İngilizlerin bir sözü vardır, sık
sık tekrarlarım; ''En çok gürültüyü en arkadaki boş vagon çıkartır''
derler... Memleket boş vagonlarla dolu ama bunlar, neredeyse 7/24
yazılı ve görsel medyada insanların beyinlerini
dolduruyorlar...
Bu ABperver ve kendilerinden menkul liberal demokrat boş vagonlar,
bir de Atatürk düşmanı olduklarından ağızlarından salyalar
saçarak gevrek gevrek 5'lik simit gibi yayılıp dünyanın en
büyük
hikmetini açıklar gibi konuşup
duruyorlar. Jargonları da bellidir ''Halkların kardeşliği'', ''Birlikte
yaşama kültürü'', ''Empati'' vıdı vıdı vıdı...
Bunların bir de payandaları var, onların çoğu da eski Komünist, devlet
düzenini 80 öncesinde yıkamamışlardı şimdi imece usulü yapmak için kova
kova benzin taşıyorlar...

Bunların
küçük planı Kıbrıs üzerineydi. Bunlara kalsa Türk Ordusu Ada'dan çıkar,
Rauf Denktaş ile zihniyeti ölür ve kapılar açılırsa hiçbir sorun
olmayacaktı. Ada'da ''Rum kardeşlerimizi'' rahatsız ve hatta tahrik
eden ''gereksiz'' Atatürk heykelleri ve dağa taşa yazılan Ne Mutlu
Türk'üm Diyene yazıları , dev Kuzey Kıbrıs ve Türk Bayrağı
silinirse düşmanlık da kalmayaktı...
Açık açık söylemeseler de imâ yoluyla Türk askerinin işgalci olduğu,
Türk Ordusu oradan çekilirse hiçbir sorun olmayacağını Rumlar ile
kucaklaşılacağını, Denktaş zihniyetinin birleşme önünde engel ve
Ada'daki sorunun başsorumlusu olduğu mealinde konuşup durdular.
Rumlar,
AB'ye girince daha da pompaladılar...
74 Barış Harekâtı'nın işgal eylemi olduğunu ve öncesinde çıkan
olayların da önemsiz olduğunu
tığ gibi ya da örümceğin ağını gibi işleye işleye ördüler.
Tabii ki, bu kadar laf bombası altında özellikle yeni kuşaklar üzerinde
neredeyse yarım asır geçmiş olayları bilmediklerinden boş vagon
gürültülerinin senfoni olduğunu sanmaya başlamıştı.
Fakat gerçek ortada...
Gerçek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne konser vermeye gelecek
şarkıcının tehdit edilmesidir...
Gerçek, ''Halkların Kardeşliği'' konseri için Güney Kıbrıs Rum
Kesimi'ne giden grubun kafasına inen sandalyeler, sopalar...
Karşıyakalı basketbolculara atılan kaya parçaları, gaz bombalarıdır.
Acı gerçek ise Rum Polisi'nin Karşıyakalılar'a söyledikleridir...
''Burada sizi koruduğum için yarın evimin kapısına gelecekler ve benden
hesap soracaklar!''
Çünkü o Apoel taraftarı aynı zamanda EOKA'cı...
ABperverlerimiz ''Güney Kıbrıs Rum Kesimi'' denilmesinden de
rahatsızlar ama orası AB ülkesi değil mi? Hani girer girmez Aydınlanma
Çağı'na gireceğimiz, medeniyete kavuşacağımız, Standartları ile abâd
olacağımız AB'ye dahil değil mi?
Şimdi, Karşıyaka taraftarının fazlasıyla hırçın ve hatta holiganize
olduğunu hepimiz biliriz. Eğer benzeri bir olay Apoel'in İzmir'deki
karşılaşmasında meydana gelseydi, hele de Apoel taraftarları ile EOKA
arasında olan kanbağı gibi Kaf-Kaf taraftarı ile de ırkçı ve faşist bir
silahli örgüt arasında bağ bulunsaydı...
Bu ABperver boş vagonlar, ağızlarınsan salyalar saçarak, gevrek gevrek
yayılarak, sanki dünyanın en mühim lafını ediyormuş edâsıyla
televizyonlarda neler neler söylerler, gazete köşelerinde neler neler
yazarlardı hayal edebiliyor musunuz?
Ne İzmir, ne Karşıyaka kalırdı... Faşistlik, gericilik, statükoculuk,
aklınıza ne gelirse bütün yaftaları yapıştırırlardı.
Şimdi, bunların, boş vagonların gürültü çıkarttıkları diğer konulara
bakın... Ermeni meselesi, Kürt meselesi...
Sonra da oturup o ''Halkların Kardeşliği'' konserini, Apoel
taraftarının yaptıklarını, konser vermeye gitmeye kalkışan pop stara
savrulan tehditleri düşünün...
Şimdi, bu boş vagonların çıkarttığı gürültüyü senfoni sanırsanız
ileride kafanıza inecek sandalyeyi, taşı, bombayı görebilirsiniz.
Bu arada Rumlara kızmayın...
Onlar kendi içgüdüsel doğalarını sergiliyorlar. Bıraksan 74'ten önce
yapamadıklarını, yarım kalanı tamamlayacaklar...
Ermenilere
de kızmayın... Onları da bıraksan Ağrı Dağı'na bayraklarını dikerler...
Yunanlılara da kızmayın, Trabzon'u isterler...
Özerklik taslağını ortaya atanlara da kızmayın...
Yüz verirsen astarını isterler...
Bütün bunlarla kolkola girip Atatürk Cumhuriyeti'ni yıkmaya çalışan boş
vagonlara ve neler söyleyip yazdıklarına bakın...
Kurbağa mısınız değil misiniz bir de aynaya bakın!
|