Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den Memleket'e Mektupları, köşe yazılarıYaşlı insanlar, görmüş geçirmiştirler... Yaşlı insanlar hayatın olgunluğuna ermiştirler... Yaşlı insanlar daha mantıklıdırlar, yaşlı insanlar gençlik hormonlarının neden olduğu kimi gereksiz ve ani tepkileri geride bırakmıştırlar... Bookmark and Share

İsrail'in Hamas'la yaptığı antlaşma çerçevesi'nde ilk etapta serbest bıraktığı 447 esiri törenle karşılayan Gazzeliler'in içinden çıkıp tv kameralarına hınçla ''Daha fazla Şalitler istiyorum bütün Filistinli esirler salınana dek yeni Şalit'ler istiyorum'' diye bağıran yaşlı Filistinli'ye yahut da Filistinli mahkumlarla takas etmek için İsrailli bir asker yakalayacak kişilere bir milyon dolar vaadeden Suudi Arabistan Kraliyet Ailesi üyesi Prens Halid bin Telal'a veyahut da tatil günü olduğu için boş olan 1 okula isabet eden Hamas füzesine baktığım zaman hissettiğim şey barış'a gidebilecek yolda ümidin yerini alan sonsuz kaygı...

Birileri savaşın devamında atılması gereken yeni adımları daha şimdiden tartmaktaydı... Ya peki yaşlılar bu şekilde gençleri gaza getirmeye devam ederse barış'a giden yolu açacak aklı başındaki kararları verecek olgunluktaki insanları bulmak nasıl mümkün olacaktı?

Eğer bırakılan esirler geri döndükleri günün ertesi yeni terör olayları organize etmek için şimdiden savaş boyaları süründüklerinin işaretlerini veriyorlarsa peki?

İsrail Halkı bunu bildiği halde Şalit'in evine döndüğü 18 Ekim 2011 gününü Ulusal bir bayram'ın dahada ötesinde bir sevinçle karşıladı..

Her türlü olasılığı bir kenara bırakan Halk Gilad'ı karşılamak için günün ilk ışıklarıyla gözlerini açtığı 18 Ekim saniye saniye gelişmeleri tek bir solukta takip etti... Topyekün, halk o gün Gilad'ın anne babası, ağabeyi, küçük kardeşi, arkadaşı, en sevdiği dostu, en yakını oldu...

Bir Halk, bugüne dek benzerini hiç görmediğim inanılmaz bir beraberlik içinde çocuğunu geri almanın sevinciyle karşıladı Gilad'ı...

İsrail hapishaneleri'nden iki gün içinde salıverilmesi beklenilen 1027 terör zanlısı, İsrail'in 25 Haziran 2006 yılından beri Hamas tarafın'dan esir tutulan askeri Gilad Şalit'in serbest bırakılması için ödemeyi kabul ettiği bedeldi.

Ve bu bedeli ödemeyi kabul eden kişi, İsrail'in Uluslararası çevrede sağ görüşlü, sert, ödün vermez olarak görülen başbakanı Likud Parti'si lideri Biyamin Natanyahu'nun ta kendisi...

Belki de bu olayda attığı bu inanılması güç adımda amacı'nın karşı tarafı devirmekten çok Halkı için en iyisini yapmak olduğunu kanıtlamıyor muydu?

Bir askeri sevdiklerine, ailesine kısacası hayata kavuşturmak için 1000 eli kanlı terör zanlısını bile bile serbest bırakmayı kabul ederek?

Acaba dünya'da kaç Başbakan böylesine zor bir karar almıştı bugüne dek?

18 Ekim sabahı annemi özel bir test için hastaneye götürmek zorundaydım… Yolboyu radyo’dan olayları dakika dakika takip ettik. Hastaneye vardığımızda 3. kata çıktık, ilgili kişiyle konuşmak istediğimde kimsenin yerinde olmadığını gördüm... Ardından herkesin, hastalar, çalışanlar ve bir doktor bayan, elleri yüzlerinde son derece büyük bir heyecanla gözlerini tv’ye dikmiş olduklarını farkettim…

Gilad Şalit’in Hamas’ın önde gelen adamlarından bir kaçının elinde hızla Mısır geçiş noktası'nda İsrailli yetkililere teslim edilmeden önceki ilk görüntüleriydi ekranda…

5 yıl’ı aşkın bir süre İsrail’in en azılı düşmanı Hamas’ın elinde Gazze’de esir tutulan ve en sonunda özgürlüğüne kavuşturmayı kabul ettiği bir genç için milyonlar aynı sevinci paylaşıyordu o anda…

5 yıl süresince gün ışığı görmemiş, minimum miktarda yemekle geçinip karanlık bir bodrum katı’nda sadece kendiyle bırakılmış bir genç bir günde milyonlarca kişi tarafından kucaklanıyordu…

Yürürken takatı olmadığı görülen son derece zayıflamış olan bedeni, yakalandığı ilk günden bugüne güneş görmeyen soluk yüzünde yıllardır hiç bitmeyen korkunun yerettiği ifadesi’ne herşeye rağmen eşlik eden o çekingen tebessümle İsrail Başbakanı’na doğru zoraki bir adımla yaklaşıp bir an selam durmaya çalışan Şalit’i gördüğünde Halk artık belki de kaybetmeye başladığı ümidi sonunda yakaladığına, bugünün geldiğine kesinlikle inanamıyordu…

Bir an, 15 yıldır yaşadığım İsrail’e göç etmeden bir yıl evvelki ziyaretim geldi aklıma. 1995 yılı Ekim ayı sonuydu... Seyahatimin daha üçüncü gününde gece haberleri’ni tesadüfen izleyecegim tutmuş ve İsrail ve dünya tarihine geçen o olay tam benim ziyaretime tesadüf etmişti… İtzhak Rabin Tel Aviv’de Şimdi Barış Örgütü’nün o gece düzenlediği büyük bir gösteride öldürüldüğü haberi tüm İsrail’i ve belkide dünyayı sarsmıştı.

Bu suikast’i izleyen günlerde bir halkın aynı duygu ve isyanla nasıl ağladığına şahit olmuştum ilk kez...

Bugün Rabin Meydanı olarak anılan meydan’a suikast'in ertesi günü gittiğimde 7’den 70’e coluk çocuk yaşlı genç herkes’in ellerinde mumlarla Rabin’in öldürülmeden önce söylediği şarkıyı mırıldanıyorlardı gözlerinden akan yaşlarla.

Rabin’in cenazesi’ne 7 milyonluk bu ülke’de bir buçuk milyon kişi iştirak etmişti.

O gün ben bir halk olmanın ötesi bir şeyler hissetmiştim İsraillilerde…

O gün İsrailliler’i birleştiren ortak duygu bir kayıptı bu günse aynı birliği tekrardan yaşattıran şey yuva’ya geri dönen bir evlattı.

Gilad’ın resimleri 5 yıl boyu İsrail’in her yerinde asılı durdu…

5 yıl boyu adeta cephede terkedilmiş evladı için adeta her İsrail vatandaşı bir anlamda sorumluluk hissetti...

Her bayram, her milli sevinç, her özel günde Gilad’ın eve geri dönmesi dilekleri bitmedi ve çocuklar yuvalarda ve okullarda onun ismini ezberledi…

Bununla birlikte Gilad, anne babası’na herkes’ten öte bir şey borçludur...

Eğer bunca yılın sonunda İsrail Halkı onu unutmamış, her esir konumunda oturduğu günün hesabı tv’de verilmişse, isminin anılmadığı tek bir gün geçmemişse, sahip olduğu muhteşem ailesi buna sebeptir.

Gilad’ın babası oğlu kaçırıldığı günden beri bir gün olsun pasif bir şekilde oturmamıştır, İsrail’de ve dünya’da oğlunu kurtarmak adına gidebileceği her yere gitmiş ve sesini duyurmuştur, en son olarak, bu geçen son bir yıldan fazla süreyi ise Kudüs’te eşiyle birlikte kurdukları çadır’da geçirmişlerdir...

Onlara destek veren çok sayıda insan, her vesile’de Gilad için bir şeyler yapmak gayreti göstermişler, onun Gazze’de bulunduğu cefa’nın içinde tek başına olmadığını hatırlatmışlar, yürüyüşler, paneller özel ziyaretler ve okullarda verilen konferans ve konuyla ilgili ödevlerle devamli bir şekilde hükümet’e baskı uygulamaya devam etmişlerdir…

Ve evet İsrail Devleti ise kendi üzerine duşeni bu kez sonuna kadar yapmak ve 25 yıl evvel Lübnan’da kaçırılıp sonunda izini kaybettiği ve öldürüldüğü tahmin edilen Ron Arad’ın kaderini bir kez daha yaşatmak istememiştir.

Bunun bedeline küçük bir kısım İsrailli karşı çıkmış olsa da açıkça tanık olunan şudurki: Gilad’ın eve dönüşü tüm Halk için birlik ve beraberlile yaşanılan yoğun coşkudur..

Bir tek askeri yeniden yaşama hediye etmek için 1027 i terörist’i bile bile hapishane’den dışarı salıvermek zor bir karar mutlaka.

Bu teröristlerin özgürlüklerine kavuştuklarının ertesi günü tekrar İsrail’e karşı terörist faaliyetlere geri döneceklerine dair şüphe yoktur, İsrail’in bu konuda yaşanmış geçmiş tecrübeleri bunu açıkça ortaya koymuştur..

Artık İsrail’in bu teröristlerin salıverildiği günün ertesine ne gibi planlarla hazırlanmıştır orası bilinmez.

Bu 1027 kişinin elinde çoluk çocuk genç, yaşlı ve kadın bir çok masum sivil’in kanı vardır ve doğal olarak çoluk çocuğunun ya da anne babası’nın katilinin özgürlüğe kanat açtığını bilen yakınlarının Gilad Şalit'in İsrail’e yuvası’na dönmelerine ne kadar sevinseler de bir yerde esef duymalarını ve tepkilerini anlayışla karşılamak lazımdır...

Kimileriyse Gilad Şalit’in özgürlüğe kavuşmasının bedelinin yarın öbür gün başkalarının canlarıyla ödemesi demek olabileceğini iddia etmekteler...

Çok sesli bir toplumda bunların hepsi doğal tepkiler...

Olması gereken de bu ancak geçen günden bu yana söylenen şarkılar, genel hava Şalit’in dönüşünden dolayı duyulan ortak menuniyet’i işaret ederken onca gün sonra haberlerde Kuzey’de küçük bir yerleşimde ikamet eden Şalit’e İsrail’in dört bir yanından gönderilen hediyeler, mektuplar, çikolata ve kocaman kalpten şekerler bu olumlu havadan halkın kolay kolay çıkmak istemediğini gösteriyor...

İNSANLAR SEVİNMEYİ ÖZLEMİŞ GİBİ…
Bu arada Gazze’de evlerine dönen genç esirlerde sevinirken, onları kucaklayan sevenleri, meydanda toplanan yaşlılar gelecekte esir alınacak Şalitler için seslenmeye devam etmekteler…




EN SON YAZISI
Perili Daire
Sığınılacak tek liman
Sağlıksız bir dünyada sağlıklı olmak
Vatan Bölünmez
İki Vatan 1 İnsan
Tanrı Misafiri
Kriz mi fikir ayrılığı mı,
önkoşul mu?!!
Bir çift kolyee
 Kriz üstüne kriz
Hamas'ın kozu Gilad
Çocuklarımız arasındaki fark
Bir hayat tecrübesi
Tanrı'ya yakarışş
Deli Nejad Yahudi mi?!?!
New York'ta üçü bir yerde
Özgür basının krizi
Kim haklı?
Ata'm
Annelik zor meslek!!!!
Zoraki Barış
Yağ yağmur yağ yağ!..
Tek Tanrılı üç büyük dinin beşiğinde Beyaz Güvercin
Bir deli bir kuyuya taş atmış...
Bol parti yeni hükümet
yeni bilmece
Çocukluğumun incisi
Süt ve Bal Ülkesi
İsrail Seçimi'nin şifreleri
Gazze Savaşı ve bize getirdikleri
NBA haberleri, NBA videoları Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm