Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...Tunç Özgörener'in köşesi Facebook'ta Paylaş
Bunu yazmak ile yazmamak arasında çok gidip geldim... Konu netametli, yanlış anlaşılmaya müsait ve zaten şirâzesinden çoktan çıkartılmış... Bir fetişe dönüşmüş halde, giderek sömürülüyor, bir reyting canavarı, tiraj ve hit kazanma vasıtası haline getiriliyor, hatta getirildi bile... Dolayısıyla, kelimeleri çok ama çok büyük bir titizlikle seçip itinâ ile kullanmalıyım. Çünkü söylediklerimin ''cinayete'' kurbân gitmesini istemiyorum. Tabii ki, medya olayın üstüne gitsin, suçluyu suçluları, kaçak'ı yakalatsın ama cinai haberin altında da penis büyüten vakum, hap ilanı olmasın!

Vahşice işlenmiş bir cinayetle karşı karşıyayız. Normal insanlar açısından burada bir tartışma ya da muallakta kalan bir şey sözkonusu değil. Otopsi raporu çok daha tüyler ürpertici. Kimse böyle bir sonu hakketmez. Dolayısıyla, olayın kanlı kısmını bir kenara bırakalım ve etrafa sıçrayan, aslında hepimize de bulaşan kandan sıyrılıp bütüne ve üstümüze başımıza bakalım. Yoksa, Almanya'nın durumuna düşeriz. Çocuğun biri okulu basar, şoka gireriz, yas tutar, suçluyu internet, vurdulu kırdılı online oyunlar ilan eder, zaten psikolojik sorunu varmış der, aradan 1 hafta geçtikten sonra herşeyi unuturuz...

Taa ki bir başka çocuk çıkıp başka bir okulu basana ve başka çocukları öldürüp intihâr edene dek...

Ve eminin olun... Olayın toplumsal mânada trajik boyutlarından biri bu... Eğer, o bu cinayeti işleyip aynı olay sıralamasından sonra intihâr etmiş olsaydı; bugün intihâr ettiği ortaya çıksa yahut da polis tarafından bir yerde köşeye sıkıştırıldığında intihâr etse(ydi)... Bir bilemediniz iki hafta sonra unutulmuştu olay. Aynı şey yakalansa da değişmeyecek. Tıpkı Mardin vak'ası gibi... Tıpkı, 10 yıl önceki ''Satanist Cinayet'' gibi...

Eminim ki... Eğer Satanistlik iddiası ortaya atılmasaydı, 10 yıl önce en az bunun kadar vahşice, hunharca, sadistçe bir cinayete kurbân giden kızcağızı çoğumuz unutmuştuk, ailesi hariç... Halbuki, günler boyu, sayfa sayfa yazılmış, tefrika edilmişti...

Bir nevii yeni bir ''Kumkapı Cinayeti'' vak'ası ile de karşı karşıyayız medya tarafına baktığınızda. Her gün yeni bir tefrika çıkıyor. MSN kayıtları, günlükleri... Bunlara nasıl ulaşılıyor diye sormayacağım. Bunların yayınlanmasına karşıyım açıkçası; o yüzden, sitenin de genel yayın anlayışı, politikası da çerçevesinde ekipten bunları görmememizi istedim.
Benim şerhime rağmen, -yayın toplantısında üzerinde tartıştıktan sonra- istisnai bir haber verdik, o da babasının yaptığı bir açıklamaydı.

Aslında, ben olayın cinai kısmı ile ilgilenmiyorum, orada bir tartışma yok.

Medya yüzü ve sosyal yanı ilgilendiriyor. Çünkü
son günlere şöyle bir bakarsanız birçok cinayetle karşı karşıyayız. Geçenlerde Ankara'da sadece para, kredi kartı borçu için cinayete kurbân giden travestinin resimlerini hit alabilmek uğruna foto-galeri yapabilen ve tabii ki o foto-galeriye girip bakabilen zihniyet beni ilgilendiriyor.

Şimdi, durup bir düşünmek gerekiyor... Hangisini eleştireceğiz?
O galeriyi hit almak için hazırlayan zihniyeti mi, ona tıklayanları mı, yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan...

Eğer binlerce kişi tıklamayacak olsa koskoca medyanın Amiral Gemisi o galeriden medet umar mı? Yahut da o galeriyi görüp de insanlar rahatsız olsa ve bir daha oraya girmese böyle bir galeri yapılabilir mi? Ahlak ve etik üzerine konuşurken acaba ne kadar o konuştuklarımıza uygun davranıyoruz...

Tabii ki, medya olayın üstüne gitsin, suçluları yakalatsın ama -koskoca medya devinin internet sitesinde- cinai haberin altına da penis büyüten vakum, hap ilanı alınmasın...

Burada kalkıp da medya eleştirisi yapmıyorum yahut da ahlâkçılık gösterisi... Öyle tırnak içinde Ahlakçı değilim. Çünkü olayın iki yüzlü olduğuna inanıyorum ve sorun da bu iki yüzlülükte. Mesela, günlerce aynı programda televizyona çıkan bir kadın, kayıp çocuğu için ağıtlar yakıyor, bulunması için yalvarıyor, anayım ben ölmedi, bulunacak diyor ve sonra ortaya çıkıyor ki... Gizli âşığı ile birlikte çocuğu o öldürmüş, sunucu kadınımız gerçeği duyunca ayılıyor bayılıyor ve asıl ''haber'' olan cinayet değil, cinayet figüran, başrolde o sunucu kadının şok şok şok oluşu... Onu seyrediyor insanlar günlerce ama kimse şunu düşünmüyor ya da dehşetle titremiyor, normal sıradan bir kadın, mahallenizdeki kadın, bunları çok doğal yapabiliyor. İnsanlar bu hâle nasıl geldi. Bunu ne yapacağız, hangi Ahlaki dejenerasyon sınıfına koyacağız, neye göre tanımlayacağız...

Dönelim, başka bir tarafa bakalım; Facebook'ta ''zanlıyı'' destekleyenler grup kurmuş... Bu medyada haber olur olmaz başkaları da yani özün de ''katilin'' bulunmasını isteyenler de oraya girmiş ve destekleyenlere karşı tepki göstermeye başlamış... Tamam, yani burada destekleyenler ''Gayr-i Ahlaki'' bir iş yapıyor, ''katil'' bulunsun diyenler ''Ahlaki''...

Grubun tartışma panosuna baktığınızda dehşetengiz bir durum var. İki taraf birbirlerine küfür, kafir girişmiş; işlenen cinayete bile rahmet okutacak denli karşılıklı tehditler var. Bıraksanız toplu katliam çıkacak. İki taraf da kadını erkeği ile vahşice öldürmeye, tecavüz etmeye hazır!

Bu arada grubun yan tarafındaki ilanlardan biri cinsel güç arttırıcı... Facebook o reklamı oraya koyuyor...

Hani eskiler der ya ''Ahlâk sükût etti''...

Başka bir yönden bakalım...

Birisinin çocuğu otomobiliyle
birine çarpar ve kaçar, olay örtbas edilir yahut çocuk bir süreliğine yurtdışına kaçırılır, hatta yerine suçu başkası üstlenir. Bunlar kaç defa görmüş duymuşsunuzdur ya da anlatılmıştır; bunları yaşamadık mı mesela...

Şimdi, iki genç var diyelim 17 yaşında... Program yapıyorlar gece gezmesi için... Hesap geldiği zaman neredeyse adambaşı 1 asgari ücret bırakılan hangi lüks gece kulübüne gitsinler, mekân beğenmiyorlar artık; sushi yesinler mi yemesinler mi... Biri sushi seviyor, diğeri yemekten sıkılmış artık veya sevmiyor da o bakımdan; tabii buralara öyle sıradan kıyafetlerle de gidilmez marka olmak gerek... Bilmem ne marka çantalar, bilmem ne marka ayakkabılar hediye alınıyor, veriliyor... Normal mi bunlar, lükse tapınma, lüksü elde etme isteği, lüks içinde olayım da hevesi... Paraya karşı itaatkârlık...

Mesela 17 yaşında otomobilini kullanabiliyor, halbuki otomobil kullanma ehliyetine sahip olmaması gerek... Tıpkı, o lüks gece kulüplerine girme ehliyetine ve serbestisine sahip olmaması gerektiği gibi...

Gençler, gezecekler hakları değil mi? Hayır, bu söylediğim aşırı Ahlakçılık, gericilik, tutuculuk filan değil sadece normlardan bahsediyorum. Normların dejenerasyonundan... Eğer normlarınızın dejenerasyonuna, erezyonuna karşı duramazsanız başkaları kayan toprağın yerini başka değerleri taşıyarak doldurur ve sonunda onların istediği gibi yaşamaya mahkûm kalırsınız.

Think Again...

13 Haziran
Tunç Özgörener'e ulaşmak için
En Son Yazı
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm