Geçen yazıda söylediğim gibi
insanlar gördüklerine inanırlar... Dolayısıyla, komplo teorisi deseniz
de, benim içimde bir kurt var...
Sabah köpüklü Türk Kahvemi içtikten sonra sabah 7'den itibaren
hazırlıklara başladım; küçük sandviçler, çay, bilimum ihtiyaç
gösterebileceğim abur cubur, tam techizat... CERN'deki 7 TeV'lik
çarpışmayı beklemeye başladım.
Kendi kendime de gülüyorum bir yandan Alimler ile Cahiller,
hayatlarında görmediği şeyi bekliyor. Malum,
çoğu kişiye garip gelse de Higgs Bozonu-Parçacığı ya da Tanrı Parçacığı
denilen şey İskoçya'da dağ bayır gezerken bir fizikçinin aklına gelip
uydurdurmak süretiyle Standart Modeli tamamladığı bir ''şey''... Sitemiz
canlı vereceği için ayrı bir
önem taşıyordu o ayrı ama Super Bowl'u anca böyle bekledim.
CERN'de son anda olan bir aksilikle, ki sonra bunun mıktatıslarla
alakalı olduğunu ve proton hüzmelerinin yeteri kadar hızlanamadıklarını
anladık ama ilk başta bir endişedir kapladı beni... Ya dünyanın sonunu
canlı yayında göremezsem!
Meğer, yalnız değilmişim. Tam o sırada sevgili bir arkadaşım aradı;
''Baba, CERN'deyim'' diye, hayır bu tür olaylarla uzaktan
yakından alakası olmayan güzide bir kardeşimizdir, ''Ne o, sen ve CERN
ne alaka?''...
Bombayı patlattı...
''Yok, ben canlı yayına bakayım da, eğer patlama olursa Kelime-i
Şahadet getirecek
zaman olsun!''
Yok dedim, sen merak etme, bakma medyamıza 7 TeV'e Big-Bang de olmaz,
dünyayı yutacak Karadelik de... Fakat bizimki bayağı endişeli, hayret
verici, ''Tamam, yazdınız okudum ama...'' diye devam etti, sonuçta şu
an için en fazla tüneli soğutmaya yaratan dev helyum tankları patlarsa
İsviçre ile Fransa arasında koca bir delik oluşması dışında bir tehlike
olmadığına ikna ettim...
14 TeV'e çıkılırsa, çıkılabilirse ne olacağını ise bilemiyoruz...
Bu konuşmanın ardından tekrar canlı yayına dönmüştüm ki aklıma geçmiş
günler geldi. I. Körfez Savaşı heyecanı aklıma geldi. Dünyanın ilk ve
tek canlı yayında seyredilen savaşıydı. Amerika, Bağdat'ı füze
yağmuruna tutacak diye televizyon başında tam techizat, patlamış mısır,
çay kahve bira, beklenir, geceyi havai fişek gibi aydınlatan füzeler,
otelin damında Peter Arnett, CNN, uçaktan hedeflerin nasıl
bombalandığının gece görüş kamerasıyla seyredilmesi, uykusuz geceler,
sanki çatapat patlıyor ya da Muhammed Ali, George Foreman'a karşı The
Rumble In The Jungle...
Sonra uçaktan hedef vurma görüntülerin çoğunun simulasyon ve vurulan
füze rampalarının da Saddam'ın kağıttan fake füze rampası maketleri
olduğunu; körfeze yayılan petrole bulaşmış zavallı kuş diye
gösterilenin, aslında Shetland Adaları'nda patan dev tankerden sızan
petrole bulaşmış Körfez civarında asla yaşamayan bir kuş türü olduğunu
bütün dünyanın yıllar sonra öğrenmesini hatırladım.
İşin başka traji-komik bir yanı daha vardı, herkesin televizyon başında
canlı yayında abur cubur atıştırarak beklediği ''Havai fişek''
gösterisinde insanlar ölüyordu Bağdat'ta...
Bomba bize düşmüyordu ya eğlencelik bir seyirliğe dönüşmüştü. Bağdat'a
gece çöktüğünde onlar korkudan titremeye başlarken, dünyanın geri
kalanında sokaklar boşalıyor insanlar tv başında sanki Dünya Kupası
finalini, Ay'a inişi bekliyordu.
CERN de havaya uçarsa canlı görürdük ama bize neydi, yok dünya da
havaya uçarsa o zaman en azından Kelime-i Şehâdet... Belki cepten bir
seni seviyorum fırsatı ya da Facebook'ta son bir status, Twitter'da son
140 karakter...
Neyse, vâdemiz varmış hayat devam ediyor.
Fakat içimde bir kurt da yok değil, sabah yüzlerden düşen bin parça
iken sanal bir patlama mı seyrettik de, I. Körfez'den yıllar sonra
gösterilenin çoğunun göz boyamaca olduğunu anlamamız; II. Körfez ve
Saddam devrildikten sonra nükleer silahları olmadığının ortaya çıkması
gibi CERN'de de bir patlama, çarpışma olmadığını mı öğreneceğiz diye de
merak etmiyor değilim...
Tabii ki, bütün modern fiziğin dayandığı ama asla tamamlanamamış
Standart Model'i doğrulamak/tamamlamak için uydurulan -şimdilik konumu
bu- ve olup olmadığı tartışmalı Higgs Bozonu ya da Tanrı Parçacığı
gerçekten varsa Tanrı, bunun bulunmasını ister mi sizce? Hem Stephan
Hawking, yok diye 1000 dolarına bahse girdiğine göre...
Neyse, çarpışma ve patlama oldu rahatladık ama insanlar gördüklerine,
gösterilenlere, illüzyonlara inanır...
Biz, bunu halen kavrayamadık.
|