Konu mankeni tunç özgörener'in köşesi
Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuMidesi kaldırmayanlar, halk deyimiyle ''Türkan Şoray Kuralları'' olanlar okumasın... Bahsedeceğim sergiye de gitmesinler. Bol miktarda kan, irin, safra, meyve posası, iğdiş edilmiş sakatat, şarap bunlara bulanmış kadın ve erkek bedenleri... Bütün bunlardan ortaya çıkan ise pagan, şiirsel, mistik bir ''şey''... Peki bu sanat mı?  Sanat için nelere katlanırsınız, katlanabilirsiniz; sanatı ne kadar sevebilirsiniz yahut da sanat nedir?  Toplu seks ayini, paganlık, ''Sanat için soyunurum''un ölçüsü nedir?

Kuşkusuz, bunların hepsi de tartışmalı mevzuular... Hele ki bizim gibi tuhaflıklar garabetler sirkine dönmüş bir memlekette.

Bienal hakkında fikirlerimi ''Kırmızı Giyen Kadınların Propagandist Bienali'' diye yazmıştım, 8 Kasım'da bittiğine göre arkalarından konuşmuş gibi olmayacağım...

Hermann Nitsch'in sergisinin açılışını gezerken düşündüğüm ilk şey eğer ''İnsan Neyle Yaşar'' diye soran ve buna cevap verdiğini sanan Bienal'de... Nitsch yoksa, zaten Bienal'i ''Errorist Kabaret'' dışında toptan çöpe atmak gerekir(di)...

Aslında, Hermann Nitsch gibi Batı dünyasında bile çok tartışmalı bir adamın Türkiye'de açılan ilk sergisini ve gezerkenki hissiyatımı anlatmak zor... Kaldı ki, serginin ana-konusu olan Orgien Mysterien Theater adını verdiği performans da tartışmalı.

1998'de 
Avusturya'da ortaçağdan kalma bir şatoda sergilenen 6 günlük bir performans bu. Her ne kadar sergi bülteninde ve oradan apartma basma kalıp bir iki tanıtım yazısında ''Âlem ve Gizem Tiyatrosu'' diye çevrilmiş olsa da... Orgien bildiğiniz Orji ya da Şarap Tanrısı Baküs'ten kalma pagan bahar âyini, toplu seks âyini...

Sergi,
OMT'da çekilen fotoğraflar, dökümantasyon videosu ve OMT'nin daha sonra tekrarlanan 2 günlük versiyonunda çıkan malzemelerle yapılmış ''tablolar'' ile 1960'lı yıllırdaki ''eylemeleri''nde çekilmiş fotoğraflardan oluşuyor. Yani bir nevii Hermann Nitsh'in oto-biyografik bir sergisi bu.

Yine de tavsiyem, önce dökümanter videoyu seyredin 
sonra çıkıp tablolara ve fotoğraflara bakın yoksa fotoğraf kareleri havada kalabilir ya da ilk gördüğünüz anda öğürerek dışarı kaçmanıza neden olabilecek denli ''iğğrreeenççç''ler, ki ben öyle bulmadım.

Aç karnına mı gidersiniz bilemem, fakat kafanızdaki ''Türkan Şoray Kanunları'', hayvan hakları gibi şeyleri de sergi mekânının dışında bırakın. Görecekleriniz şiirsel bir şiddet taşıyor, kesinlikle pagan... Katıksız ajite edici. Dökümantasyonu seyrederken bir yandan da sanat tanımınız, sanatı ne kadar sevdiğiniz, sanat için nelere katlanılabileceği gibi şeyleri de ister istemez düşünuyorsunuz.


Sanal âlemde search yaptığınızda fotoğraflarını Youtube'da 1-2 video ve 1-2 sözlükte yorumcuklar da görebilirsiniz.

Fakat bunları bir yana bırakın. Çünkü bunlar ile sergiyi gezmek arasında... Japonların ünlü ölümcül zehir taşıyan Fugu Balığı Yemeği hakkında Discovery Channel'da belgesel seyretmek ile oturup porsiyonu 1000 dolardan Fugu'yu her an ölebileceğini bilerek yemek (*) arasındaki kadar büyük bir fark mevcut...

Bugün 71 yaşında olan Nitsch, sergisinin açılışında bir köşede sandalyede oturup itina ile katalogları tek tek imzalayıp gelenle sohbet eden kısa tıknaz ak sakallı şirin bir dede görünümünde ama herhalde ruhunun bir yerlerinde ciddi bir Karındeşen Jack de gizli... 

Sergideki tablolar boya püskürtme, dökme tekniği gibi görünse de bildik ''boya'' değil kullandığı malzeme, kan, irin, safra ve meyva posaları, suları.

''Gesamtkunstwerk'' diye tanımladığı Bütünsel Sanat Yapıtı diyebileceğimiz Orji ve Gizem Tiyatrosu'nu seyredince ''Sanat için gerekirse soyunurum'' lafının ne kadar bayağı, sığ olduğunu da göreceksiniz.

6 günlük bir gösteri, Ortaçağ'dan kalma bir şatoda sergilenmiş.
Hermann Nitsch kendisini ''Eylemci'' diye tanımlıyor. Performans sanatçısı diyebilirsiniz, tiyatrocu, ressam fakat bunların hepsinde çerçeviyi zorlayan değil çerçeveyi yere çalıp üzerinde tepinen bir adam. Yaptığı işlerden açtığı sergilerden dolayı hapis bile yatmış.

Hani, tatlı su balıklarının çok moda bir lafı var ya biz de, ikide bir kullanıyorlar ''Ezber bozmak'' diye... Bu adam tamamen bozuyor
.

Orji ve Gizem Tiyatrosu'na baktığınızda ''Sanatçı'', ''Sanat uğruna nelere katlanırım''ın sınırlarının nasıl zorlandığını da görüyorsunuz.

Meydanlık bir yerde gözleriniz tamamen bağlı bir sandalyede çırılçıplak gezdirilir, kan-irin-meyve suyu gırtlağınızdan aşağı boşaltırılır ve bir kadavranın içine çırılçıplak vaziyette saatlerce hareketsiz yatırılırsanız, üstünüze bir başka beden yatırılırsa...

Herhangibir iğrenme refleksi vermeden put gibi durabilir misiniz?

Ellerinizle bir boğanın, domuzun içorganlarını iğdiş edebilir misiniz...

Bırakın bunları yapmayı görmeye tahammül edebilir misiniz?

Olayın bence entresan yönü burada yatıyor. Çünkü
Hermann Nitsch, bunları düşünebilir, sahnelemek isteyebilir ama bunları uygulayacak insanları hem de 6 gün boyunca yapacakları bulmak maharet ister. Üstelik, vşr de gösteri bittiğinde onu alkışlayacaklar... Tıpkı bir moda defilesinin sonunda tasarımcının podyumda mankenlerce alkışlanması gibi.

Tabii ki buradaki alkışlar podyumdaki gibi sahte değil. 

Tek kişilik bir performans olsa
başka bir şey ama bu ''Tiyatro'', belki de dünyada Alman-Avusturya yani Germen ırkından başka hiçbir kimsenin yapamayacağı denli disiplinli, itaatkâr ve dehşet verici, bir o kadar mistik, şiirsel bir gösteri.

Batı'nın katolik din anlayışı, bilinçaltında yatan paganlık, savaş, seks, insan bedenini bir et çuvalı gibi olması... Mesela çok ''iğğğğreennç'' gelebilecek eylemler, sahneler bile aslında o kadar doğal ve olması gerektiği halde ki... Şarap nasıl yapılır, antik yapım tarzı üzümlerin büyük bir yalağa koyulup kadınların içine girip ayaklarıyla ezmeleridir. Bu iyi şarabın doğasında vardır ama artık böyle geleneksel yöntemle imâl edilen şaraplar ancak köylerde bulunabilir. Yahut domates salçası yapmak için benzer bir yöntem kullanılır.

Sizin seyrederken ya da fotoğraflarına bakarken ''mide kaldırıcı'' görebileceğiniz şey sadece budur aslında.

Etler modern tesisler yokken nasıl bir köyde taksim edilirse, etler nasıl kurutulursa, soğuktan korunmak için postlar nasıl giyilirse, hayvanın, meyvenin her zerresi nasıl kullanılırsa OMT'te de tekrarlanan bunlar.

Bunları yaptırırken katolik dinsel terminolojinin altındaki pagan kültürü de rahatsız edici biçimde sunuyor.

Gördüğünüz çıplak bedenleri, eylemleri birer seks gösterisi, objesi olarak algılamıyorsunuz.

Teri, safrayı, doğal sıvıları bir nevii sizin de ağzınızdan aşağıya boca ediyor, hayvan bedenleri gibi beyninizi de iğdiş ediyor.

Çıkarken elini sıkmayı ve bu benzersiz Fugu Balığı Yemeği için tebrik etmeyi ihmâl etmedim...


(*) Ölüm tehlikesine rağmen Fugu bir kadim dünyadan gelen bir gelenek, her yemek bir âyin gibi... Panzehiri yok, her yıl Japonya'da Fugu'dan en az 50 kişinin ölüyor; Kraliyet Ailesi'ne sunulması yasak olan tek yemek. Zehri boşaltma ve balık türlerini tanımak için özel eğitim verildiğini ve zorlu sınavlardan sonra Fugu Aşçısı ünvânı elde edebildiğini, bunun el üstünde tutulan bir zanaat olduğunu da söylemek gerek.
7 Kasım 2009

Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
10 Para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm