Çinli Kız Zenci Çocuğu
görünce...
Bir
şeyi görünce binbir türlü tepki verilebilir: Wow, hayatımda hiç
böylesini görmemiştim, ay ne kadar ayıp... Böyle şeyler görmek
istemiyorum, esefle kınıyorum... İşte, geri kalmışlığımızın belgesi...
Dünyanın başka yerinde oluyor mu canım böyle şeyler, nedir bu
ilkellik... Böyle şeyler olursa nasıl gelişeceğiz... Eğitim şart!
Bunlar bizden olamaz!
Potalar
altındaki final partimiz olaylı bitti; 5. karşılaşmadaki vak'aları
karaciğerine yapışan safra kesesini aldırdıktan sonra aramıza dönen
Anıl Çırpan yazmış idi köşesinde gayet leziz biçimde. Ben, genel bir
değerlendirme yapacağım. Tabii ki, ben de sahalarımızda böyle
hareketler görmek istemiyorum (!) eğitimin şart olduğuna (!) da
inanıyorum. Özellikle, bu üç büyüklerin taraftarlarını toplayacaksın ve
kurs vereceksin. Sonra da basketboldan anlayan yazan, konuşanların bir
kısmına... Aslında, benim elimde Yunanlı dostlarımın gönderdiği matbuu
bir tane var. Geçenlerde Olympiacosluların, rakip klan Panathinaikos
üzerindeki Uygulamalı videosu da var, onu da ek olarak vereceğim.
Biz
şimdi, kursa geçelim, isim zikretmeden bütün büyüklerin taraftarlarına
açık olduğu için ortak hitap edeceğim...
Ders-1:
Tamam, bakın topluca küfür edin, sahaya ne bulursanız atın, hatta rakip
oyuncuların üzerine bench diyeceğim anlamayacaksınız, yedeklerin
oturduğu yer diyelim, hah oraya meşale, bozuk para, çakmak atın,
isabetli atın... Atmayın demiyorum ama bunu takımınız öndeyken, maça
üstüste üçlükleri atarak başlamışken ve tam da vurup giderken yapmayın!
Rakip oyuncuları tahrik edip coşturmayın olur mu?! Takımınız geriye
düşerse, hele de baktınız fark aldı başını gidiyor yapın... Fakat, tam
takım arayı kapatıp öne geçecekken olay çıkartmayın, hele kendi
aranızda kavga etmeyin...
Ders-2:
Sahaya girip rakip takım oyuncularına saldıracaksanız, maçın
bittiğinden emin olun; hayır, yani bakın 1-2 saniye kalmış olabilir ve
1-2 saniye sizin için olmasa da basketbolda önemlidir. Fark inmiş 3'e,
takımınız top oyuna girer girmez faul yapar, top oyuna girmeden
yaptıklarında kasti faül verileceğini bilmiyorlardı öğrendiler, bu
sefer saha içindeki rakibin elinin topa değmesini bekler öyle
yaparlar... Bir ihtimal, rakip faulleri kaçırır ve hiç belli olmaz
takımınızda henüz LeBron veya Derek Fisher yok ama... Ihhm onlar da kim
mi? Gavur gavur film artisti, rapçi takılmayın siz kim olduklarına...
Atar sizin çocuklar son saniyede girer maç uzatmaya gider,
kazanıverirler maçı belli mi olur. Dolayısıyla, mümkünse maçın
bittiğinden kesinlikle emin olun! Biraz, bekleyin sonra dağıtın
ortalığı...
Ders-3:
Üstüste maçlar oynanacaksa, eski bir Kırkpınar atasözünü sakın
unutmayınız: Pehhllüüüvvaannn pehhhllüüvvaann... Alta düştüm diye
yerinme, üste çıktım diye gerinme ppeehhhllüüvvaan pehhllüüüvaannn...
Demem
o ki, seride 2-0 yapsan da 4 olmadan kupa verilmiyor...
Neyse,
öğreme kapasitesini bir sefer de yüklenip zorlamayalım, siz çalışın
sözlüye kaldırırım...
Geçelim,
basketbol konusunda gayet bilgili zevata... Kahvedeki Abuzittin Amca,
sokaktaki ailesi erkek beklerken kız oluverince Şemsi yerine Şemsiye
ismi verilen bahtsız teyze; ağzında ciklet eksik olmayan Çakma Paris
Hilton kız, onlar şunu söyleyebilir: Ya biz bilmiyorduk böööle bişey
varmış ama daha önce görmedik bunu çalanı, şart mıydı 13 saniye kala
çalması, çalmasaydı... Fakat el insaf, hadi kenardaki basketbolcu, çok
eleştirilen yönetici bilmiyordu ya da bile bile ajite etti. Bile bile
ajite de edebilir... Siz, nasıl böyle bir şey yazarsınız.
Bilmeyebilirsiniz ama bâri... Çinli kızın zenci çocuğu görünce verdiği
tepkiyi vermeyin!
Yok,
hakem güzel güzel giden maçı mahvetmiş; yok önüne geçmiş, yok arkasına
geçmiş... Bir de, ciddi ciddi FIBA'nın bu kuralı değiştirmesi gerektiği
konusunda yazan bile çıktı. Git dilekçe ver... Üstelik, bilmiyorsunuz
kuralı başta cellalenmişsiniz ama sonra öğrenince durulmuşsunuz.
Hatta
daha vahimi anlı şanlı televizyonu da olan bir spor sitesi haber
yapmış. Belli ki, haberi yazdıran ya da edite eden vatandaş hakemlere
kızmış, karar yanlış ama ''işte'' hakem öyle takdir etti, eh Fenerliler
de çileden çıktı havasında vermiş haberi. Sonra ''tepkiler''i haber
yapmışlar, ancak onun sonuna lütfen iliştirmişler; kuralın şöyle böyle
olduğu ''öğrenildi'' diye...
Mesela,
son maçı kamuya açık sky televizyondan yorumlayan, basketbol kariyerine
de saygımız olan büyüğümüz, şu ilk periyot sonunda Fenerbahçe'nin
turnike basketi neden top çemberden geçmediği halde basket verildi
sorunsalını çözebildi mi merak ediyorum. Yayında çözememişlerdi. Hadi
yormayayım, panyaya değersen, basket verilir... Hayır, kulüp tvsinde
duayen büyüklerimiz sayesinde tarafgir, ateşe tnt ile giden yayınlara
alıştık alışmasına da... Zor bir şey değil, 30-40 sayfa okuyacaksınız.
Hadi
1-2 uzman sorusu sorayım...
1-
Efes Pilsen şampiyon mudur, maçı kazanmış mıdır, şampiyonluğu geçerli
midir? Cevap vermeden bir soluk alıp düşünün bence... Ben, diyorum ki
olmamıştır...
2-Bunu
kesin bilmiyorum, ekrandan tam göremedim... Fakat tahminim o yönde ki,
eğer kural kitapçığı kesinkes uygulansaydı Fenerbahçe'nin hükmen mağlup
olması gerekir miydi? Neden dolayı mı? Rasim Başak'tan dolayı...
Aslında, ben de bu kuralın hiç uygulandığını görmedim ama birisi çıkar
uygularım can yakar... Gelecek seneye artık, bakacağım... Yine de siz,
basketbol âlimeleri düşünün Neden... Nedeeeennn... Needddeennn... ''Bu
kural da değişmeli''...
Şimdi,
ciddi bitireyim...
Efes
Pilsen'in onca yıl neden kendimizi sevdiremedik, parasını verip zorla
taşıdıklarımız dışında neden kimse bizi sevmiyor, neden bir taraftar
kitlesi yaratamadık diye artık ciddi ciddi düşünüp çözüm üretmesi şart,
neler yapabiliriz diye...
Fenerbahçe'ye...
Oyuncunun
takım taraftarı-fanatiği olması her zaman iyidir, hele bizim ülkenin
özelinde. Fenarbahçe'nin potaaltındaki hayat kaynağı da budur ama
onların da işlerinin profesyonel yüzünü de unutmamaları gerek.
Taraftarın,
her takımın taraftarının şunu düşünmesi lazım...
X
oyuncunun bugün 7 ceddine küfür ettikten sonra, aynı adamdan Ay
Yıldızla kahraman olmasını mı bekleyeceksiniz. Hani, Milli duygular,
kutsiyet bunlar nerede kaldı. Adam, Milli olmasa da farketmez ama en
azından Milli olanları kurtaralım.
Hakemlere...
Duydum ki (!) yıllardır basketbol medyamızın koruması altındaymışsınız,
3-5 hata yapsanız da görmezden gelinirmiş.... Ben, açık açık konuşan,
yazan biri olarak diyorum ki: Fatih Söylemezoğlu'na sahip çıkın...
*
Olympiacos-Panathinaikos:
Video-Haber
18 Haziran
2009
|