Bir deli bir kuyuya taş atmış...

Batya Ruso Galanti Batya Ruso Galanti'nin köşesiHristiyanlar; Yahudiler hakkında uydurdukları hikâyelere en çok ta kendileri inanmışlardır ve Tarih, dünyayı kendi deliliklerinin ardından felaketlere sürükleyen liderler yüzünden çok savaşlara sahne olmuştur. ''Yahudiler'in Sözde Soykırım acıları üzerine kurdukları faşist devlet'' diye söylevine başladığı saatte tesadüftür ki, 64 yıl önce biten II. Cihan Harbi'nde katledilen 6 Milyon Yahudi'nin anısına İsrail'de törenler başlamıştı.

20 Nisan'da İsviçre'nin Cenevre kentinde Uluslararası II. Darfur Konferansı için Avrupa ve dünya ülkeleri, ırkçılık ve son yıllarda İslam hakkında oluşan önyargı'yı görüşmek için biraraya geldiler.

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın, Birleşmiş Milletler'in öncülüğündeki bu toplantıya katılımını protesto eden İsrail, Amerika, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, İtalya, Hollanda ve Polonya dışındaki ülkeler, uluslararası dostluğu desteklemek ve ırkçılık fikirlerine karşı alınacak ortak kararlar için biraraya gelmeyi uygun görmüşlerdir.

Bu görkemli ve büyük çaplı toplantı'nın inanılmaz yönü Uluslararası tarafsızlık statüsüne sahip olan İsviçre'nin, II. Cihan Harbi'nde Yahudilere yapılan Soykırım'ı reddeden, İsrail Devleti'ne devamlı tehditler yağdıran İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ı da böyle bir konferansa konuk etmesi idi...

Cenevre'deki dev salondaki kürsüye çıkıp dünyanın dört bir yanından gelmiş olan delegelere; ''Yahudiler'in Sözde Soykırım acıları üzerine kurmuş oldukları faşist devlet...'' diye söylevine başladığı saatte tesadüftür ki, 64 yıl önce biten II. Cihan Harbi'nde katledilen 6 Milyon Yahudi'nin anısına, İsrail'de törenler başlamıştı.

Acaba, bu iki olayın aynı güne denk düşmesi gerçekten bir tesadüf müdür yoksa geride bıraktığımız yüzyılda yaşanmış etnik bir soykırım'ı getiren sebeplerin izlerinin insanlığın zihninden hâlâ tam olarak silinmemiş olması mıdır...

Yüzyıllar boyu sessiz kendi içine dönük bir yaşam sürmeyi yeğlemiş olan Yahudiler'e karşı ilk nefret duygusunu güdenler, yine Yahudiliğin kendi içinden çıkmış olan peygamberleri Hz.İsa'nın ölümünden onları mesul tutan Hıristiyanlar olmuştur.


Yahudi olarak doğup Yahudi olarak ölen Hz. İsa'nın Romalılarca acımasız bir şekilde öldürülmesine Yahudileri sebeb gösteren Hristiyanlık tarih boyu onları suçlayıp horgörmüştür.

Hristiyanlar; kendi dinlerini yayma ilkesine sahip olmayan, sadece gelenek ve görenekleri çerçevesinde mazbût ve içine kapalı bir yaşamı tercih eden Yahudiler hakkında uydurdukları hikâyelere, efsanelere en çok ta kendileri inanmışlardır. Yüzyılların câhil ve barbar ortamı içinde anlattıklari ''igneli fıçı'', ''Hamursuz Bayramında içilen Hıristiyan çocuk kanları'' palavraları taa Müslüman ülkelere kadar yayılmıştır...

Sevgiyi ve kardeşliği benimseyen bir din yaratan Hz. İsa'nın getirdiği ilkelerle bire bir ters düşen Kilise, Avrupa'daki anti-semitizmin başsuçlusu olmuş, İsa'nın kutsal değerlerinin yolunda gitmek şöyle dursun onların yolunu tercih etmedikleri için Yahudiler'i topraklarından sürmüşler ya da zulüm yapmışlardır...


Tarih, böylece Yahudi düşmanlığını ilk olarak dini temelde tanımıştır.

Taa ki I. Cihan Harbi yılları sonrası Almanya'da kendini gösteren ekonomik kriz ve savaşı kaybeden Alman Halkının yaşadığı eziklikle aradığı suçluyu bulmasına kadar. İşte o yıllarda Yahudi düşmanlığı dini çerçeveden cıkıp ilk kez ırk düşmanlığına dönmüştür.

Almanya'da köklerini bulan Aryan Irkı'nın üstünlüğü iddiaları I. Cihan Harbi'nden yenik çıkan Almanya'da insanlara tutunacak bir dal, psikolojik bir rahatlama arayışı, toplumsal komplekse bir çeşit tedavi olmuştur. Kaybedilen gururu yeniden kazanmak...

Diğer yanda yaşanan ekonomik krizin nedenlerini farklı yerlerde arayarak kendi sorumluluklarının ağırlığından kurtulmuş oluyordu bir millet…

İşte, böyle bir dönemin başrol oyuncusu olarak ortaya çıkan Hitler, Alman Halkının en hassas noktasını bulmuştu; zenginlikleriyle toplumlarını çökerten, Aryan Irkı'nın değerlerini bozan bu milleti ancak yokederek amaçlarına ulaşabileceklerini empoze etmesi, Hitler için çok ta zor olmadı.

Gerçekten mânevi olarak kaybettikleri güven duygusunu maddi değerler ve eğitimle desteklemeye çalışan Yahudiler'e karşı tüm Avrupa'da kolayca yerini buldu Hitler'in iddiaları...

İşte, bu nefretle 1936-1945 yılları arası 6 milyon insan gazodalarında öldürülüp sonra da fırınlarda yakıldı.


Bu insanların arasında Alman toplumuna önemli katkılarda bulunmuş akademisyenler, bilimadamları, yazarlar, müzisyenler ve hayatlarını her insan gibi yaşayan sade vatandaşlar vardı...

21. Yüzyıl'a geldiğimizde, bugün dahi çok insanda, dünyadaki yaşanan birçok sorunun ve savaş ve krizlerin ardında aynı suçluyu arama eğilimi vardır.

Uluslararası politikalarda Hristiyan ya da Müslümanların kendi çıkar politikalarının olmadığını varsaymak... Tüm uluslarası hesaplarda aynı adrese başvurmak... Bu insanlara nasıl mantıklı gelir acaba... Herkes aptal, herkes saf temiz ya da son derece iyi ama tek bir sorumlu mevcut!

Galiba, yaşanan tüm olaylara rağmen insanlığın ırkçı tavırları hiç değişmedi...

Örneğin birçoklarının iddia ettiği gibi Amerika'yı yöneten Yahudiler olsaydı kurulduğu günden beri bir savaştan diğerine koşan İsrail, hâlâ savaşlar, bombalı saldırılarla uğraşır; halkı otobüslerde, okula giden çocukları okul yolunda intihâr saldırılarında parçalara ayrılmasınlar diye her ân tedbirler peşinde koşar ve ölen sivillerin ardından gözyaşı döker olmazdı...

İki halkın çoğu zaman acı sonuçlar getiren toprak kavgasını, Nazi zulmüyle karşılaştırmak; bir halkın sistematik bir şekilde yokedilmesi ile sizi öldürmeye and içmiş bir halkla karşılıklı bir mücadeleyi eşdeğer görmek, yine anti-semitizmin bir yansımasıdır...

İsrail, Filistinlileri  gerçekten yoketmek istiyor olsaydı, bugüne dek Filistin sorunu dünya medyasındaki yerini çoktan bırakmış, Filistin Halkı tarih sayfalarındaki yerini almıştı. Eğer gerçekten iddia edildiği gibi olsaydı!!!

Tarih, dünyayı kendi deliliklerinin ardından felaketlere sürükleyen liderler yüzünden çok savaşlara sahne olmuştur. Bu savaşlar kimse için iyi sonuçlar getirmiş değildir.

21. Yüzyıl'da da İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, tehlikeli oyunlara girişmeye pek hazır bir tavır sergileyen lider olarak ortaya çıkarken; ona ya da ortaya attığı fikirlere ılımlı bakanlara söylenecek söz kanımca: Atacağı silahtan çıkacak ateş yalnızca arzu ettiği hedefi değil tüm insanlığı yakacaktır sonunda...



Diğer yazıları
En yeni yazısı
New York'ta üçü birarada
Özgür basının krizi
Kim haklı?
Ata'm
Annelik zor meslek!!!
Zoraki Barış
Yağ yağmur yağ yağ!..
Tek Tanrılı üç büyük dinin beşiğinde Beyaz Güvercin...
Bol parti yeni hükümet
yeni bilmece
Çocukluğumun incisi
Süt ve Bal Ülkesi
İsrail Seçimi'nin şifreleri
Gazze Savaşı ve bize getirdikleri
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular, Anıl Çırpan'ın köşesi burada Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm