Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuBen, memlekette bir ''future'' göremiyorum; diğer yandan Füturistler var gelecekten haber veriyorlar fütursuzca. Bayılıyorum aslında bunlara, benzer türdeşleri medyada da var, kendilerini pazarlamayı, satmayı çok iyi becerirler.

Bu Fütüristler de, Gelecek Mimarları bir nevii ya da öyleymiş sanılıyor; yaldızlı, janjanlı cicili bicili şeyler bunlar, yaşam coachluğu gibi çok modalar, hikmetleri kendilerinden menkul. ABD'de, İngiltere'de merdivenaltı, alışveriş merkezi üniversiteleri var; 5-10 bin dolara istediğin sertifikayı al, sonra gel yaşam coachu ol, trendsetter, tasarımcı, modacı...

Bunların böyle ağız yaya yaya ballandıra ballandıra anlattıkları, yazdıkları bazı şeyler var ki, çizgi dizi Futurama'yı seyrederken bu kadar eğlenmiyorum.

Şimdi, bunu yazdım diye kınamaya kalkışacaklara, bıyıkaltındanFuturama gülmeye kalkışıp ne anlarsın havası yapacaklara hemen yapıştırayım, mesela hâlâ şu gazete ebadında kağıt gibi bilgisayarı-ekranı göremedik katlayıp arka cebimize koyacağımız türden... Tamam olacak da bunu söylemek bir hikmet değil, sen yapmıyorsan başkasının malını satıyorsun.

Yahut ne oldu organik yakıtlar, Greenpeace'ciler bile nükleer santrallere karşı çıkmaktan vazgeçti... (Bunu ayrıca yazacağım)

Neyse konumuz bu değil, bu tip işlere tutup para verenler, geleceğin dünyası nasıl olacak diye yayına çıkartanlar, matah sananlar düşünsün...

Memleketin ahvâli kararmış... Size göre aydınlık olabilir ben karamsarım belki de...

Ne güzel memleket aslında, vur patlasın çal oynasın! Mustafa Balbay'ın da günlüğü yayınlandı memleket daha bir aydınlandı.

Önce olayın profesyonel yanını söyleyeyim, biz görüştük yayın ekibi olarak ve Site Kılavuzu'muzda da varolan ilkeler gereği, daha önce de, çeşitli konulardaki benzer kaset-kayıt örneklerinde de olduğu gibi, bilerek atlamaya, herhangi bir biçimde bahsini geçiren bir haber dahi yapmamaya karar verdik. Ne kadar hit getirirse getirsin bundan sonra da böyle olacaktır.

AMİRAL GEMİSİ'NDEN DEĞİL FİLİKADAN

Aslında, ben de yazmayacaktım ama sonraki tuhaflıklar ve benim karamsarlığım diyelim yazmaya itti.

Bakınız, Balbay o olabilir bu olabilir; ekranda gördüğüm birisi, bir görüntüden ibaret benim için, isnat edilen suçları gerçekleştirmiş de olabilir, alâkası da olmayabilir.

Açıkçası, bunlar beni ilgilendirmiyor. Bunlar ''Aaa Canbaz'a bak'' gibi...

Bu ''günlük''ün ne tamamı, ne de yayınlıyan sitenin yayın yönetmeninin söylediği gibi ''sadece suçla ilgili bölümleri''ni (hakim mi, savcı mı suçla ilgili bölümlere karar veriyor o da ayrı) vermiş olmaları da, bunu tefrika etmeye devam edecekleri de beni ilgilendirmiyor. Nereden buldukları, kimin verdiği de beni ilgilendirmiyor.

Ben de, bugün bir günlük yazarım. Adolf Wölfli'nin de günlükleri vardı. Herkes yazabilir, hatta bunu yayınlayabilir, ''habercilik'' olur.

Önemli olan bunun nerede ve nasıl yayınlandığı ve bunun ne ifade ettiği.

CNNTürk yayınında Şirin Payzın, günlüğü yayınlayan sitenin yayın yönetmeniyle konuşuyor ama rahatsız, sesi, suratı iğreti, zaten lafı da hemen bağlayıp kapatmaya çalışıyor.

Cüneyt Özdemir 5N1K'da yer vermediklerini çünkü şaibeli olduğunu, ispatlanmadığını kapanış konuşması olarak veriyor.

Tuhaflık şurada...

Bu ''günlük''leri koyan ''Doğan Burda’nın çatısı altında yayımlanan Tempo24, yüksek profesyonel standartlara sahip gazeteciler tarafından hazırlan''an bir site...

Hani Tempo dergisi vardı ya, satılmadığı için ''kapandı'' pardon aylığa çevrildi. Normal yayındayken yaptığı tek şey Aktüel ile yarışmaktı ama ikisini toplasan 15 bin zor satan kopya kağıtlarıydı.

Ben, bizim medyada yaptıkları işleri satamayıp batıran ama kendilerini her vesile ile satmayı başaran bu ''yüksek profesyonel standartlara sahip gazeteciler''e bayılırım, tonla örneği vardır.

Biz, kendi halimizde gayet tuhaf bir internet dergisiyiz ama ilkelerimiz var; peki, bugüne dek Doğan Grubu değil miydi, özel hayata müdehale, yandaş medya, servisçi medya diye diğer belgeleri yayınlayanlara karşı çıkan...

Nerede kaldı Doğan Grubu'nun Anayasası?!

Tabii ki, demokrasi ve yayın özgürlüğü, habercilik kaygıları var; şöyle ki, her yerde kendi içinde farklı fikirler, anlayışlar, renkler vardır, hele koskocaman bir yayın grubunda, grup olmanın nedeni de farklı yayın çeşitliliğidir. Fakat bunların üzerinde başka şeyler vardır, olması gerekir.

Tıpkı, dünyanın en özgür ülkesinde bile bir Anayasa, en azından o özgürlüğü koruma altına alacak bir Anayasa vardır ve onun ihlâl edilmesine izin verilmez, zırt pırt da her güne göre değiştirilmez, yani öyle ihtiyaçlara göre değişmez Anayasa.

Siz, bakmayın bizim demokrat ABperverlere; Fransızlara bakın nasıl Bask bölgesinde ayrılıkçı partileri sokmadılar seçime, iki katakulli ile bir de Milliyetçilere kaybettirdiler seçimi. Bak, Kuzey İrlanda'da 2 olay oldu, hemen İngiliz Özel Birlikleri eller tetikte Belfast'a indi. Çıkartsın biri kafasını nasıl indiriyorlar aşağıya.

Dolayısıyla, Anayasalar korunur, bütünlük korunur, farklılık başka şeydir, ben kendi başıma farklı hareket edeceğim demek farklıdır. Hatırlayınız Kuzey-Güney savaşını; bakınız Belçika'nın hâline.

Siz de, bir yayın grubu olarak Anayasa'nız varsa korumakla mükellefsiniz, Amiral Gemisi atmasın bombayı da filikadan ateşleyelim derseniz olmaz...

Filikadan ateşledikten sonra da sanki alakanız yokmuş gibi ellerinizi cebinize sokup ıslık çalarak uzaklaşmaya çalışırsanız hiç olmaz.

Herhalde, sözkonusu site kendi başına hareket etmedi; eğer ettiyse durum daha da kötü demektir ama bu onların sorunu.

Yazıyı Allame-i Füturistlik yaparak bitireyim; bundan 2-3 yıl önce, benim gibi askerliğini Güneydoğu'da yapmış bir arkadaşımla sohbet ediyorduk, ki benim askerliğimin onunkinin yanında bahsi bile edilmez ya neyse, bir gün gelecek askerlik vazifesini Güneydoğu'da yapmış olanlar suçlanacak dedim, nasıl olur dedi.

Hatırla dedim bir zamanlar İnsan Hakları Derneği vardı, hiç şehit cenazesine gitmez, nerede pkklı töreni var bunlar orada ama hani herşeyi insani maksatlarla yapıyorlar, özgürlükler, kimlik, demokrasi sanki benim şehidimin insani hakkı, onun arkasında kalanın hakkı yokmuş gibi, sonra ne oldu, onun başkanı yan kuruluştan milletvekili oldu, şimdi o dernek nerede... Kadın tutukluyken 50 bin oyla milletvekili seçildi, dokunulmazlık kazandı, bunun adı demokrasi oldu, benzeri bir şey ne bileyim El Kaide tutuklusu biri ABD'de senatör olabilir mi, Guantanamo'dan çıkıp mesela...

Bunlar olabiliyorsa yakın future'da bekle dedim, önce Ordumuzu yıpratacaklar sonra başlayacaklar.

Güldü. Aklı havsalası almamıştı, nasıl olurdu ki, mesela Bolu'da köyler vardı, giden gelmemiş, gelen Gazi dönmüş, mesela onun kaç tane devresi düşmüş şehit olmuş. Güldü ama sonra yüzüne de bir perde indi hafiften.

Dolayısıyla, Su'dan toplantıya gelen Talabani'nin bağımsız Kürdistan emellerinden vazgeçmiş ''gibi yaptıkları'' sözlerini iyi okumak gerek. Bu da, oyunun 1 sonraki level'ı çünkü.


Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
Nerede öldürülmüştü?
Monşerlerin çıkartması gereken ders
Şenol Güneş istifa!
Fotoğraf bir sanat mıdır
2012, aslında 2012 değil... VII. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... VI. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... V. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... IV. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... III. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... II. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... 1. Bölüm
Sarımsaksporluluktan Nasibini Almamışlar
Kankırmızı kapkara bir günün hâtıratı
BaşPagan Hermann Nitsch ile Fugu
10 Para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm