İş
bitip fiş çekildikten, Game Over Insert Coin yazdıktan sonra akıl
veren, hata bulan, öneri getiren çok olur... Dolayısıyla,
Fenerbahçe'nin geliyorum diyen felâketi sonrasında da böyle olacaktır.
Bilenler
bilir, bazı fikri sabitlerim vardır; skora göre fikrim zikrim değişmez,
tıpkı Galatasaray'ın bugünkü halinden çok önce yazdığım ''Hagi kuş mu
konduracak'' gibi Fenerbahçe hakkında yazacaklarım da değişmeyecekti. O
nedenle, Valencia maçını kazansak bunları mı yazacaktın diye boşuna
mail atmayınız... O mailleri Barça zaferi sonrası, Tanjevic olsa böyle
bir maç kazanılamazdı diye zil takılıp oynayanlara
gönderiniz...
Fenerbahçe'nin,
flaş Barcelona zaferi sonrasında çoğu kişi kupanın hayalini kurmaya
başlamıştı, hele de Top 16'ya da 3'te 3 ile başlayınca... Oysa, UEFA
Kupası Çarşı'da Kadıköy Pazarı'nda satılmadığı iki kalas bir heves az
Q7 üzeri Guti'ye alınamadığı gibi EuroLig Kupası da ne yazık ki öyle...

Fenerbahçe'nin acı kaybının
ardında bir eksiklik ile bir fazlalık ve büyük bir yanlış var...
Yanlış:
Saygıdeğer
Aydın Örs gönderilip yerine Bogdan Tanjevic getirildiğinde Fenerbahçeli
bir avuç taraftar Yoğurtçu Parkı'nda 100 Yılın Vefasızlığı diye yürüyüş
yaparken yazılarımla destek vermiştim. Sarı Lacivertli taraftarlar
başta kaldığı sürece 2 şampiyonluk ve 1 Türkiye Kupası'na rağmen bütün
kötü sonuçların günahkârı olarak Tanjevic'i gördü ve tabii ki her türlü
yanlışın müsebbi olarak da Mahmut Uslu'yu...
Şimdi, kalkıp
Tanjevic ile Mahmut Uslu güzellemesi yapacak değilim ve fakat, şunu
söylemek durumundayım; Tanjevic, hastalığa yakalanmasaydı da ''Sağlık
sebebleri'' bahanesi olmadan teneke bağlanıp gönderilecek ve bugünkü
yapı kurulacaktı.
İşin özü neydi, Örs başta iken Tanjevic ile el
atından görüşülüp anlaşılması, Örs'e de kerhen Genel Koordinatör
vazifesinin önerilmesi değil miydi 100 Yılın Vefasızlığı...
Biraz
işin içinde olanlar biliyor ki, Tanjevic başta iken EuroLig faciası
sonrası Örs ile anlaşılmıştı ama... Tam da kovulma aşamasında hastalık
ortaya çıkınca sezon sonu beklenmek zorunda kalındı.
Şimdi, EuroLig gitti diyelim ki Lig de gitti, Neven Spahija ne olacak?
Örs'ün altına girecek kaç kişi bulabilirsiniz?
Bir de, hep merak etmişimdir Genel Koordinatörler ne yapar diye...
Fazlalık:
Sarunas
Jasikevicius... Hangi akla alındı bilmiyorum, büyük bir egosu vardı ama
o egosu NBA'de kırıldıktan sonra Jasi, giderek düştü, Gordon Giricek ne
kadar büyük bir hata idiyse Jasi'yi bu düşkünlüğünde almak çok daha
büyük bir hataydı.
İlk duyduğumda Fenerbahçe bitti demiştim ki, Valencia'da takımı bitirdi
Jasi... Bütün kimyayı bozdu.
Gerçi,
şunu da söylemek gerek, Fenerbahçe çok kötü oynadı, eğer Emir
Preldzic'in 3. periyottaki üçlükleri ve kendi ortalamasının 3 katına
çıkan ekstra skoru olmasa Valencia tarihi bir fark da yapardı. Bu kadar
hayati bir maçta bu kadar düşük konsantrasyon ve ölümcül hata bu kadar
seyirci bir Coaching...
Klasik Harlem hareketidir, biri
turnike kaçırır, arkadan gelen alıp panyadan sektirir 3. trailer smaçı
vurur. Maçın en can alıcı yerinde bunu bile yaptı Valencia! Zone
savunmaya dönüyorsun, ilkinde çarşafa sarıyor, üçüncü de göbeğine
üçlüğü gönderiyor, 4 karbon kağıdı... 55 saniye var oturmuş halen
Zone'da adamın top sektirmesini seyrediyorlar savunmada saldıran yok.
Eksiklik...
Mirsad
Türkcan... Sakatlanması normal bir sakatlıktan çok daha büyük bir
boşluk oluşturdu. Olsa zaten iş son kerteye gelmezdi. Sakatlandığı gün
buraya geleceği belliydi.
Ben, hep şunu söylemişimdir, takımda mutlaka bir Mirsad olacak. Çünkü
biraz Dennis Rodman gibidir.
Mehmet
Okur kavgasından sonra Milli Takım'a alınmamasının ya da alınamamasının
büyük bir hata olduğunu her daim savundum. Eğer o olsaydı, bugün dünya
ikinciliği yerine -ki Kevin Durant dışında başka bir silahı olmayan
Çaylaklar Ordusu ABD'yi arasan bir daha bulamazsın- şampiyonlukla
övünüyor olurduk.
Görünenlerin yanında görünmeyen işleri de
itinayla yapar, ortamı ateşler, seyirciyi kışkırtır, savaşır, en
olmadık yerde en olmadık topu kapar, ribauntu alır, basketi atar; arada
karşı tarafı yakacağına seni de yakabilir o ayrı ama...
Bu
kadar hayati bir maçta takımın zombiler gibi oynamasına izin vermezdi.
Basketbolu bıraktığında yerinin dolacağını pek sanmıyorum.
4 Mart
2011 Olmayan 4 Mart 2011
|