''Sarko
Killer / Qu'est-ce que c'est / fa fa fa fa fa fa fa fa fa far better /
Run run run run run run run away...'' Sevgili Talking Head ve
Solistleri David Byrne'den ve yıllarını barlarda ''Sayykkoo'' diye
bağırarak geçiren birkaç jenerasyondan özür diler, gönüllerini almak
için Psycho
Killer'ın 1980 Roma konseri videosunu sunarım
ama, bu deformasyon, tam da
Sarco'ya uygun düştü... Asala'nın
Hâmisi Fransa'nın sözde ermeni tezlerini inkârı, bırakınız inkâr
etmeyi, şüphe etmeyi dâhi yasaklayan yasasının ardından hedefteki adam
Sarco'ya kızmalı mı kızmamalı mı bilmiyorum, çünkü bu bereketli
topraklar da ona rahmet okutacaklar var.
Kişisel olarak,
haris
ve kıskanç insanların teşkil ettiğine inandığım Fransa'ya karşı duygu ve düşüncelerimi
yazmış idim ama halen Fransa'daki Türk Mevsimi'nde neden Eyfel'den
aşağıya para saçmak gibi absürd bir iş yapmıştık anlamış
değilim... Yine de Fransa'da sergilenen son Comédie-Française üzerine
tepki olarak ben de zedrici tedbirler almaya karar verdim...
Mesela, içim
kanayarak da olsa... Artık, varolmayan Konak Sineması'nda (Maçka Domes parkı
karşısındaydı orayı katlettiği için Kastelli'yi affetmem)
La Boum'u seyrettiğim 13-14 yaşlarımdan beri âşık olduğum Sophie
Marceau ile düzeyli ilişkimi kesmeye karar verdim, elvedâ mon amour
au revoir Sophie gerçek
soyadınla Maupu!
Artık
başka aşklara yelken açacağım...
Fransa'yı tel'în
ve boykot ederken kişisel tarihlerimizle de hesaplaşmamız lazım. Evet,
ben de ''Tarihimizle yüzleşmeliyiz, Tarihimizle hesaplaşmalıyız'' diyen
tayfa gibi düşünüyorum ama uzak, kadim tarihimizle değil, yakın
tarihimizle yüzleşmeliyiz.
Beyoğlu'ndaki Cezayir Sokağı, Cezayir Çıkmazı... Adı bile kaderini
ifade ediyor... ''Fransız kültürü''nün sergileneceği bolbol kazıklı
eğlence Fransız
Sokağına törenle
çevirilmemiş miydi? Sonra tepkiler üzerine tekrar Cezayir
oluverdi...
Fransa Meclisi'nde konuşan Patrick Deveciyan'a büyük tepki var;
sormuşlar Deveciyan'a ''Neren doğru!'' Deveciyan da ''Ben bozacıyım ama
şıracının da Nobel'i var'' demiş... Adamın konuşma metnini alın
ranseymanlarına bakın, sonra kızın!
Evet, Türkiye'de Deveciyan'dan
daha beterini söyleyenler ''aydın'' diye taltif edilmedi mi?
Tarihimizle yüzleşelim, ezberleri
bozalım, empati kuralım, Erivan'da yemekleri lüpletelim, Taksim'de
mumlar yakalımcı liboş II. Cumhuriyetçiler,
televizyon
televizyon gezip resmi tarih size yalan söylüyor diye laf salatalarını
empoze etmediler mi?
Halen etmeye devam etmiyorlar mı?
Asala
kurbanı diplomatlarımız, dışişleri görevlilerimiz ve ailelerinin
adını
anmayanlar, Asala'yı protesto etmek için kendini yakan Artin Penik'ren
ders almayanlar, hatta Ermeni teröristlerin katlettiği Talat Paşa'ya
katil diyenler itibâr görmedi mi,
onlara
tepki gösterenler de vay ırkçı diye suçlanmadı mı?
Ne
Mutlu Türküm Diyene denilmesin diye kampanyalar düzenlenmedi mi?
''Ne Mutlu Türküm Diyene''
diyenlere ırkçı, kafatasçı deme cürretini gösterenler çıkmadı mı bu
topraklar da...
Mütareke
basınına Ali Kemal'e rahmet okutanlar, günümüz medyasında patronlarca
tv gazete yönetimlerince Abdurrahman Çelebi yerine koyulup elüstünde
tutulup prim yapmadılar mı?
Dahası bu empatik sempatik faaliyetleri karşılığında Fransa'dan
İsviçre'den burstur, proje desteğidir, kitap yazmaydı, akademik
programdı gibi götürme yöntemleriyle ermeni
paralarını lüpletmediler mi?!
Bunlar olmadı mı oldu!!
Marsiya'daki
iğrenç heykel
açıldığında, jendi başına biletini alıp geri dönen konsolosumuzu zorla
geri göndermedik
mi...
Eğer Fransa'da
yaşayan 500 binden sadece 3-5 bini gösteri
yapıyorsa, diğerleri
kafasını çeviriyorsa sen zaten bitmişsin... Fransa'da yaşayıp da inkar
davası açılmasına neden olmayan kim varsa vatandaşlıktan atarım!
Gitsin
Fransız olsun!
Cezayir Anıtı
aç, evet ama yetmez!
Onların anladığı
dilden konuşacaksın!
Yakışıklı Philippe'in paralarına elkoymak için Papa
V.
Clemens'le işbirliği yapıp sapkın ilan ettikleri, engizisyon
işkencesinden geçirip
kazığa bağlayarak yaktığı Jacques de Molay ve Tapınak Şövalyeleri'nin
anıtını dikmek gerek!
Taksim'de Fransız
Kültür önüne dikmeli ve bu da yetmez!
Saint
Barthelemy Günü'nü anmalı her 24 Ağustos şafağında Fransız Kültür
kırmızı boyayla yıkanmalı Katledilen Protestanlar Anıtı da açılmalı!
Marsilya'daki pis
heykele karşılık başka bir heykel daha gerekir...
Nazi işgalinde
işbirliği yapan Fransızların Nazilere sattığı ama
Necdet Kent'in Marsilya'da Kurtardığı Yahudiler Anıtı'nı da dikmeli...
Kökü Osmanlı'ya uzanan Deveciyan'ın
neresi doğru şıracısına sormalı ama hani Hıristiyan haklarından
bahsetti ya o kürsüdeki meşûn konuşmasında...
Vatikan'ın temsilciliğinin
önüne de soykırım anıtı dikilmeli...
Hitler'in
Auschwitz'e giden Ölüm Trenlerine Gözyuman Papa
heykeli dikilmeli...
Adını da Arbeit
Macht Frei - Çalışmak Özgürleştirir koymak
gerekir; değil mi ki, gençliğinde
Waffen SS
neferi olan Tanrı'nın
Rottweilerı lakaplı Alman Joseph Alois
Ratzinger, XVI. Benedictus adıyla Papa olduktan sonra
Hitler'in işbirlikçisi Papa 12. Pius'u Ululuk mertebesine yükseltmedi
mi?
Yakında da Aziz ilan edilmeyecek mi? Piskopos Malacchi'nin Son
Kehaneti çıkarsa olamaz
ama yakışır Mabed'de Yahudileri katleden Petrus kurmadı mı Vatikan'ı...
Soykırım işbirlikçisi Aziz 12. Pius'a Azizlik verilmesinden daha doğal
ne olabilir!
Evet ama bu anıtlar da yetmez!
En şereflisini Kars'a dikerim! Artin PENİK anıtı!
Esenboğa katliamına dayanamayıp Ermeni terörünü lânetleyerek
kendini yakan Artin Penik Anıtı'nı diker, hemen yanında dev bir
obelisk'e de altın harflerle şu isimleri yazarım:
Viyana Büyükelçisi
Daniş TUNALIGİL, Paris Büyükelçisi İsmail EREZ ve makam şoförü Talip
YENER, Beyrut Büyükelçiliği Başkatibi Oktar CİRİT, Vatikan Büyükelçisi
Taha CARIM, Madrid Büyükelçisi Zeki KUNERALP ve eşi Necla KUNERALP,
emekli büyükelçi Beşir BALCIOĞLU, Makam Şoförü İspanyol Atonyo
TORRES, Lahey Büyükelçisi Özdemir
BENLER'in oğlu Ahmet BENLER, Paris Turizm Müşaviri Yılmaz
ÇOLPAN, Atina Büyükelçiliği İdari Ataşesi Galip ÖZMEN ile 14
yaşındaki kızı Neslihan ÖZMEN, Avustralya Başkonsolosu Şarık ARIYAK ile
koruma görevlisi Engin SEVER, İsviçre Büyükelçisi Doğan TÜRKMEN, Paris
Çalışma Ataşesi Reşat MORALI ile din görevlisi Tecelli ARI, Cenevre
Başkonsolosluk Sözleşmeli Sekreteri Mehmet Savaş YERGÜZ, Paris
Başkonsolosluğu güvenlik görevlisi Cemal ÖZEN, Los Angeles Başkonsolosu Kemal
ARIKAN, Boston Fahri Başkonsolosu Orhan GÜNDÜZ, Lizbon Büyükelçiliği
İdari Ataşesi Erkut AKBAY ve eşi Nadide AKBAY, Ottawa Askeri Ataşesi
Atilla ALTIKAT, Burgaz İdari Ataşesi Bora SÜELKAN, Kanada Ottawa
Büyükelçilik Ticaret Müşaviri Kani GÜNGÖR, Belgrad Büyükelçisi Galip
BALKAR, Brüksel Büyükelçilik İdari Ataşesi Dursun AKSOY,
Lizbon Büyükelçiliği Müsteşarı Yurtsev MIHÇIOĞLU'nun eşi Cahide
MIHÇIOĞLU, Tahran Büyükelçilik Sekreteri Şadiye YÖNDER'in eşi Işık
YÖNDER, Viyana Çalışma Ataşesi Erdoğan ÖZEN, Viyana'da BM Temsilciliğinde
görevli Evner ERGUN, 9 Mart 1983'te hayatını kaybeden Yugoslav Öğrenci;
Orly ve Esenboğa katliamı kurbanları...
24 Aralık
2011 Olmayan 24 Aralık 2011
|