Çelik
Bey, yukarıdan ''ben biliyordum böyle olacağını'' diyecektir ama
Hırvatistan hezimeti sonrası daha çok şey yazılıp çizilecek;
bir sürü
suçlu(lar) ilan edilecek; Volkan Demirel'e protesto üzerinden
Fenerbahçeli kalemler, canlı yayında Rıdvan Dilmen'in yaptığı gibi
dilini, kalemini sivriltececek dahası başka
olaylarda veremedikleri halde bu kez mesaj kaygısı da güdecek;
Twitterda trendy olacak denli ''zekası ufuflar'' öneriler gelecek...
Bütün bu hengame kaos içersinde asıl söylenmesi gerekenler kamufle
edilecek...
Bugüne
nasıl gelindiğinin yakın - uzak hesaplaşması yapılacaksa; bu takımın
ruhu nerede denilecek ''biz
yenilsek de, kötü oynasak bile sonuna kadar mücadeleyi bırakmaz
hiç teslim olmazdık'' diye hayıflanılacaksa; maçtan sonra tepkiler ve
protestolar karşısında canım siz de ''Çok duygusalsınız'' diyen Guss
Hiddink'e kızılacaksa...
İşi
gücü sayfa doldurmak için Twitter'dan 2 saat sonra müstehzi tekziplere
maruz kalacak atmasyon transfer haberi yapmak ya da iddia kuponu
doldurtmak olan güzide spor(?!) medyası(?!)nın kalemşörleri,
ekrandaki yüzleri ile
bitarafından bakan güdümlü kalemler önce aynaya bakacak! O aynada bir
yüz görürse, yüzü varsa Fatih
Terim'den özür dilenmek için kuyruğa girecek!
Bu
takımı ultra milliyetçi, askeri disipline edilmiş, duygusal diye
suçlamadılar mı?
Terim'e megoloman, maço demediler mi? Orhan Pamuk
ağızıyla konuşup yazmadılar mı, taaruz etmediler mi?
Hadi bunu geçelim, Balık Hafızalara ''futbol'' dersi verelim...
2008
Avrupa Şampiyonası öncesine dönelim... 5 gün kala Terim, Pamuk
üzerinden Ultra
Milliyetçi - Yetersiz Milliyetçi polemiğine girmiş, basın toplantısı
sonrası ''Üstat''lar döktürüyor...
Ahmet Çakar buyuruyor:
''vıdı vıdı vıdı ... 5 gün kala böyle açıklamalar yapıyorsa değişmemiş
demek ki...
Böylesine dengesiz bir takımla hücum oynayacağız demek ne kadar
doğru... İlk 10’a girme şansımız yok. Savunmayı iyi yapan takım
şampiyon olur... vıdı vıdı vıdı ... Orhan Pamuk ile ilgili bu sözü
söylersen beni üzersin kardeşim...''
Toprağı da rahmeti de bol olsun Kazım Kanat'ın söylediklerini de
unutmamalıyız; aslında, rahmetli Kanat, ''Terimizm'' diyerek belki de
müstehzi bir eleştiri yapmak isterken çok doğru bir terim kullanmıştı:
''(Halil) Altıntop ile
(Yıldıray) Baştürk’ün çıkarılmasını, Fatih Tekke’nin alınmamasını,
Hakan Şükür’ün
çağrılmamasını yorumlayamıyorum. İlk kez çaresizim. Sen, Tümer’i tutar,
Yıldıray’ı gönderirsen kamu vicdanı rahatsız olur. Ben en ağır
eleştirileri yapıyorum Terim’e, artık ağır kaçıyor. Terimizm oldu
artık... Milli takım öyle oluşuyor.''
Bunlar
iki örnek, açınız 2008 öncesi yazılanlara bakınız. Sonra 2008 Avrupa
Şampiyonası'nda oynayan takımı gözünüzün önüne getiriniz, hemen
ardından da Hırvatistan maçındaki takımı...
Bu takımın ruhu nerede?
Ruh çağırın belki gelir!..
Harry Potter'da Ruh Emici'ler - Dementors vardır; bizdeki
Ruh Emiciler, taa 2008 öncesi takımın başına çöreklenmişti, maaşına
kadar herşeyi tartışılan (hatırlayınız,
Meclis kürsüsünde ''kimin'' vekili çıkıp maaşını gündeme getirmişti,
kimler medyada buna teşne olmuştu) Fatih Terim ve
Terimizm'i takımdan söküp almak için 2008 performansı
olmasa o vakit emmişlerdi.
''Milliyetçi'' ya, ''Milli görev'' yapıyor ya, sanki hiç para almaması
gereken Fatih Terim'in gidişi sonrası Güzide spor medyamız ve güdümlü
medya Ruh
Emiciler gibi Milli Takım'ın başına çöküp öptü ve takımın ruhunu emdi.
Geriye ruhsuz, hapsedilmiş bedenler kaldı.
Bilmeyenler için yazayım Dementors Kiss, French Kiss gibi birşey
değildir, gerçi her ikisi de ruhunuzun emilmesiyle sona erebilir ama
olsun.
Ruh Emiciler tartışadursun bugüne dek çuvalla para verilen Guus
Hiddink, alacağı tazminatı çoktan muhasebecisine hesaplatmıştır.
Guus Hiddink'in de hakkını yememek gerek, Fenerbahçe'nin
başındayken nasıl kovdurtulduğunu da hatırlamak
lazım...
Dolayısıyla, Ruh Emiciler'e Hiddink gibi Hırvatistan hezimeti
sonrasında ''siz de çok duygusalsınız'' diyecek ''ruhsuz'' biri
layıktır... Tabii Teknik Direktörlük'te istifaya zorlanma ya da kovulma
yahut da adam gibi yürüyüp gitme gibi mekanizmalar var... Ruh
Emicilik ise hayatboyu süren bir meslek.
Tabii ki en ironik olanı ise, Hırvatistan maçındaki protestolar
sonrasında kalkıp ''Milli maçlar daha milliyetçi olan şehirlerde
oynansın'' diye ahkâm kesiliyor olması...
Ne oldu hani bu takım Ultra Milliyetçi idi?!
Milliyetçilik ''illeti''nden kurtulunmalıydı?!
Şu Milliyetçilik demişken, gördünüz mü NCAA maçları nerede başlatıldı
ABD'de... Usama Bin Ladin'i öldüren askerlerin önünde, Usama Bin
Ladin'in cesedinin denize atıldığı savaş gemisinde...
Ah, siz bakmayın 3 yıl öncesinden planlanmıştı açıklamalarına;
Amerika'da planlar en az 30 yıl öncesinden yapılır, yapılmasıysa da
yapılmış gibi gösterilir...
13 Kasım
2011 Olmayan 13 Kasım 2011
|