Konu mankeni tunç özgörener'in köşesi
Bookmark and Share
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumu10 Mayıs'a dek tanımazdım, hayır uzayda yaşamıyorum, kaldı ki bir erkek için başka bir erkeği övmek zordur, yanlış anlaşılır sonra ama Arap, Fransız, Ladino-Seferat Yahudi melezi hani biraz füzyon mutfağı gibi... Üzerine bir parça Elvis kalçaları, hafif Tom Jones açık gömlek düğmeleri erotizmi ve Adriano Celentano piçliği katmış bu adam övgüyü hakkediyor...

Bazen ben bile kendime inanmakta zorlanıyorum... Dolayısıyla, yazdığıma inanmamazlık edecek sevgili kariin de haklı olacaktır ama pür ve saf gerçekleri yazmaktayım...

Şunu izah etmeliyim ki, 80'lerde büyüyen biriyseniz, büyük bir olasılıkla hayatınızda bir Enrico Macias ve Dalida fenomeni vardır. Sonrasında eğer bir Fransız lisesinden değilseniz ama yine de Fransız müziğini sevip ihtisaslaştıysanız Gilbert Bécaud, Charles Aznavour, Serge Gainsbourg, Mireille Mathieu, Edith Piaf vardır hayatınızda.

Tabii ki, Dalida'yı ayırarak söylemek gerekirse Enrico'nun Fransa topraklarında tanınmışlık ve fanatik hayran kitlesi solda sıfır iken, Türkiye'deki ünü kıyas kabul etmeyecek kadar çoktur.

Hatta bir Fransız Fransız dostunuz varsa, Enrico'ya burun kıvıracaktır. ''Fransız Fransız'' dememdeki maksat şudur ki, ''Beyaz'' Fransızlar, sandığınızdan çok daha doğallaşmış, normalleşmiş bir kafatasçılığa sahiptir, Arap veya kolonel Fransa'dan gelenleri ikinci sınıf kabul ederler.

Biraz abartı gibi görünse de, dünyada o ülkenin dilini bilmezseniz sokakta su isteseniz susuzluktan ölebileceğiniz iki ülkeden biridir Fransa... Diğeri Almanya'dır.

Tabii ki, yarı Alman yarı Fransız Belçika'yı da katabilirsiniz...

Dolayısıyla, Fransız Fransız'ın
Gilbert Bécaud varken Enrico'ya burun kıvırması da kendi içinde doğaldır...

Kaldı ki, müzik zevkiniz inceldikçe sizin de Enrico'ya yüz vermez olmanız, demode bulmanız normal.

İşte, bu nedenden dolayı artık Enrico ve sonrasında Türkiye'de ithal edilen benzerlerine hep burun kıvırıp alakadar olmadım.

Hatta İstiklâl'de dolaşırken sıra sıra müzik duyarsınız ya, hafif oryantal, Batılı mânâda arabesk bir Fransızca bir şarkı kulağıma çalındığında o benim için kesin ''Enrico''dur ve bir kulakta
Twitter KonuMankenin girip diğerinden en hızlı biçimde çıkar. Except... Rashid Taha...

Bu yüzden 10 Mayıs 2010 akşam saatlerine kadar Dany Brillant
ya da Daniel Cohen-Biran ile herhangibir temasım olmadı.
Yüzünü görsem tanımazdım; fakat muhtemelen çığlıklar atarak adamın üstüne atlayacak bir sürü kadın olacağından en azından bu baba kim Don Juan mı diye merak ederdim.

Eğer annem Füsun hanım ısrarcı olmasa konserine de kalkıp gitmezdim. Yani uzaylı mısın birader bu adamı nasıl tanımazsın derseniz, sonra yazacaklarım da küçük dilinizi yutarsınız...

Konser sonrasında küçük bir search yaptım ki, çeşitli sitelerde yapılan yorumlar sağ-sol gibi ikiye ayrılıyor, bir kı''z''ım yere göğe koyamıyor, ballandıra ballandıra bitiremiyor; bir kısmı da ''Bir Fransız dostum bu adam için Fransa'nın İbrahim Tatlısesi, Yavuz Bingölü, Yılmaz Morgülü, Küçük Emrahı dedi, burada bu kadar popüler olmasına şaşırdı'' havasında...

70 ve 80'lerin Enrico'su ne ise 2000'lerin Dany'si o yani...

Bu da doğal; Fransız Fransız, Enrico'ya kıvırdığı burnunu Arap Fransa'sından gelme yarı Yahudi Dany için de kıvıracaktır, biz de müziğiyle kalçaları kıvırırız...

Açıkçası, benim son dönemde en eğlendiğim konserdi, adamın sahnesi muhteşem, Türkiye'yi iyi kavramış, salondakilerin çoğu Fransız liselerinden mevzun ya da okuyanlardı ama ortam bir anda sahneye doluşan genç kızlar ve çoluk çocukla düğün salonu atmosferine bürünebiliyor.

Tabii ki aradaki fark burada göbek atılmıyor, salsa yapılıyor.

Bir kere kökenindeki o kırmalığı, Arap, Fransız, Ladino-Seferat Yahudi
melezliğini müziğine de geçirmiş, herşeyden biraz var. Hani biraz füzyon mutfağı gibi...

Üzerine bir parça Elvis kalçaları, hafif Tom Jones açık gömlek düğmeleri erotizmi ve Adriano Celentano piçliği katmış
...

Dolayısıyla Enrico gibi tekdüze değil. Muhteşem bir karışım.

Üstüne, adam eğlenceli, hani girdiği ortamı ateşleyen eğlence ye sevkeden ''arkadaşlar'' vardır. oturmaya mı geldik der herkesi havaya sokar. Dany de öyle. Hani bir konserde şarkıcı yapay olarak sizi coşturur ya havaya sokmaya çalışır.

Dany öyle değil, 40 yıllık arkadaşınız gibi. Sahneden indi, sıraların arasına girdi, kızlarla dans etti, peşine taktıklarını sahneye çıkarttı, seyircilerden bir kadını sahneye çıkartıp ona şarkı söyledi, dans etti, arada espriler yaptı.

Buz kalıbı olsanız alev alırsınız. Pek bir eğlendim, sonra bis faslına geçildi, gitti geldi, bitti dedik hatta bir kısım çıkmaya da başladı, ben de anneme dönüp kalabalık olmadan çıkalım derken geri geldi yine ortalığı birbirine kattı, bir sürü kızı sahneye çıkarttı.

Konser sonunda mor mini etekli hafiften tombalak bir kadın, sahneye fırlayan hayranlardan biri miydi anlamadım, bir ara mikrofonu da kaptı, normal insanlar gibi tanımam gereken ama hiç o program ve sayfalarla alakadar olmadığım için tanımadığım bir magazin ünlücüğü müydü bilemiyorum...

Tuhaf kıvranarak acaib bir dans ama kendisini Jayne Torvill sanıyor, bir de seksi olduğunu düşünüyor herhalde...

Gözlerde Dany'ye kalça dayamış olmanın basit egosu, heveskârlığı... 

Oysa adam bir sürü kızı çıkartmış sahneye dans etmiş, birlikte şarkı söylemiş hatta muhteşem de bir fotoğraf vermişler, etrafında kızlar ortada Dany... Kızların hepsi de hayran ona ama o kadar doğal ki o kızlar eğleniyorlar işte, yani ortada bir tek ben yaptım diyecek bir şey yok.

Morlu ise benden bahsetsinler de, nasıl bahsederlerse bahsetsinler egosunda bir tip, ünlü olacak ya. Adam hadi herkes sahneye demiş, bu sahneye çağırdığı kızları itikleyerek kendine yer açmaya çalışıyor, koala gibi sürtünmelerinden adam da rahatsız oldu ama iyi idare etti, sahneye çoluk çocuk herkes konseri öyle bitirdi.

Adam, çapkın hatta denizciler gibi her limanda bir sevgilisi
vardır belli ama bu morlu kamera görünce el sallayan tiplerden, hani bir skandal olsa ünlü olsam hevesinde biriydi galiba...

Neyse, komikti...

Yalnız, şunu da söylemeliyim Dany'den önce sahneye çıkan
Erkan Özarman ile Sylvie Vartan'ın keşfettiği Pınar'ın hakikaten adı gibi gür bir pınara benzeyen sesi var.

Magazin ünlüsü yerine Dany onunla düet yapsaydı, vızıltı yerine müzik ziyafeti olabilirdi... Bence, Pınar'ın ismini bir yere yazın.

Tarzları çok farklı olsa da gerçekten Tülay German'ın ses seviyesinde, kalitesinde.

Pınar, German'a göre tabii daha pop ya da ön şarkıcı olarak ilk kez sahneye çıktığı için öyle parçaları seçmiş de olabilir. Fakat jazza çok yatkın ve chanson da söyleyebilecek bir sesi olduğu aşikâr...


Tunç Özgörener'e ulaşmak için
 En Son Yazısı
Queen LeBron NotKing James!
LeBron James Kral mı Palyaço mu?
Şenol Güneş'ten özür diliyorum
Aldatıldım
1 Mayıs...
Mahallelinin vazife çıkartma günü
Raffi Portakal ile antini kuntinler
Crucible Poker Face Steve Davis,
Volkan Konak'lar olsun
Neremiz düz ki?
Timsahlar neden düzdür?
CERN komplosu
Roma'yı da biz yaktık!
Bogdan İşler
Galatasaray'a Başkan'san
Galatasaray'dan Hınç'Almacı Yazarlık
GDO'lu Atatürk'ler... Sevr'edeceklerdi...
Türkler kaç Sioux kaç İnuk öldürmüştür evladım?
Hepimiz... Angelina Jolie'yiz!..
Portakal ile memleketi kurtarmak
Mukayeseli sanat tarihi dersi:
Semiha Berksoy-Leyla Gediz
14 yaşındaki kızın söylememesi
gereken şarkı
En ucuz ve en aptal
cep telefonu sapığıyım
Nerede öldürülmüştü?
Monşerlerin çıkartması gereken ders
Şenol Güneş istifa!
Fotoğraf bir sanat mıdır
2012, aslında 2012 değil... VII. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... VI. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... V. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... IV. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... III. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... II. Bölüm
2012, aslında 2012 değil... 1. Bölüm
Sarımsaksporluluktan Nasibini Almamışlar
Kankırmızı kapkara bir günün hâtıratı
BaşPagan Hermann Nitsch ile Fugu
10 Para etmezsiniz!
Daum ile Doping
Derbiye dair korkularım
Kim dedirtmişti? Yendik mi lan!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienali
Kanlı para ve yıkılan anıt
Eski Zamân Şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâli
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanım
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikleti
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Arkaik Gençliğimin Ölen İkonları'nın Kitabı
Efes Pilsen Neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurs
Yenisi gelene dek eskisi unutulacak bir cinai kurbân...
Şişman Kadın, şimdilik gelemiyor şov devam etsin...
Lafeden taş olur!
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar...
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin...
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesi
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlar
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesi
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum...
Bilimin kıçına şaplak
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey...
Lovegrove Fantezileri
Hatamla Sev Beni (1.12.2008)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Leyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif (9.6)
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili (17.3)
Hacienda Çaplı (8.02)
2007'nin Top 10'u (3.01.2008)
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular, Anıl Çırpan'ın köşesi burada Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm