Elina Brotherus ya da
DARALKIZ'IN TEŞHİRİ
Kuzey
Avrupa ülkeleri malum basık atmosferli, soğuk, kasvetli, bunalım
yerlerdir, diğer yandan da refah düzeyleri yüksektir; gençlerinin
bizdeki gibi kaygıları, gelecek endişeleri yoktur ama bir boşlukta
yüzerler... Ruh halleri Trainspotting'teki tiplere benzer yahut da hani
iktisadi bir benzetmeyle stagflasyon gibidirler... Paradoksal bir
durumları vardır.
İstiklâl Caddesi'ndeki YKB Kazım Taşkent Sanat
Galerisi'ndeki Elina Brotherus'un fotoğraf sergisi de bu ruh hâlinin
tezahürü... Psikolog veya patolog olmaya gerek yok.
2 satır
katalogdan, 3 satır ''sanatçı''nın söylediklerin alıp 1-2 satır da laf
salatasıyla süslemek suretiyle ''sergi yorumu'' yazmadığıma göre...
Gördüğümü yorumlayabilirim.
Canı sıkılan Finlandiyalı
Daralkız, almış fotoğraf makinesini gayet realist realist çekmiş
bedenini; çıkmış bir tepeye her yerde bulabileceğin dağı bayırı, taşı
toprağı çekmiş.
Gustave Courbet'in yapıldığı dönemi de
düşünürseniz realizm'in uç noktası L'origine du Monde tablosunda bir
estetik vardır, estetik tartışmaya malzeme olacak bir sanat vardır
mesela, fakat Elina Brotherus'un fotoğraflarında bu yok.
Model
veya tasarım olarak kendi bedenini kullanmak yeni bir şey değil, Nü
fotoğraf-resim ve hatta performans-happening hiç yeni değil... Zaten,
Nü'de çok ince çizgiler, sınırlar vardır; estetik ile erotik,
pornografik, bayağı-Kitsch olma halleri arasında...
Brotherus'unkilerde
bunlar da yok, ''Canım çok sıkıldı fotoğraf makinesini ayarladım,
geçtim karşısına çektim!'' İyi de bize ne! Hani ''Sanat için
soyunurum'' klişesi vardır ya, fakat bu sanat değil!
Banyodan
çıkmışsın buhar kaplı aynanın karşısına geçmişsin, buhar dağıldıkça
aynadaki aksin görünür hale gelmiş, bunu videoya çekip seyrettirmen de
sanat değil. Daha önce nerelerde ''sergi''lendiği(n) de, ''sanat
piyasası''nın hangi sonradan görmesi ne kadar para vermiş senin bir
fotoğraf karene beni ilgilendirmiyor. Artık günümüzde bunlar ölçü
olmaktan çıktı.
Benim şaştığım şu, küratör de Rene Block, bir de gayet derin analizler
yazılmış hakkında...
Hayır,
benim asıl merak ettiğim... Finli Daralkız değil de, bizden bir Emo,
kalkıp gelse ve çektim sergileyin dese asacak mısınız koca sanat
galerisinin duvarına?!
Sakın, insanı ahlak kumkumalığı
yapıyormuş, sanat düşmanlığı ediyormuş durumuna sokmayın, ben çekip
getireceğim, koyacak mısınız?!
Videosunu da çekerim, yanında
da 2-3 manzara, dağ taş bulurum. Üstüne alıntı-gönderme yapılacak bir
metin, şarkı, oratoryo, yazacak bir şeyler de iliştiririm. Sorun şu ki
bunun adı sanat, yapılanın adı da sergi olmaz, olsa olsa teşhir olur...
Teşhircilik huyum yoktur ama yine de ısrar ederseniz ''Sanat için
soyunurum!''
Ultraspor-2 Kasım
2008
|