
Bazı şeyler, Hayat Çizgisi'dir, Yaşama Biçimi'dir, Ana Eksen'dir...
Elips olarak bakarsanız, merkez ve Ana Eksen'in, enlemesine kesen o
uzun çizginin 2 tarafında 1'er odak vardır. Odaklar'ın Taraflar'ı
ayrıdır, birbirlerinin tam tersinde dururlar ama aynı çizgi, aynı Hayat
Çizgisi üstündedirler ve farklı görünseler de merkezden katlarsanız,
üstüste gelirler, bir olurlar...
Bu garip ülkede her gün,
neredeyse dakikada bir trafik kazası olur ve artık bu, canı yananlar
dışındakiler için vak'a-i adiye'dir... Her bayram öncesi uyarılar
yapılır, yollarda avlarını bekleyen Trafik Canavarı'na dikkat etmeleri,
ondan korunmaları istenir, alınacak tedbirler sıralanır... Ve her
bayram sonrası benzer rakamlar verilir, yolları kana bulayan o hayali
Trafik Canavarı'ndan bahsedilir. Yollarımıza kurduğumuz sunak'larda
kurbanlar verilir ve ''Ölenler ölür, kalan sağlar bizimdir'' diye kısa
bir yas'ın, birkaç ah'ın, ah'ın, bir iki haberin, başlığın ardından
hayat son sürat devam eder gider... Arkamıza, önümüze, sağımıza,
solumuza bakmayız, dökülen kanlar lastiklerimize bulaşır...
Bazı şeyleri herkes sever; bazıları ise daha çok sever, tutkuyla
bağlanır, hayatını ona adar...
Futbolun
ve taraftarlığın ne olduğunu anlayamayanlara izah etmek için,
hep
deriz ya ''Futbol sadece futbol değildir'' diye... Halbuki, futbolun
''Sadece Futbol'' olma hâli de, taraftarlığın ''Saf Taraftar'' olma
hâli de çok şey ifade eder...
O yüzden... Cuma günü karşı
karşıya gelseler birbirlerine öldüresiye girecekler, Cumartesi günü
aynı acıyı kalplerinde duyup, Pazar günü kolkola girip aynı yası
paylaşabilir...
The Real Football Factories International ya da
daha bilinen adıyla Football Hooligans International diye bir ''Vahşi
Yaşam'' belgeseli vardır.
Futbolun ve Hooligan'lığın doğuş yeri
İngiltere'deki ''Vahşi Yaşam''ı anlatan Football Factory filminin
kahramanı Tommy Johnson'ı canlandıran Danny Dyer, daha sonra bütün
dünyadaki Firm'leri konu eden belgeselde de oynamıştı.
Arjantin'den
Polonya'ya kadar pek çok ülkedeki ''Aşırı Gruplar''ın hayat biçimleri,
öldüresiye kavgaları, ekrandan taşan nefretleri... Filmin sloganı
''This is England's worst nightmare. Enjoy it'' idi; belgesel için de
benzeri değişik ülke adlarıyla söylenebilir.
Belgeselin bir bölümü de Türkiye'de geçer; Fenerbahçe, Galatasaray,
Göztepe, Karşıyaka ''Firm''leri yansıtılır.
Dünyada
yerel olarak herkesin derbisi kendine büyükse de, bütün dünyada kabul
gören 3 Büyük Derbi vardır. Arjantin'de Boca Juniors ile River Plate;
İrlanda'da Celtics ile Rangers; Türkiye'de Galatasaray ile Fenerbahçe...
Arjantin
ve İskoçya derbileri ile Türkiye derbisi arasında ise nüans değil hayli
büyük bir fark vardır. Tangocular'da iki takım arasında sosyal ve
sınıfsal farklılık mevcuttur. İrlanda'da ise tamamen ayrı dünyalar,
orada etnik, politik ve dinsel'dir olay, doğuştan ya Celtics ya da
Rangers taraftarı olursunuz, seçme şansınız yoktur, dahası tarihinde
''Kanlı Pazar'' gibi futbol dışı katliamlar yatar...
Türkiye'de
ise bu tür farklılıklar yoktur. Diğer ikisinden hatta çoğu derbiden
ayıran da budur. Ne Arjantin'de, ne de İrlanda'da da bizdeki gibi
babası Fenerli bir oğlu Galatasaraylı, diğeri Beşiktaşlı aileler ya da
ayrı takımları fanatikçe tutan karı-kocalar bulamazsınız.
2007'de
vizyona giren, Discovery Chanell'da da gösterilen belgeselin eksik yanı
buydu bence. Türkiye'deki bu enteresan durumu yansıtamamış.
Evet, Ultraslan ile Kill For U ve liderleri vardı, Çarşı'nın olmaması
da bir eksikti ama...
''Ezeli rekabet, Ebedi Dostluk'' diye veciz biçimde özetlediğimiz
''şey'' yoktu belgeselde.
Halbuki,
bu derbiyi merkez alırsanız ve etrafına da hani o hayali elips'ten bir
dünya çizerseniz, ana eksenin 2 ayrı tarafındaki 2 odak'ını diğer
benzerlerinden farklı kılan bu nüanstı.
Sabahtan akşama kadar GS
yerine 6S yazılan Antu'nun açılışındaki o resim... Kupayla verilmiş o
pozun ''Hepimizin Başı Sağolsun'' diye oraya konulabilmesindeki yücelik
ve forumdan taşan hüzün, Kill For U'nun başsağlığı mesajı;
Bursa
Teksas'ın saygı duruşu... ''Başımız Sağolsun'' diyen Çarşı,
ForzaBeşiktaş'ın ''Optik Başkanımız vefat ettiğinde Alpaslan Abimizin
Kaleme aldığı köşe yazısı'' diye yazışındaki o ''Abi'lik''; Şişli
Camii'nin avlusunda hep birlikte tutulacak saflar ''Bizi'' farklı kılan.
Bunların hiçbiri abidik gubudik fair-play mesajı değil. Oyunun ve
taraftarlığın ruhu...
Ruhun Şad, toprağın da Cennet Tribünü'nde tezahüratın da bol olsun
Alpaslan Dikmen!
Ultraspor-28
Eylül 2008
|