağlamış gibi...

Koca bir hipodroma ve atyarışına dönüşüyor spor dünyası ve seyreden de parayı bastığı hayvana ''Ayrıl da gel'' diye bağıran yarışsever'lere dönüşüyor, sporcular da at'a!

O yüzden, mesela Türkiye-Almanya maçında Alman'a parayı basan vatandaş, kuponu tutsun da ne olursa olsun umursamayabiliyor, kazanınca da sevinçle 3 kuruş parasını almaya gidebiliyor.

Bu dünya garabetleri soframıza getiriyor, domates gibi olmayan domatesleri...

İşte, tam da bu yüzden Steaua Bükreş'in Başkanı, eski menajer Becali'nin lafları hormonlu amorf domates gibi... Takımı şike ve teşvik iddialarıyla ligden ihracın kıyısından dönen, eli UEFA'nın içine kadar uzanan, hakkında Romanya Hükümeti'nin açtığı soruşturma devam eden Becali'nin, eskiden oyuncu satıp para kazandığı ve bunu yapabilmek için kapısını aşındırdığı Galatasaray'la oynayacakları Şampiyonlar Ligi öncesi söyledikleri, DNA'sıyla oynanan tohumun meyvesi gibi...

Becali, maçı maçlıktan çıkartıp Dinler Savaşı'na dönüştürmeye çalışıyor.

Karşılaşma, Romanya'da Kutsal Meryem Ana Haftası'nda oynanacak... Her türlü dolabı çeviren, ligin son haftası şampiyonluk mücadelesi verdiği rakibinin karşılaşacağı takıma teşvik gönderip kendi rakibine para yediren, yani teşvik verip şikeyle kazanan Becali diyor ki: ''Mücadelemiz Kutsal Meryem haftasına denk geliyor. Rakip de Müslüman. Kazanmak daha bir anlamlı olacak!''

Hadi, buradan yakın!

Ziraat ile bağlayalım; eğer aldığınız tohumun DNA'sı ile oynanmışsa yaptığınız tarım, evinizin balkonunda dahi organik olmaz. Kandırmayın kendinizi! Kandırtmayın!
Ultraspor-4 Ağustos 2008









Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular, Anıl Çırpan'ın köşesi burada Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm