''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu...
Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumuŞu ''Ailecek'' kitap olayı kafamı karıştırdı; nasıl bir şeydir ''ailecek okunacak'' kitap, malûm artık böyle bir ''ebebi'' edebiyat türümüz var; AB kriterlerine uygun mudur, ergonomisi nedir çekirdek aileye ya da geniş aileye uygun ebatı ve puntosu nedir, astigmat olan var, hipermetrop olan var, yani herkes topluca nasıl tutacak da okuyacak, hızlı okuyanı var yavaş okuyanı var. En heyecanlı yerine gelmişsin mesela ben sayfayı bitirmişim, ''ailecek'' okuyoruz ya, bizim kuzenin çocuğu daha yeni okumayı sökmüş heceleme aşamasında bekle ki o da bitirsin sayfayı...

Faraza şöyle bir sahne tahayyül ediniz, Sicilya veya Meksika'da köy meydanı, sandalyeler halka halka ahali oturmuş, ortada gençten biri hançerisini yırta yırta ve dramatize ede ede kitabı okuyor, fonda ''Bodas de Sangre'', zil-kastanyet topuk sesleri Antonio Gades ile Cristina Hoyos ve Marisol giriyorlar meydana... Bir iki ahlaka mugayir dans figürü derken Vincent Vega ile Jules Winnfield zuhur ediyor apansız... Mısırlou çalmaya başlıyor ve Vincent ve Jules'a gerek kalmadan ailenin yarısı diğer yarısını kevgire çeviriyor. Düşünüyorum, böyle bir aile ortamında hangi kitaptır okunabilecek olanı?!?

Kaldı ki, tek başımıza kitap okuduğumuzda ne ''cek oluyoruz''...
Unidentified Flying Object gibi Kuraldışı Okuyan Varlık mı oluyoruz...

Adaletin terazisi bir-iki bilir kişiye bırakılır mı, peki bu bilir kişilerin edebi'yat kültürü nedir, bir sınav yapsak... Benim hangi kitabı okuyup okuyamayacağımı, benim aile düzenimin nasıl olacağına bilirkişi heyeti mi karar verecek?!? Onların kişisel tercihleri neden bana dikte edilecek?

Sahibinin Sesi bozuk plak Liboşlarımız bu konuda ne der... Peki
Bunun da suçlusu ''Faşist Kemalistler'' midir, ''Ne Mutlu Türküm Diyene'' denilmesin mi, ''Koruculuk kalksın'' mı? Hayır, ne vesileyle olursa olsun Papağan gibi ezberden bunları araya parça alır gibi sokuyorlar her konuşmalarına nasılsa, buna da ezber bozmak diyorlar ya, ben onların yerine yazayım da onlar başka şeyler de yazıp söyleyebilsin?!?

Sorular muhtelif kafamda mesela, hangi ''aile'' tipine göre ''ailecek okunacak''...


Mesela, köylerde bütün köy bir aile ise ve bir kısmı diğer kısmını ''Devlet'in Korucular'a verdiklerinden olmadığı, muhtemel Kuzey Irak'tan kaçak getirilmiş olduğu balistik raporla tescillenen'' silahlarla katledebilecek zihniyette ise, ne türden bir kitabı ''ailecek'' okuyabilirler...

İyi de dinlemek, okuma eylemini karşılamaz ki, şimdi bir de ''Ailecek dinlenebilecek kitap'' kriterleri mi yaratacağız.

Muhafazakârı var, daha geniş fikirli olanı var; hem bölünmüş aileler ne ''cek'' olacak...

Farzet ki, boşanmış anne-baba sonra gitmiş evlenmiş başkalarıyla ortak imâl çocukları tutturmuş ''ailecek okunacak kitap'' diye seyr eyle cümbüşü, çocuk bu tutturur...

Diyelim ki, karı-koca bir aile çocuk yok, büyükler de sizlere ömür... Gel gör ki, karı-koca'nın zevkleri farklı, erkekerkil düzen geçerli, soluğu mahkemede alıyorlar, ''Şiddetli Kitap Geçimsizliği''nden tek celsede boşanma. Aileiçi şiddet nesnesi kitap. Yahut hakim mehil veriyor yanında bir de ''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' listesi...

Tabii, bazı hallerde Evlilik Danışmanı'na da başvurulabilir, ''Ben Pollyanna okumak istiyorum, kocam sürekli Peter Pan diyor''... Şimdi, Pal Sokağı'nın Çocukları'nı okutsan o da şiddet içeriyor kötü örnek olur, şiddete teşvik eder.

Ahmet Güntan'ın Parçalı Ham'ı da okunmaz bok-mok var, zaten Beatnik'ler, Ece Ayhan, Edip Cansever'in ''Ben Ruhi Bey Nasıl''ımı hepsi aile-dışı...

Küçüklere kötü örnek olmasın zihniyetinin sınırı yoktur. Metazorinin de hudutu yoktur. İşin içinden bireyselliği tercih hakkını çıkartırsanız, oto-kontrolü başkalarının kontrolüne bırakırsanız sonuçta kontrolünüz kalmaz. Geçenlerde annem kuzenimin kızı okumaya meraklı, benim de üstünüze afiyet 3binden fazlaca kitaplık bir kütüphanem olduğu için bir-iki kitap versene dedi, durdum 15 yaşındaki kıza ne verilir ki dedim... Bilemedim, erkek olsa tamam da kız, halen düşünüyorum.

Aslında, bu olup bitenler bana eski bir anımı hatırlattı. Bugünün tohumları geçmiştedir. Gerçi komik de gelebilir, traji-komik de...


Yıllar yıllar önceydi; 90'ların başı, yeni yeni edebiyat dergilerinde yazmaya başlamışım; Düşler'deki tarzım hafiften, aslında bayağı bir garip geliyor. Hatta 20'sinde birinin yazdığına inanmıyorlar; edebiyat camiası küçüktür, takma ad diye düşünenler, dergiye fotoğrafımın konulmasını isteyenler var. Sonra Güneş gazetesinin son dönemlerinde yazmaya başlıyorum, Kültür-Sanat sayfasında köşem var ve tepki çekiyorum, gazetenin içinde; o zamanlar vekaleten Genel Yayın Yönetmenliği'ni yapan şimdinin ünlü GYY'si, şimdi çok başka bir yerde olan, sayfanın yöneticisi o zamanın ''Müslüman Şair''lerinden bir kişinin ''serzeniş''iyle beni odasına çağırıyor. Konumuz şu ki, yazılarımda sürekli birinci tekil şahıs kullanıyor olmam, ''ben'' diye yazmam ''rahatsızlık'' yaratmış; halbuki, birinci çoğul yazmam gerekiyor(muş), genel geçer kural bu... Edebiyat dergisinde de garipsenen de aynı idi.

''Ben'' diye yazmak ayıp, yanlış, kuraldışı vs; iyi de dedim, bu yazıyı yazan ve bu fikri savunan benim, toplu halde savunmuyoruz, belli ki ''serzeniş''te bulunan da fikirlerime katılmıyor, dolayısıyla neden fikrim ile başkalarını bağlayayım, hem bu köşeyi bana ''ben'' yazayım diye vermediniz mi, ortada komünel, kollektif bir çalışma yok... Sonuçta, bizzat Vekil GYY'nin tashihi ile yayına girmeden önce ''ben''ler, mümkün olduğunca ''biz''leştirildi.

20-22 yaşındayım ateşliyim, halen de öyleyim ama egoist değilim, zaten durumları zor, sayfa baskıya gidecek, dizilmiş sadece benim köşem bekleniyor, söyleyeceğimi söylemişim, tarzımı savunmuşum, ''o zaman koymayın yazımı'' deme egoistliğine düşmüyorum, desem sayfa yıkılacak, yeniden yapılacak. İşler şimdiki gibi değil, bilgisayar başında şak-şuk yapılmıyor, teşekkür edip çıkıyorum bir daha da gitmiyorum...

Medyada teknik altyapılar gibi, pekçok şey değişti. 20 yıl, neredeyse çeyrek yüzyılda akıp geçen zamanla birlikte dünya dönüştü. Gazetecilik anlayışı da değişiyor; gerçi ben kendimi asla ve asla ''Gazeteci'' daha da ileri deyimiyle ''Haberci'' olarak görmedim; Haberci dedin mi, benim aklıma hep Ulak geliyor ya da atının üstünde son sürat gelen Süvari, bunun yaralı ve atının üzerinden düşmek üzere olan, hatta tam da kaleye geldikten sonra atından düşen ve son nefesinde haberi veren versiyonları vardır.

Bireyselliğin, bireysel yorum halen geri planda kalması, gizlenmesi, beyan edilmemesi gerektiğini halen düşünenler mevcut ama bana o yıllarda bunu savunan, dikte eden Vekil GYY'nin bugün, sürekli ben ben ben diyor olması da enteresan. Yalnız, bunu Ertuğrul Özkök-Oktay Ekşi olayı ile karıştırmayınız. Dedim ya, bugünün tohumları geçmiştedir, neleri ektiğinizde ya da ekilmesine müsaade ettiğinizdedir. Bugün-yarın, ürün pişirilip masanıza getirilince ve metazori yedirilince itiraz etmeniz beyhudedir.

 
14 Mayıs
Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
10 Para etmezsiniz
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm