Çifte Standart
Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumu
Kadim dünyanın ''Kuzey'deki Başkenti'' Pekin'deki maceramız sona erdi; güzel ve şenlikli bir olimpiyattı, hafızalarımıza uzun süre unutulmayacak armağanlar bıraktı... Başlamadan önce endüstrileşen spor dünyasının yan etkisi olarak adrenalini düşük, sıradan, silik bir Olimpiyat yaşayacağız diye düşünüyordum; gelin görün ki en iyimserlerin bile hayal edilebileceğinin ötesinde hiper hızlı 16 gün geçirdik. İnanılmaz açılış töreninin şaşası, bütün oyunlara yansıdı. Kapanışı da en az açılışı kadar nefes kesici ve tekrarlanamazdı.

Açıkçası... Gözboyayıcı 1-2 bilgisayar efekti, ağzını oynatan küçük kız gibi tüü-kaka etmeye yönelik eleştiriler beni hiç ilgilendirmiyor. Çinliler, en azından bir-iki hoş bilgisayar oyunu yaptılar; Güney Shetland Adaları'nda batan tankerden boşalan petrole bulanmış kuşu, Körfez Savaşı'nda Saddam'ın yaktığı petrol kuyularının yarattığı doğa felaketinin kurbânı diye bütün dünyaya yedirmediler... Siz, hâlâ o kuş türünün Körfez'de olmayacağını bile bilmiyor musunuz yoksa?!

TOP 10

Nasıl ki, yıllar geçse de o efsane Sebastian Coe-Steve Ovett yarışını unutmazsam Pekin'den de yıllar sonra bile anlatacak hikâyeler kaldı. İşte, Olimpiyat'ın gayet subjektif bir seleksiyon ile belirlediğim Top 10'u...

1-Sevimli Siyah Tavşan'ım Elvan'ın 10 bin ve 5000'de gümüş alması; eğer Tirunesh Dibaba, 5 bine de girmeseydi Elvan'ım Meseret Defar'ı geçip altını alacaktı ama bir gün Tirunesh'i de sollayacağına eminim.

2- Saatte 43.9 km maksimum hızla koşabilme, 80 adımda 200 metre, son 15-20 metrede kenter koşarak dünya rekoru, 4x100'de bayrağı verdikten sonra koşmaya devam edip neredeyse yarışan diğer atletlerden önce finişe girme, 3 rekor, 3 altın: Usain Bolt!

 3-ABD'lilerin Jamaika'nın rüzgârında nezle olması... Biraz daha ABD'li atletlere nal toplatmaya devam etsinler, Bin Laden'i saklandıkları ve hatta dünyanın en büyük nükleer belâsı ilan edilecek, ellerinde 85 atom, 242 netron, 500 meganetron bomba olduğunun raporları yayınlanacak ve bir geceyarısı CNN'den naklen harekâtı seyredeceksiniz! Ben, zaten bu Usain Bolt'un ismini de pek sevmemiştim!

4-Elena İsinbayeva'nın 91 bin kişinin çılgınca desteğiyle 5.05'i geçtiği an...

5-IOC'nin Olimpiyat reklamı için hazırladığı Heroes klibindeki insanüstü güçlere sahip olanlardan sadece Isinbayeva ile Kenenise Bekele'nin ayakta kalması...

6-Kenenise Bekele ve Tirunesh Dibaba'nın 5000-10000 dublesi yapmaları...

7-Çinliler'in neredeyse her dalda, bugüne kadar hiç yapmadıklarında bile madalya mücadelesi vermeleri... Buna, başka ülkeler adına yarışan Lejyonerleri de dahil... Bizim pin-ponlar hariç! Onlar sahte Çinliydi...

8-Kübalı tekvandocu Angel Valodia Matos'un kararını protesto ettiği hakeme tekmeyi çakması... Nasılsa, hakem kararıyla diskalifiye edilmişti ve haksızlığa uğramıştı, o da tekmeyi aşketti... Eurosport'un Olimpiyat'tan seçtiği komik sahnelerden imal Wattz'da Matos'un tekmesini fonda ''I Shot the Sheriff'' ile vermesi de süperdi!

9-2004 Atina'da kürekte gümüş madalya, 2005 Dünya Şampiyonası'nda altın aldıktan sonra sırtındaki sakatlıktan dolayı küreği bırakmak zorunda kalan Rebecca Robero'nun 2006'da bisiklete geçip Pekin'deki veledromda altına pedal basması... İki farklı disiplinde madalya kazanabilen 2. kadın olması.

10-Londra Belediye Başkanı Boris Johnson'ın Kapanış Töreni'ndeki garip hareket ve tavırları... Malum, kendisi Ali Kemal'in torunudur, bugün de aramızda onun türevlerinden vardır; sonu da pek iyi olmamıştır, yargılansaymış daha iyiymiş ama konumuz bu değil... Boris Johnson, hem tören sırasında tuhaftı, hem de BBC'de canlı seyrettiğim ''Olimpiyat Bayrağını Devralma Partisi''nde de garip bir konuşma yaptı, Çin'i küçümsedi, dalga geçti ve gaflarıyla herkesi kırıp geçirdi. Başbakan Gordon Brown ise espriyle karışık Çin ile İngiltere arasındaki iyi ilişkilere çomak soktuğunu söyledi. Yalnız, Düzenleme Komitesi Başkanı Sebastian Coe'nun mütevazice Pekin'deki gösteriler ile boyölçüşmeye kalkışmayacaklarını söylemesine rağmen, Brown çok iddialı konuştu. 2012 Londra'nın baştan sona dünyanın görebileceği en iyi olimpiyat olacağını üstüne basa basa söyledi.

Şimdi sanırım, neden Phelps yok diyebilirsiniz. İzah edeyim, yaptığı tabii ki büyük bir olaydı fakat John Lezak'ın 4x100'de Fransız Alain Bernard'ı kılpayı geçmesi Phelps'in 8'de 8 yapmasını sağladı; bu takım yarışının doğasında varsa da, asıl sorunum 100 Kelebek'in finişi... FINA sonucu 1 saliselik sonucu onaylasa da 100 kelebekte Sırp Milorad Caviç'in kendi delegasyonunun itiraz etmesini istememesi beni rahatsız etti. Ayrıca, yarışı canlı seyrettim ve içime sinmedi...

Dağıstan'dan getirilme Lejyoner Güreşçi Ramazan Şahin de yok. Miz demedim farkındaysanız, sakalı hoşuma gitmedi, İstiklâl Marşı çalarken duruşu ve marşımızı bilmemesi de hoşuma gitmedi.

BOĞAZ KÖPRÜSÜ VARKEN...

Formula-1'de yeni arayışlar devam ediyor ki, bence Nascar'ın hava koridoruna girmeleri bile mümkün değil. Valencia'da Avrupa GP'si için şehir içinde yapılan yeni pist, kağıt üzerinde heyecan vericiydi. Bilgisayar oyunu gibi bir Grand Prix beklerken, cansıkıcı turlar atıldı. Biz de, sadece startı seyredip ilk 1-2 turun ardından arada zaplayarak bakmanın ötesinde bir ilgi göstermedik. Valencia'daki limana yarış için inşaa edilen köprüden geçiş bile, işe bir atraksiyon katamamıştı.

Yine de, şehir içinde yapılan yarışların artması, bizim statik ve yılın çoğu günü âtıl kalan İstanbulPark'ı yapmak yerine Boğaz'ın etrafında, hatta köprülerden birinin kullanıldığı bir yarış organize etmeyerek ne kadar büyük bir hata yaptığımızın da bir göstergesi.

DÜL DÜL DEĞİL!

Hep kötüyü söyleyecek değilim ya, TRT'yi en sonunda bizi eziyetten kurtardığı, ruhumuzda açtığı derin yaralara merhem olarak en sonunda basketbol maçlarının yorumunu işin ustalarından Esat Yılmaer'e yaptırdığı için takdir etmek gerek. Sayesinde televizyonun sesini kapatmaktan veya kulağıma pamuk tıkamak zorunda kalmadım.

ÇİFTE STANDARTLAR ENSTİTÜSÜ

Çin'in eski başkenti ''Güney'deki Başkent'' Nanjing'e karşılık MÖ 1000 yıllarında kurulan yani 3000 yılık bir tarihi olan Beijing'e malum biz Pekin demekteyiz, genelde de ördeğini ve Yasak Şehri'ni biliriz. Yahut da 10 bin odasını bildiğimizi sanırız. Çin malları bizim için tapondur, öyle olduğunu sanırız.

Yıllarca Avrupa'ya gidip bayıla bayıla yabancı marka kot alanların, buraya döndükten sonra hava attıkları, statü kazandıkları cicilerinin fermuarında YKK'yı görüp aslında aldığının Avrupa değil yerli olduğunu anlaması gibi bir durum sözkonusudur.

Çin Malı'na bayağı diye bakarız; oysa çoğumuzun giydiği pahalı basketbol ayakkabıları orada(larda) üretilir, markasına itibar eder ama etiketindeki Made in China veya Made in Taiwan ibarelerini görmezden geliriz.

En basit mânâsıyla çifte standarttır. Çin'de üretilen Çin malı ise küçümseyip Amerikan Markası ise caka satarak giymek. İnsan hakları ihlali var diye Olimpiyat'ı protesto ederken, demokrasi havariliğine soyunup girdiği Irak'ı mezbeleye çevirenlerin yaptıklarını ve onlara payandalık edenleri görmemek, sonra da AB'nin demokrasi kriterlerinden sözetmek gibidir...

"Milli takımda her zaman oynamak isterim ama NBA ile uluslararası maçlar döneminde gerçekten dinlenmeye ihtiyacım oluyor. Takımım Spurs, bu sezon çok maç yaptığımı ve dinlenmem gerektiğini söyledi. Ama kalbimin içinde milli takım için oynama isteğim yatıyordu. Bu nedenle EuroBasket 2009 Elemeleri için tam karar verememiştim. Ama olimpiyatlarda Fransa formasını giyen atletleri görünce içimin acıdığını hissettim. Yapabileceğim tek şey milli takım kampına katılmaktı. ABD'de oturup olan biteni izleyemezdim. Ve gelip ülkeme hizmet etmeye karar verdim" dedi.


Ultraspor - 27 Ağustos 2008













































Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular, Anıl Çırpan'ın köşesi burada Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm