Batya Rus Galanti'nin köşesi
Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den Memleket'e Mektupları, köşe yazılarıGünlük yaşantımızda olan biten herşeyi en güzel şekilde tanımlayacak deyimlerimiz vardır. Bunlardan bir tanesini sanırım hepimiz sıkça kullanırız; ''Kimse kimsenin evinin içindekini bilemez!'' Bookmark and Share

Çoğu şeylere dışarıdan baktığımızda farklı içine girdiğimizdeyse çok daha farklı gördüğümüzü kısaca anlatan bir halk deyişidir bu...

Meselenin içyüzünü bilmeden kanaatlere varırız pek çok zaman.
Bir sokak kavgasında bile bunu yaşayabiliriz, yumruk yumruğa giren iki kişiden güçlü kuvvetli görünene kızarız belki o anki insanî tepkimizle, zayıfı dövüyor diye...

Arada geçen meseleyi bilmeden öncesini sonrasını anlamadan karar veririz anlık insanî güdülerimizle...

Bu yargılar kişisel, toplumsal ve milletlerarası da olabilir...

İnsanların çoğu için geçerlidir bu.

Örnegin bir söylentiyi bir kaç değişik kişiden duyduk mu toplumsal bir stigma yaratmak çok kolaydır, işe psikososyolojik yönden bakacak olursak...

Hayat varoldukça bu da varolacaktır...

Hele ki milletlerarası önyargılar politik çıkarların bir sonucu olarak doğarken yer yer halklar arasında oluşan uçurumları anlamak zor olmayacaktır.

Politikacılar mantıklarıyla, çıkarlara göre hareket ederken halklar kalplerini dinlerler...

Son bir yıldır Sayın Tayyip Erdoğan'ın İsrail ile izlediği politikada bunun izleri vardır; takip edelim...

Sayın Erdoğan, değişen dünya, değişen dengeler ve çıkarlar sonucunda farklı bir yöne doğru kaydığının işaretlerini,
2009 İsrail-Gazze Savaşında vermeye başlamıştı...

Batı'dan bir türlü umduğunu bulamayan, Avrupa Birliğine katılma beklentisiyle arkalarından belki de ''yalvarmak''tan sıkılan Erdoğan, kendi milli görüşlerine de daha uygun bir arayışa geçmiştir.
İşin esasına bakılırsa uluslararası platformda taa 2007'de Hamas'ı seçildiği günün ertesinde ilk ağırlayan kişi de Erdoğan olmuştu... 2009 Amerikan seçimlerinde Beyaz Saray'a oturan yeni siyahi lider Barack Obama'nın önceliklerinden biri olan Ortadoğu Barışı'nı her ne pahasına olursa olsun sağlamak politikası da belki Erdoğan'a İsrail'e biraz daha yüklenmek için olasılık tanımıştır...

Yine 2009 Ocak ayında patlak veren Gazze Savaşı'yla Türkiye'de artan İsrail karşıtlığını anlamamak mümkün değildir...

Medyanın genel anlamda âdeta Hükümetin politikasını temsil ettiğini düşünürsek bu savaş yüzünden Filistin halkının ödediği ağır bedel, tüm yayın organlarının en büyük haber kaynağı olmuştur.

Gazze'de ölen bebekleri büyük boy gören medya, sivillerin hangi tarafın amaçlarına nasıl hizmet ettiğini yansıtmaktan kendini alıkoymuştur.

Bir haberi bilerek yayınlamamak, kısmen aktarmak ya da kimi gerçeklerden bahsetmemek medyanın kendi seçenekleri arasındadır.

Erdoğan, Davos'ta kendisine İsrail'deki savaşı kendi yönünden savunan ve duygularına genelde sahip olmasıyla tanınmasına rağmen bu kez epey hararetle konuşan, İsrail'in uluslararası platformda en saygıdeğer, Nobel Barış Ödülü sahibi olan 85 yaşındaki Shimon Peres'e o ünlü çıkışını yaparak: ''Sen yaşlısın'' diyerek başladığı sözlerine, ''Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz diye...'' devam etmiştir.

Suriye ile de arabuluculuk üstlenmiş olan Türkiye için bu çıkış bazı şeylerin eskisi gibi olmadığının artık belirgin bir göstergesiydi.
Diğer taraftan insaniyet bekçiliği rolüyle, kahraman edâsıyla karşılandığı Türkiye'de tabanından tekrar destek toplamıştı.

Bugüne dek hiç bir Türk Başbakanında görülmemiş bir üsluba sahip olan Erdoğan bir yıldır hatırladıkça İsrail'e olan sert eleştirilerine devam etmiştir. Yıllardır Avrupa Birligi'ne kabul edilmek için sırada beklemekten sıkılan, tenezzül edilmemişliğin ezikliği yerine kurulabilecek bir İslam Birliği içinde önderlik rüyası onun için çok daha tatlı olabilir...

Bu yönde hareket etmeğe başlayan Sayın Erdoğan, İsrail'e olan çıkışlarıyla istediği popülarite'yi Arap dünyası içinde de bulurken; kendine seçtiği dostlar İran ve Suriye ve onların güdümündeki Hamas ve Hizbullahtır... Zaten geçen Ekim ayında Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim'in Ankara'yı ziyareti sırasında, daha düne kadar PKK'ya destek veren Şam'la Ankara arasında çok duygusal anlar yaşanmıştı.

Suriye ile görülen bu yakınlaşma, aynı günlerde İsrail ile Türkiye'nin Konya'da yapacakları Ortak Anadolu Kartalı Hava Tatbikatı'nın süresiz ertelenmesi de paralel bir politika'nın işaretleridir. Türkiye Başbakanı Erdoğan bu ertelemenin sebebini; ''Vicdanimizin sesini dinlemek halkımızın sağduyusuna göre hareket etmek zorundaydık!'' diye açıklamıştı. Erdoğan'ın politikası radikal kesim içinde sadece İsrail'e değil, Türkiye'de yaşayan Musevi Cemaati'ne karşı da kimi tepkilerin oluşmasına sebebiyet verirken, Erdoğan geç te olsa Musevi vatandaşlarımıza karşı bir düşmanlığımız yoktur, duygularımıza hâkim olmalıyız uyarısında bulunmuştu. Fakat dini çizgisini zaman zaman Türkiye'deki iç meseleleri kısmen örtmenin bir yolu olarak ta seçen Erdoğan, bir hükümet kanalı olan TRT'de Ayrılık Filistin adlı dizinin yayınlanmasına olumlu bakmıştır.

Dizi'de İsrail Askerini kana susamıs, çocukları arkadan vuran câniler olarak gösteren ilk bölümün hemen ardından İsrail ilk kez sert bir çıkış yaparak Ankara'yi dizi konusunda uyarmıştı. Diziyi hazırlayanlarsa kendilerinin gerçekleri yansıttıklarını iddia etmeye devam etmişlerdi.

Bugünlerde yeni bir dizi daha iki ülkenin arasını kopma noktasına getiren dalgalanmayı getirmiştir.

Bu kez son yılların en popüler dizilerinden bir tanesi olan, Türkiye dışında da pazar bulmuş bir aksiyon dizisi olan ''Kurtlar Vadisi'' sözkonusudur.

Senaryosunda İsrail'e de yer veren ve olay çıkartan bölümünde İsrail Büyükelçisini bir eşkiya tarzında, makamında silah zoruyla elinde tuttuğu Türk anne ve bebeğini tehdit ederken canlandırmıştır.

Böylesine bir karalama İsrail'i kızdırmakla kalmamış bu kez diplomatik alanda bir tepki vermek gereksinimi doğurmuştur. Ancak İsrail'deki geniş koalisyon Hükümeti'nin aşırı sağ kanatının elinde olan Dışişleri Bakanlığı'nın seçtiği tepki İsrail'in yüzüne gözüne bulaştı.

Dışişleri Bakanı Sağcı Lider Avigdor Liebermann'ın yardımcısı Danny Ayalon sözde makamında görüşmek için çağırdığı yeni atanan Türkiye Büyükelçisi Sayın Oğuz Çelikol'u hedef almıştır.

Nezaket ziyareti için çağrılan fakat makamı yerine Ayalon tarafından Knesset'in küçük bir odasında, tiyatrovâri komik bir mizansen içinde karşılanan Çelikol'a artık herkesin bildiği alçak bir koltuğa oturtmakla aşağılayarak, sözümona Büyükelçi vasıtasıyla Türkiye'ye mesaj vermek isteyen Ayalon uluslararası bir gaf'a imzasını atmıştır...

Sonunda kendi kendini küçük düşürmüş, İsrail'in ve kendisinin Türkiye'den iki kez özür dilemesiyle olay ancak tatlıya bağlanmıştır.

Davos'ta Erdoğan'dan laf işiten Shimon Peres ılımlı bir politikacı olduğunu bir kez daha kanıtlayarak ikinci büyük özürün gelmesinde büyük roloynamıştır.

Aradan geçen bir kaç gün içinde İsrail Savunma Bakanı'nın Türkiye ziyareti İsrail için Türkiye'nın kolay kolay kaybetmek istemediği bir müttefik olduğunu gösterirken; Erdoğan'ın ileride nasıl bir yola doğru Türkiye'yi götürmek istediği hâlâ tam bir açıklık kazanmamıştır.

İsrail'in en azılı düşmanlarıyla ilişkilerini geliştirmeye devam eden  Erdoğan'ın mutfağında pişen yemekleri medya halkın önüne sıcak sıcak sunmaktadır... Ülke çıkarları, politikacılara yön verirken halklar bu politikaları duygularıyla değerlendirmektedirler...

Dostluk ya da düşmanlık tohumları büyüklerin ellerinden küçük insanların kalplerine böylece serpilmektedir!


21 Ocak 2010

En Yeni Yazısı
Hamas'ın kozu Gilad
Çocuklarımız arasındaki fark
Bir hayat tecrübesi
Tanrı'ya Yakarış
Deli Nejad Yahudi mi?
New York'ta üçü birarada
Özgür basının krizi
Kim haklı?
Ata'm
Annelik zor meslek!!!
Zoraki Barış
Yağ yağmur yağ yağ!..
Tek Tanrılı üç büyük dinin beşiğinde Beyaz Güvercin...
Bol parti yeni hükümet
yeni bilmece
Çocukluğumun incisi
Süt ve Bal Ülkesi
İsrail Seçimi'nin şifreleri
Gazze Savaşı ve bize getirdikleri
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm