Sabaha karşı editörlerin
uyarısıyla gördüğümde siteye koyup koymamayı tartıştık... Zaten yeni
bir medya bölümü hazırladığımız ve hangi gazeteler, manşetleri, 1.
sayfaları, hangi yazarlar diye kafa yorduğumuzdan bununla başlayalım mı
diye düşündük fakat kendi içimizde anlaşamadığımızdan önce görmeme
kararı aldık. Yine de önümüzdeki
günlerde tartışılacağını çok konuşulacağını
biliyorduk. Aynı biçimde 1 oy uğruna
herşeyi yapabilecek Sarkozy'nin abuklamalarının
da, Twitter'daki
Fazıl Say'ıklamaların
da... HaberTürk'ün
internet sitesinin kaldırdığını, bazı sitelerde buzlanarak verildiğini
görünce
fotoğrafı koyma kararı aldık. Çünkü, HaberTürk vak'ası
da, Altaylı'nın Say'a saydırması da, Sarkozy de memleketin
hâl-i pür melalinin aynaları...
Twitter'da hemen
#boykothaberturk, #haberturk Trendy oluvermesine şaşmamak gerek, kadın
hakları savunucuları, medya (t)etikçileri ayaklanacaktır, hatta
Habertürk binasının önünde kitlesel bir protesto eylemi olursa da
irrasyonalitenin rasyonelite haline geldiği Türkiye'de bunları tuhaf
karşılamamak gerek.
Malum... Habertürk, sırtında
kasap bıçağı ile öldürülen kadıncağızın Şefika
Etik'in fotoğrafını olduğu gibi ''kadına
Şiddette Son Nokta'' diye sürmanşete koyunca kıyamet koptu.
Maktulenin ve dolayısıyla katili kocasının soyadının Etik olması bile
bence bu manşet için yeterli. Fakat görünen o ki bu manşet Fatih
Altaylı ve ekibinin sırtına inen bir bıçak olacaktır, çünkü haber
Twitter'daki tepkiler üzerine hemen gazetenin internet sitesinden
kaldırılmış...
Sigara, içki, kan görüntülerinin televizyonda şiddete ve kötü
alışkanlıklara özendirmemek maksadıyla buzlandığı, gazete manşetlerine
çıkartılmadığı Türkiye giderek manyaklaşıyor, sokak ortasında eski
karısını kurşunlayıp sağa sola ateş açıp çatışmaya girdiği polisi
yaralayan adam haberi ile Kadın sığınmaevinden barışacağım
diye çıktığı kocası tarafından bıçak darbeleriyle öldürülüp evi yakılan
Şefika Etik'in haberleri 57 saniye veriliyor.
Sigara paketlerinde kararmış ciğerler, ölümüne 5 kalmış insanlar,
televizyonda belki de hayatını kaybetmiş ya da şimdi komada olan,
akciğer kanseri ya da kua-koah hastasının ''reklamları'', bilboardlarda
trafik kazalarının enkaza dönmüş otomobillerin fotoğrafları...
Bunlardan, bu yaman çelişkiden
rahatsız olan, tepki gösteren yok.
Habertürk olayı bütün dehşeti ile gözler önüne serince Etik tartışması,
büyük tepki... Soyadı Etik olan ve daha önce cinayet işlediği için
mahkum edilip ''Rahşan affı'' ile sokağa salınan katilin, belki de
karısını öldürmesinden dolayı mahkemede hafifletici neden, aşırı tahrik
gibi unsurlarla 3-5 sene alıp, hapishanedeki iyi hali yahut da bilmem
ne affı ile tekrar salınıverecek olmasına tepki yok.
Kadın öldürmek vak'a-i âdiyeden nasılsa...
Öldürülsünler, biz görmeyelim, duymayalım, konuşmayalım, buzlayalım!
Acı ama gerçek şu ki ne hayat ne de gerçekler buzlanamaz!
Yaşadığımız vahşi doğada buzlama yok.
Ayşe
Nur Arslan, Medya Mahallesi'nde CNNTürk çalışanlarının HaberTürk
manşetine büyük tepki gösterdiğini ve mutlaka programda bahsedip
eleştirmesini talep ettiklerini anlattı...
Bu da medyanın aynası olsa
gerek. Benzer bir tepkiyi kendi haberleri için gösteremeyecekleri gibi,
Ayşe Nur Arslan'ı sabah karşılarki gibi bir kalkışmaya da
kalkışamazlar.
Tıpkı, HaberTürk içinde buna tepki gösterenlerin ''Tensikat dalgası''
kendi kıyılarını döverken kalkışamayacakları gibi...
Tabii
ki ''Tensikat'' kaygısı yaşamayanlar hariç, çok entresan bir manzara,
Balçiçek Pamir İlter'in Twitter'da gösterdiği tepkiyi haber yapan bir
sitede onun haberinin yanında vücudunu sergileyen bir kadın ünlünün
foto-galerisinin olması...
Ekmek parası kaygısı dersiniz, reyting kaygısı dersiniz, tiraj kaygısı
dersiniz ne derseniz dersiniz medyanın hâli değişmez.
Sarkozy'nin Ermeni abuklamalarına gelince, gösterilen tepki doğal doğal
olmasına da bu memlekette her gün, ha babam de babam, kanal kanal
gezdirilip konuşturulan, sırf bunları kaleme alsın diye başköşeye
oturtulan bir sürü ''aydıncık'' var hatta Sarkozy'nin söylediklerinden
çok daha ilerisini söyleye söyleye Nobel alanlar bile mevcut...
Onlar baştacı edilirken Sarkozy'nin tükaka olması sizce de tuhaf değil
mi...
Fazıl Say'ın Twitter'dan yazdıklarına tepki gösterilerinin en önünde
elinde meşale ile yakmak için yürüyen Fatih Altaylı'nın şimdi benzer
bir kampanya ile kendisinin kalacak olması ya da kendince insanları
''gerçeklerle yüzleştirmek'' için Tweet atan Fazıl Say'a tepki veren
Altaylı'nın Şefika Etik'in fotoğrafını benzer biçimde şürmanşete koyabilmesi...
Tuhaf değil mi?!
Fakat irrasyonelitenin rasyonelleştiği topraklarda normal karşılamak
gerek...
07 Ekim
2011 Olmayan 07 Ekim 2011
|