Beklenen
2012'nin Altın
Çağ'ın girişi mi, Dünya'nın Sonu mu olacağını yoksa
NASA'nın
2012 Kehaneti'nin işaret ettiği gibi bir Dijital Kıyamet mi
yaşayacağımızı yoksa ispatlanan Ani Kutup Kayması'nın mı meydana geleceğini
göreceğiz...
Fakat bir
revize yapma vakti geldi... Çünkü Meksika
Ulusal Antropolojik Tarih
Enstitüsü'nde Aralık 2011'de düzenlenen Yuvarlak Masa Toplantısı'nda
Erik Velasquez'in dediği gibi ''Mayaların 2012'ye dair herhangi bir
kehanette bulunduğu tamamen boş bir söylenti. Pazarlama amaçlı bir
yalan'' olduğu ortaya çıktı.
Kaldı
ki, enstitü sözcüsü Arturo Mendez'e göre yaratılan ve internette
popüler olan Maya Kehaneti Efsanesi, Batılıların Mesih beklentisiyle
yaptıkları yanlış bir yorum. Dolayısıyla ilk kez 2007'de sonra kitap
olsun diye 2009'da yazdığım fakat yayınevlerinin işine gelmeyen dizi
daha anlamlı hale geldi. Dünyada Maya dilini gtam olmasa da okuyabilen
60 uzman varken kalpazanlar gibi kitap basarak uzman kesilenlere ve
onlara inanlara armağan olsun:
Konu,
her ne kadar çok popüler olsa da, bir o kadar da karmaşık aslında ve
gayet sulandırılmış çorba edilmiş vaziyette... İtinâ ile kaçınmaya
çalıştım ama 2012'yi seyredince bu kadar incelediğim ve bildiğim
mevzuuyu yazmaya karar verdim... Dolayısıyla, biraz karmaşık,
alt-okumaları bol ve muhtemelen 1-2 yazılık bir dizi gibi de olabilir.
Yalnız sizlerden okumaya başlamadan önce bildiklerinizi unutmanızı ve
yazıyı ''dinlemenizi'' rica ediyorum..
Yazı için
ön-kılavuz:
1- Bugünün
''Gerçek Tarihi'' 30 Kasım 2009 değil...
2- Henüz
İstanbul-Konstantinapol yıkılmadı...
3- Marduk
gelecek fakat şu andaki Takvim ile 2012'de değil...
4- Bu
dünyanın göreceği 7. yıkım, 7. Kıyâmet olacak...
5- Obama'dan
Armegeddon'a diğer kehânetlere de bakacağız.
6- Mümkün
olduğunca basit ve karmaşıklaştırmadan anlatacağım.
2012,
teknolojik olarak dahi kötü bir film, tamamen ticari kaygılarla ama çok
da aceleye gelmiş sığ ve yanlış bilimsel teoriye dayanan bir yapım.
Dolayısıyla, onu bir kenara atalım.
Maya
Takvimi'nin Son Günü,
yani 21 Aralık 2012 benim için tartışmalı bir konu, neden derseniz, biz
Maya Takvimi'ni bugünkü Takvim'imizle tarihliyoruz.
Halbuki,
Takvim ve buna bağlı olarak tarihlememiz değiştirilmiştir. Dolayısıyla
gerçek zamânda 2009 yılında değiliz. Kaç yılındayız meçhul, aslında
meçhul değil, fakat bunu sadece Vatikan biliyor... Takvim konusu
karmaşık sadece Hicri-Rumi-Şemsi-Kameri ile Milâdi arasındaki farktan
bahsetmiyorum.
''Kayıp
Zamân''...
Ortaçağ'da
Avrupa'da
devletler, küçük kent devletleri, derebeylikleri arasında dahi takvim
ve tarih uyuşmazlığı vardı. İslâm âleminde kullanılan takvim zaten
başka. Çin'deki takvim bambaşka... Ki Çin'deki
takvim sistemi
halen farklıdır esasında. Malûm, Yahudiler'in takvim sistemi ve yeni
yılları da farklıdır.
Bugün
uluslararası sistemde kullandığımız ise Gregoryen Takvimi'dir. Dönemin
Avrupa'sında kentler arasında bile ay-gün ve hatta yıl farklılıkları
olunca Vatikan, Gregory XIII döneminde takvim sistemini tekrar
düzenleyip bir nevii sıfırlama yaptı. Görünen 4-5 Ekim 1582'den 15 Ekim
1582'ye geçildiği ve ''Kayıp Zamân''ın 10-11 gün olduğu fakat gerçek bu
kadar değil.
Aslında,
olayı karmaşık ve bilinmez hâle getiren faktör başka...
Çünkü,
bu gayr-i resmi Vatikan Konsili, görünen maksatı takvimi düzenlemenin
dışında İznik Konsili gibi bir amaç taşımaktaydı. Nasıl ki M.S. 325'te
İznik'te resmi İncil oluştururken Matta, Markos, Luka ve Yuhanna
İncilleri dışında Kanonik (*)
sayılmayan diğer Apokrif diye damgalanan İnciller'in yokedilmesine
karar verilmiştir. Fakat bu yoketme işleminin pek de başarılı
olmadığını bugün Gnostik-Ezoterik denilen Nag Hammadi
Kütüphanesi
(**) bulunmuş olması sayesinde
biliyoruz. Barnabas İncili de hâkeza... Başka bir fasıl olsa da Kumran
Yazmaları da tabii ki...
Takvime
dönersek... Roma'dan M.Ö. 46'dan Jül Sezar'dan kalma Jülyen Takvimi,
başta düzgün uygulanmadığı gibi hemen arkasından gelen Augustus
döneminde de bozulmuştu. İmparator Augustus'un kendi adını takvime
sokması Ağustos'u 31 gün yapması, artık yıl hesaplarının değişmesi vs
vs vs...
Dolayısıyla,
yılbaşının Mart ayında olduğu Jülyen
Takvimi'nin Gregoryen Takvimi'ne dönüştürüldüğü güne gelene dek her
sene 1'er günlük hata olduğunu varsaysak bile...
46+1582= 1628
gün, bu da 4 yıl 168 gün eder...
Buna Jülyen
Takvimi'nin bozulmamış halinin dahi dünyanın dönüşüyle 128 yılda 1 gün
kayma yaptığını ilave ediniz.
1628/128=12,7
1628+12,7=
1640,7 yani 4 yıl 180,7 gün...
Bu basit
hesapla bile ''Kayıp Zamân''ın Vatikan'ın söylediği gibi
10 günden kat
be kat fazla olduğu ve dolayısıyla bugünün gerçek tarihinin 30 Kasım
2009 olmadığı ortaya çıkacaktır...
En iyi
olasılıkla Mayıs 2005'e döndük...
Şimdi,
gelelim gerçekte neden Jülyen'den Gregoryen'e geçildiğine...
Nostradamus!
Nostradamus,
bizde bazılarının sanıldığı gibi falcı, uydurmacı, boş, modern ticaret
hârikası filan değildir.
Hekim, eczacı
ve Veba Salgınını bitiren adamdır.
Yahudi'dir ve
Kabala'yı, Okült İlimleri, simyayı gayet iyi bilir.
Vatikan,
hayattayken yoketmeye çalışmıştır; Vatikan'ın yasakladığı Gnostik ve
Ezoterik kimi yazmaların da bulunduğu söylenen kütüphanesinde çıkan
şüpheli bir yangından zor kurtulmuştur.
Kehanetlerini
şifreli
bir dille yazması ve halen kısım kısım çözülememesi, yorumlanmaya
çalışılması bu yüzdendir. Bugün kullanılmayan bir Fransızca ile
Latince, İbranice, İspanyolca'yı karıştırarak ve bazı kelimeleri
tersten, bazılarını harf eksiltmesiyle Akrostiş gibi kullanarak
metinlerini şifrelemiş, mitlere ve astrolojiye göndermeler yapmış
simgeler kullanmış ve bu sayede Vatikan'ın hışmından kaçmaya çalışmış;
Papa III. Paulus tarafından 1542'de kurulan Roma Engizisyon'da
yargılanmaktan kurtulmuştur.
Tabii, bunda
Veba Salgınını mucizevi bir tedaviyle durdurmasının kendisine sağladığı
dokunulmazlığın da faydası olmuştur.
Yaptığını
iddia ettiği zaman makinesi gerçek miydi bilemiyoruz fakat bu alet
günün birinde doğrulanırsa, o vakit Nostradamus bambaşka bir kimlik
kazanacaktır.
Nostradamus'un
tarihlenmiş kehânetleri o yaşarken çıkmaya başlamış ve büyük bir hayret
uyandırmış, Vatikan'ı da korkutmuştur.
İlk bölümü
burada kesmeden önce...
Gregoryen
Takvimi'nin 1582'de kabul edildiğini ve Nostradamus'un 1566'da öldüğünü
hatırlatayım...
Gelecek
bölümlerde, İstanbul depreminden, Marduk'dan ve Marduk'un geldiğinin
resmi âlametlerinden bahsedeceğim.
(*)
Kanonik, Vatikan tarafından ekümenik konseyler-Konsiller tarafından
kabul edilmiş dini kural ve kanunlara uygun, doğruluğu kabul görmüş
İnciller; Akoprif ise Vatikan tarafından reddedilmiş, yasaklanmış ve
imhâ edilmiş İnciller için kullanılmıştır...
(**) Mısır'da
iki
kardeş tarafından 1945 yılında Nag Hammadi yakınlarında bulunan 12
kitaptır. İçinde Koptik dilinde yani, yunan alfabesi ile yazılmış geç
mısır dilinde Tomas'ın İncili de vardır. "Bunlar yaşayan İsa’nın
söylediği ve ikiz Yahuda Tomas’ın yazdığı kelimelerdir" orjinali
Grekçe'dir Nag Hammadi'de bulunan çeviridir ama tamamıdır. Tomas tabii
ki takma bir addır ve Aziz Petrus olduğu tahmin edilmektedir.
Basit
mânaları ile...
Gnostizm:
Sezgi ve tefekkür ile edinilen Gizli Bilgi, bunlara inanma.
Ezoterik:
Grekçe "iç, içsel" anlamındaki "esoterikos" sözcüğünden ya da
"görüyorum, içsel olan, gizli olan" anlamlarına gelen "eisotheo"dan
gelir. Derin bilgilerin ve sırların gizlenerek, bir üstad tarafından
sadece öğrencilerine öğretilmesidir.
30 Kasım 2009
|