2012, Maya Takvimi, Kayıp Zaman, Konu mankeni tunç özgörener'in köşesi
Tunç Özgörener'in köşesi Tunç Özgörener'in yazısı Tunç Özgörener'in yorumu Bookmark and Share Bu bölümüm, diğerlerine nazaran biraz daha uzun olacağını söylemeliyim çünkü okura bolca alt-okumalar da sunan bu diziyi 7. bölümde bitirmeyi tasarlıyorum. ''Kayıp Zamân'' yolculuğumuzda Vatikan'ın kapılarını açıyoruz, Piskopos Malacchia'den Kardinal Alfredo'ya, Kardinal Giovanni Battista Montini'ye Kennedy'den Obama'ya, İran Kralı'na, kehânetlere dek uzanan seyr-ü seferimiz başlıyor.

Maya Takvimi konusundaki düşüncemin ne kadar doğru olduğunu National Geographic’in günlerce anons ettiği: 2012: Son Kehanet belgeselini seyredince anladım.

Eldeki ''gerçek'' ancak incir çekirdeğini dolduracak kadar... Eskiden malum filmlerde araya koyulan ''parça''lar gibi iki dakikada bir 2012 filminin bölümlerini koymasalar, reklamları da çıkartırsan ''belgesel''in süresi 1 saatten 15 dakikaya iniyor...

III. Bölüm'de anlatıp örneklerini sunduğum Dresden Codecs-Elyazmaları'nı gösterip başına gelenlerden bahsetmemişler; bir de İspanyol işgalinden ve daha önceki bölümlerde de yazdığım Rahip Diego de Landa’nın marifetlerinden bahsetmemişler. Bu yüzden Mayalar’ın tarihten nasıl silindikleri de öylece havada kalıveriyor ''belgesel''de.


Mayalar etrafında yaratılan ve onların hiç de suçu olmayan 21 Aralık 2012’yi bir kenara koyalım. Dresden Codecs eksik olmasa, tam olsa, muhtemelen 22 Aralık tarihi de var olacaktı Maya Takvimi’nde. Yahut henüz bir Rosetta Taşı bulunamadığı için belki de o şekillerin anlamı bambaşka bir şey çıkacaktı.

Şu ünlü kutupların kayma teorisine gelince, jeolojik bulgular zaten geçmişte kıtaların hareket ettiğini ve kutuplarda da değişimler olduğunu gösteriyor. Fakat bu 1-2 saatte olabilen bir şey değil, milyonlarca yıllık bir süreç olduğu jeoloji bilimi tarafından kanıtlandı... Bunun sonuna gelmiş olabilir miyiz? Böyle bir veri yok. Kaldı ki, en başından beri gerçek tarihin şu andaki takvim tarihi olmadığını, ''Kayıp Zamân''ın büyük olduğunu, dolayısıyla 21 Aralık 2012’nin gerçek 21 Aralık 2012 olmadığını da göstermeye çalıştım.

Peki, olabileceğine dair bir veri bulunmasa da bir günde dünyanın kutupları yer değiştirebilir mi? Buna döneceğiz… Geçen bölümlerde bahsettiğim Niburu ya da Marduk ya da Her-ne-ise gezegeni ile NASA'nın Apep-Apophis Meteoru dışında bir teorim var. Fakat bunun anlaşılır olması için önce başka şeyleri göstermem gerek…

Tabii ki, geçen yazıda söylediğim gibi: ''Gelecekteki taklitlerimden sakınınız''…

Kaldı ki anlı şanlı bir haber sitesinin astroloji bölümünde, pek bir ünlü astrolog, uzunca ve anlaşılmaz bir yazının içinde ''Zaten bana söylemişlerdi Miladi Takvim ile Mayalar’ın Takvimi arasında fark varmış, arkeolojik bulgular da bunu destekliyor, 2 yıl kadar fark varmış'' diye bir şeyler gevelemeye başladı. Hoş görmek lazım, ne de olsa 2012 ekmeği bitiyor, satacak bir şeyler bulmak gerek...

Bu konuda minik bir hatırlatma yapacağım; geçenlerde Alman Paranormal Olaylar ve Araştırma Birliği’nin medyum(!)larının 2009 için tam 140 kamusal kehanette bulunduğu ve sadece 1 tanesinin tuttuğu haberi vardı. O bir taneyse zaten yaklaşık 10 yıldır her sene bir şekilde telaffuz edilen, kehanet-i adiyeden diyebileceğimiz bir şey: Michael Jackson ölecek… En sonunda öldürdüler, olayda bir cinai şüphe halen varsa önce bu medyumları sorgulamak gerek!

Şimdi, biz kıymeti ve kıyâmeti kendinden menkulleri bir kenara bırakalım; kehanetlere dönelim. En başından beri Nostradamus ve NASA’yı rehber edindik. Aslında, Nostradamus yalnız değildir; başkaları da vardır. Bunlara bakarak, neden Vatikan’ın o dönemde Nostradamus’tan bu kadar korktuğunu, takvimi ve tarihi değiştirdiğini, neden ''Kayıp Zamân''ı gizlediğini ve neden Nostradamus’u aforoz ettiğini de çözebiliriz.

Konuyla ilgilenenler bilebilir fakat az bilenler için de yazmam şart; bilenler kusura bakmasın. Nostradamus’dan başka ünlü kâhinler de var Baba Vanga, en çağdaş ve sözleri açık olanı, Piskopos Malacchia ise en eskisi. Bu ikisinin arasında ise Fatima’nın üçüncü sırrı mevcut ki bu ikisinin üzerinde Vatikan’ın örttüğü bir sır perdesi var. Ortak noktaları, Nostradamus ile uyuşmaları.

Bulgar
Vangelia Pandeva Dimitrova ya da bilinen adıyla Baba Vanga, 13 yaşında kör olmuş ve ardından kehanetlere başlamış. Hitler bile ziyaretine gitmiş. 1996’da ölene dek söylediklerinin hepsini Bulgar hükümeti kayda geçirdi. Barack Obama’yı bilmiş olması bile yeterli. İlk zenci Başkan sonrası Üçüncü Dünya Savaşı’nın çıkacağı ve nükleer silahların kullanılacağını söylemesi sanıyorum bugünkü ABD-İran gerginliğine, Başkomutan Obama'nın direktifiyle ABD birliklerinin Yemen'e girmiş olmasına Armageddon hazırlıklarına uygun. Tabii bir de Obama'nın sürekli ''mesaj veren'' bir  ulak ya da vaiz gibi davranması, böyle bir misyon edinmesi de ilginç.

Kaldı ki, Nostradamus’da da, Baba Vanga’da da Doğu’dan gelen Müslüman-Arap ordularının Avrupa’yı işgali vardır. Sanırım, bu bile Batı dünyasının neden minareyi dahi yasaklayacak kadar paranoyak olduğunu izah edebilir. Çünkü Batılıların bilinçaltlarını bunlar oluşturuyor.

Baba Vanga’nın birkaç kıyamet senaryosu çıkartılabilecek kehanetleri 3797’de insanlığın dünyayı terk edip başka bir dünyaya gidişiyle biter.

Nostradamus’un 3792’ye dek yazdığını hatırlatmakta fayda mülahaza ediyorum.

Piskopos Malacchia’nın 1139’da yazdıklarına gelirsek... Bu Benedikyen Piskopos, İddaa oynasa %100 ile tuttururmuş.
Neredeyse bin yıl öncesinden bugüne işaret ediyor:

''111. Papa geçiş dönemi Papa'sı, 112. son Papa olacak. Roma’da taş üstünde taş kalmayacak, Petrus Romanus kurduğu kilisenin anahtarını alıp kapamaya gelecek... Kente giren askerler Hıristiyanları öldürecek. Son-Kıyamet…''

''In persecutione extrema S.R.E. sedebit.
Petrus Romanus, qui pascet oves in multis tribulationibus:
quibus transactis civitas septicollis diruetur,
et Iudex tremendus iudicabit populum suum.
Finis.''

Petrus Romanus, Aziz Pietro’dur ve simgesi anahtardır.

Tabii ki bu kehanetlerde anagramların, harf şifrelerinin, sayısal, ebced hesaplarının işin içine girdiğini söylemeliyim. Bunlara da dalarsak hiç çıkamayız fakat enteresan olanlardan birini buraya almak istiyorum... Burada anahtar S.R.E. yani Latin alfabesinin 18, 17 ve 5’inci harfleri. S.R.E’den önceki In persecutione extrema’yı en sona koyuyoruz ve sedebit diye başlıyoruz. Oluşan dizgiyi 18-17-5 harflik bölümlere ayırıyoruz.

S.R.E.
sedebitpetrusroma N usquipascetovesi N mult I
stribulationibusq U ibustransactisci V itas S
epticollisdiruetu R etiudextremendus I udic A
bitpopulumsuumfin I sinpersecutionee X trem A

Yani NNI UVS RIA IXA SRE... Biliyorum, Latince bilmiyorsunuz ve şifre çözme konusunda da eğitimli değilseniz, izah gerekiyor.

Anagramın çözümü AVIS IN REX IRANUS, yani ''İşaret İran Kralı’nda'' oluyor. İşaret'in mânasına gelince İncil'in Vahiy bölümünde geçendir. Nostradamus’a bunu bağlayacağız ama biraz vakit var. Diyorum ya, gayya kuyusudur... Ben size en az 3-4 cilt olacak konuyu sıkıştırıp veriyorum. Yoksa işin içinde Opus Dei ve Kardinal Ratzinger’in XVI. Benediktus oluşu var. Kendisi 111. Papa ve Piskopos Malacchia’nın dediği gibi simgesi ''Zeytin...''

Şimdi geçelim, Fatima’nın 3. Sırrı’na... Bu, bir muamma…

13 Ekim 1917’de Portekiz’in Fatima kasabasında üç çoban çocuk, Meryem Ana’yı gördüklerini ve her birine ayrı bir kehanette bulunduğunu söyler. Vatikan en güçlü prenslerinden o dönemde Monsönyor olan Kardinal Alfredo Ottaviani’yi gönderir;  mucizenin varlığına inanınca sırları kayda geçirir ve saklar.

İlk ikisi açıklanır, Cihan Harbi ve komünist rejimin çöküşü olduğunu söylenir.

Üçüncü ise sırra kadem basmış gibi görünüyor. Tıpkı ''Kayıp Zamân'' gibi Vatikan bunu gizli tutup halkı yanıltıyor.

Dikkat buyurunuz; Vatikan, üçüncü sırrı açıklayacağını duyurduktan sonra 26 Haziran 2000’de Kardinal Joseph Ratzinger meraklı bir gazeteci grubunun karşısına çıkar, bütün dünya nefesini tutar... Bildiniz, bu kardinal, bugünün XVI. Benediktus’u. Kendileri, üçüncü sırrın Mehmet Ali Ağca’nın 13 Mayıs 1981’de Papa’ya düzenlediği suikast olduğunu söyler ve kimse buna inanmaz.

Neden inanılmaz? Kardinal Ottaviani’nin sözleri Mehmet Ali Ağca’nın sıktığı kurşundan çok daha büyük şeyleri işaret ettiği bilinmekte. Çünkü o günden ölümüne dek herkes ona bu sırları sordu, o da ketumluğunu sadece iki kez bozdu.

Birinde ''Size sadece şunu diyebilirim; Kilise için çok zor günler gelecek, çok dua etmeniz gerekiyor. Umarım dinden çıkanların sayısı çok olmaz'' dedi, bir kez de ''dünya trajedisi'' lafı geçti...

Kardinal, üçüncü sırrı 1963’te diplomatik bir dille kaleme alır ve bu metin Papa Giovanni XXIII tarafından ABD Başkanı John Kennedy ve Sovyet lider Nikita Krusçev’e gönderilir.

Sonra ne olur? Haziran 1963’te Papa ölür... Kasım 1963’te Kennedy vurulur ve Ekim 1964’te Krusçev sağlık nedenleriyle çekilir ve 1971’deki ölümüne kadar sessizliğini korur, ölümü iki hafta sonra açıklanır ve devlet töreni de nedense yapılmaz...

Acaba, üçünün de başına gelenler, Fatima'nın 3. sırrını öğrenmiş ve ifşaa edecek olmaları yüzünden midir?

Meryen Ana'nın göründüğü 3 çocuktan ilk iki sırra sahip olanlarının Francisco ve Jacinta Marto'nun 1920'de Avrupa'yı kasıp kavuran İspanyol Gribi salgınında öldüklerini, 3. sırra vakıf olan Lucia Santos'un rahibe olduğu ve Vatikan gerçeği açıklamadığı için 2005'te kırgın öldüğünü de söylersem sanırım tablo daha da ilginçleşir.

Peki,
Kardinal Alfredo Ottaviani'ye ne oldu?

Kendisi Holy Office diye bilinen
yaygın tanımıyla Engizisyon'un başındaydı, evet bildiğiniz Engizisyon!..

Eğer, Engizisyon'un sadece Ortaçağ'da cadı avına çıkılan mahkeme ya da Galile'nin dünyanın düz olduğunu kabul etmek zorunda kaldığı yer olduğunu sanıyorsanız yanıyorsunuz.

Bu, Papa olmaya giden yoldaki en büyük duraktır ama 1963'te Papa seçilmedi, ki bunun üzerine de pek çok söylenti mevcuttur; 1962 ile 1965 arasındaki 2. Vatikan Konsülü'nün en baş karakteri ve en muhafazakâr sesi de oydu. Belki de Katolik Kilisesi kurulduğu günden beri Protestanlar gibi kopmaları saymazsanız, kendi içinde bölündüğü konsüldür bu. Halen tutucular Vatikan'ın Kilise'nin, doktrinlerinden uzaklaşmaya başladığı, çatlak oluştuğu ve buradan içeri girenler olduğunu hatta ve hatta Şeytan'ın Vatikan'a sızdığını söyler... İşte, o Konsülde kökten dincilerin vaazcısıydı
Kardinal Alfredo Ottaviani...

1979'da öldüğünde Time dergisinin kendisi için ''A Cardinal Carabiniere'' başlığını attığını söylersem,
sanırım bir fikir verebilir; malûm Carabiniere İtalyan Polisi'ne verilen ad... Fakat onun için ahlâk zabıtasıydı ya da Vatikan Polisi demek yeterli değil. Vatikan koridorlarının Gölge Papa'sıydı, gizli metinlerin tutulduğu kütüphaneye girebilen ender şahsiyetlerden biriydi.

Papa olsaydı bütün dünyayı felâkete sürükleyebilecek bir karakterdi, o kelimenin tam ve dehşet verici mânâsıyla Ortaçağ'daki Engizisyon'u istiyordu.

1968'de Vatikan'da devredışı bırakıldı, Vatikan'daki gölge hâkimiyeti sona erdi. 1979'da muhtemelen Papalığı elde edememiş olmanın üzüntüsüyle öldü. Fakat asla 3. sırrı tam anlamıyla açık etmedi. Daha sonra Rahibe olan
Lucia Santos'un gördüklerinin dehşet verici ve kanlı olduğunu söylediği biliniyor.

Şimdi, bu bölümün sonunda bir de her okuduğunuzun roman, her seyrettiğinizin film olmadığını ve her gördüğünüzün gerçek olmadığını hatırlatacak bir ayrıntı vereceğim.

Mario Puzo'nun ünlü serisini ve Baba-III filmini hatırlasınız; Vatikan'ın gizli paraları,
mafyanın kirli paraları akladığı Vatikan Bankası'ndaki hesabı ve zehirlenen Papa... O Papa, bu kirli tezgahı açığa çıkartma sevdasına düşünce sadece 33 gün görevde kalıp zehirlenen Papa John Paul'dür. Ondan önceki ise Kardinal Alfredo Ottaviani'nin yerine seçilip Paul VI adını alan Kardinal Giovanni Battista Montini'ydi. Vatikan'ın entrikalarla dolu gizli koridorlarından dışarı taşan pek çok dedikodu ve iddia var hakkında. Biseksüel olduğundan bir Afrikalı Rahibe ile olan gizli ilişkisine, mayanın paralarını kutsadığından, İlluminati'nin adamı ve mason olduğuna Opus Dei'ye dek uzanan, bir sürü gerçek ile komplo teorilerinin karıştığı bir Papa...

Şimdi, bir ayrıntı daha bir yanda Engizisyonun başında bulunan, Fatima'nın 3. sırrına vâkıf, köktendinci şahin bir Kardinal...

Diğer yanda ise hakkında pekçok dedikodu ve iddia bulunan ama Papa'lığında dinlerarası diyaloğu başlatan güvercin bir Kardinal...

Burada şimdilik bir nokta koyalım.





Tunç Özgörener'e ulaşmak içinn
2012, aslında 2012 değil... VII
2012, aslında 2012 değil... V
2012, aslında 2012 değil... IV
2012, aslında 2012 değil... III
2012, aslında 2012 değil... II
2012, aslında 2012 değil... I
En Son Yazısıı
NBA Final Serisi 6.Maç Yorum-video
NBA Final Serisi 5.Maç Yorum-video
NBA Final Serisi 4.Maç Yorum-video
NBA Final Serisi 3.Maç Yorum-video
NBA Final Serisi 2.Maç Yorum-video
NBA Final Serisi 1.Maç Yorum-video
Rakkase Bernie Baba
Aldatılışımın 1. sene-i devriyesi
Royal Wedding ya da AMS...
İşte bütün mesele bu....
32 kısım tekmili birden
Bahar Yorgunluğuu
Asıl bizim ruhumuz davacı!
Başka kabusların insanlarıı
Michaelin Yıldızı olmadan
Master değil anca KastırChef olurr
Al sana desibel desibel
bağırtma rekoru!u
Bülent Korkmaz neden ''Kaptan Bülent'' oldu da Arda Turan....
Sanat hayatın alışveriş torbasını hafifletmek için midirr
Fenerbahçe neden elendii
Kadına Karşı Şiddete Evet!!
DallayDallama Der ki:
Kadınların %99'uu
Ey Ruh geldiysen üçlü çektir!
1964 - .... Vedâ ederkenn
Yedi Kocalı Hürmüz ile
Dünyayı Kurtaran Adam....
Solucan Deliği'nde yeni yıl kutlamasıı
Birlikte yaşayalım da nasıl yaşayalım?!
Facebook duyarlılığı yerine gerçek kampanya yapın!
Iverson ile Coaching Hastalığı Rehberi
Wikileaks belgeleri Julian Assange,
Yeni Arabistanlı Lawrencee
Atatürk hangi takımı tutuyorduu
Hagi ile Rijkaard'ın ne farkı var.
Tarkan'la yatak odası belgeselii
Hayatta yapmak isteyip de yapamayacağım 10 Şey
En son sevindiğinde ne olmuştu?
Hagi kuş mu konduracak?
Fatmagül'ün pardon Kadın Basketbolu'nun suçu ne?
Gandalf'ı beklerken Sarumane
İsmet X-Bilen'in günahı ne?
Sarpi, küçük Hiddink, Yaşam Coachluğu Merkezi buyrun!
Bir Baldırı Çıplak, bir Komik, bir Edi etmezsin sen Kenan!
Bize daha çok deli gerek Kenan!
Asiye Basketbol nasıl kurtulur?
Yuhalamanın dayanılmaz hafifliğe ve bir garip Leyla Vak'asıa
Övünür müsün Dövünür müsünn
Marslılar gelse Fisher Humması olurr
Ucuz sıyırdıkk
Hedef Coni ama....
Sözlerimi geri alamam....
Dehşet Yolcularıı
Dağ Başını Duman Almışş
2. Zafer Bayramı olsun!
WC'de Kaderimizi Çizecek 10 Şryy
Dev Aynasından bakıp
ruh obezi oldukk
Hababam Sınıfı Korosu Galatasaray için söylüyor: Fesüpanallahh
Ertan Hatipoğlu ve maillerii
Ne olacak bu 12 Dev'in hâli?!
Büyük Birnam Ormanı'ndaki İrlandalılar... Tribünler aşağıya inmediği sürecee
Memleket, Meseret meselesi ve Kopkoplaşmakk
Rijkaard ve Gandalf....
Sanatla yoğuşmak istiyorumm
Türk bisikletseverinin zenci düşkünlüğüü
Özendiğim tek adamm
Ruh İkizimi bulamadım
Yuh İkizim ile....
NBA Final-7: Hakem kararıylaa
NBA Final-6: Kobe neden sevilmiyorr
NBA Final-5: Beraber ve Soloo
NBA Final-4:
Ağlamayan Bebeğe meme yokk
NBA Final: 2 numaralı adam görevdee
NBA Final: Komedi Dans Üçlüsüü
NBA Final: Minik Kelebek'le Yasaklarr
NBA Finali'nin kaderini çizecek10şeyy
Aynen İndiragandi, indirapartii
Dany'yi tanıdım da...
Bu mor fil yavrusu kim?
Queen LeBron NotKing James!
LeBron James Kral mı Palyaço mu?
Şenol Güneş'ten özür diliyorumm
Aldatıldım!m
1 Mayıs...
Mahallelinin vazife çıkartma günüü
Raffi Portakal ile antini kuntinlerr
Crucible Poker Face Steve Davis,
Volkan Konak'lar olsunn
Neremiz düz ki?
Timsahlar neden düzdür?
CERN komplosuu
Roma'yı da biz yaktık!!
Bogdan İşlerr
Galatasaray'a Başkan'sann
Galatasaray'dan Hınç'Almacı Yazark
GDO'lu Atatürk'ler... Sevr'edeceklerdi....
Türkler kaç Sioux kaç İnuk öldürmüştür evladım?
Portakal ile memleketi kurtarmakk
Mukayeseli sanat tarihi dersi:
Semiha Berksoy-Leyla Gedikz
14 yaşındaki kızın söylememesi
gereken şarkıı
En ucuz ve en aptal
cep telefonu sapığınız.
Nerede öldürülmüştü?
Monşerlerin çıkartması gereken derss
Şenol Güneş istifa!
Fotoğraf bir sanat mıdırr
Sarımsaksporluluktan Nasibini Almamışlarr
Kankırmızı kapkara 1 günün hâtıratıı
BaşPagan Hermann Nitsch ile Fugu
10 para etmezsiniz!!
Daum ile Dopingg
Derbiye dair korkularımm
Nefes'in Nefes'ime
dizilerle yazılan tarihh
Yendik Mi Lan!!
Tecavüz edip takdir edilmek istiyorum!
Kokusuz Noa Noa;
ezik domates, kırık yumurta tablosuu
Kırmızı giyen kadınların
propagandist Bienalii
New York Modası ve Kunta Kinte Kız
Kanlı para ve yıkılan anıtt
Eski zamân şiirleri(m)
Tâlih ile Kör Sâlih ve Memleketin hâlii
Sahibinden satılık Yiğidim Aslanımm
Bir taktirnâme hediyesi olarak
Hirst bisikletii
Pasifik Sardalyaları'nın vahşi yaşam savaşıı
Eyfel'den aşağıya para saçmak...
Bu ülkenin en iyi vatandaşları sigara ve içki içenleridir...
Kutsal ve ''Aziz'' Michael Jackson!..
Arkaik Gençliğimin Ölen İkonları'nın Kitabıı
Efes Pilsen neden şampiyon değil?
Çinli Kız Zenci Çocuğu görünce...
Taraftarlara kurss
Yenisi gelince eskisi unutulacak bir cinai kurbân.
Fenerbahçe neden kaybettii
Laf eden taş olur!..
Adab-ı muaşeretten nasiplenmemiş Fransızlar....
Dita von Teese'e yapılan suikastı tel'in ediyorum!
''Ailecek Okunabilecek Kitaplar'' Kılavuzu
Ne olacak bu Memleketin pardon Galatasaray'ın hâli?!
Anlat evladım, şair bu şiirinde ne anlatmak istemiş!
Elif Uraz Panorama Pasaj, Şükran Moral, masaj, olmayan Brecht...
1 gönülde 2 karpuzz
Getirdiler o kupayı!
İntihâra meyilliyim!
Bırakın çocukların top peşindeki hayallerini!
Ne mutlu Türküm diyene!.. Diyemezsin.....
VPP; Very Party People...
Ben, takımda salakla avanakları istiyorum!
Flaş! Flaş! Onun Bunun Günlüğü...
Haydi topluca Lincoln'ü kaşıyalım...
Boşuna konserler serisi
demokratik soğanlar, altın laleleri...
Timsah Ezmesii
Çamur güreşi... Playboy ve Bask...
Ateşli geceden kalanlarr
Bir ölümün Marka Değeri ya da Ruh Obezitesii
Teyzem bu maçı seyretmiş midir?
Pamuk, silah parasını iade eder mi
Ruhumu yıkamak istiyorum....
Bilimin kıçına şaplakk
Azmettirici Dereli, uşak Skippe Bey..
Lovegrove Fantezilerii
2008 Arşivi
Hatamla Sev Beni)
Aynı Nakarat (28.11)
İnsan Neyle Yaşar? (27.11)
Yüreği olan ilk taşı atsın! (17.11)
Kanarya, Aslan'a iade etti (17.11)
Neden? Mustafa! (5.11)
Daralkız Elina'nın... (3.11)
Silah Zoruyla (30.10)
Eurosport'un süper ikilisi (27.10)
Afakanlar basa basa (24.10)
O bir dakika keşke (21.10)
Made by Ersun (20.10)
Gel de Hakan Şükür'ü (16.10)
PEK Contemporary (16.10)
Yaylalar! Yaylalar! (12.10)
Aslan, ultimatomu verdi (12.10)
Ertelenmiş bir mağlubiyet (06.10)
Çarpık internetleşme (30.09)
Acınız Acımızdır... (28.09) 
Manah Manah (22.09)
Kurbanlık Koyun (22.09)
Bekle Bizi Saraçoğlu (19.09)
Aslan, Ragbi, Patton (14.09)
Yalçın Doğan Yanlış Biliyor (12.9)
Âlimler ve Câhiller (11.09)
Çirkefe Bulaşmadık (11.09)
Erivan'ın Neyi Meşhurdur (08.09)
Sıfırıncı Gün Canlı Yayını (01.09)
Çifte Standart (27.08)
Dikkat! Tehlikeli Madde (23.08)
Füzyon Aslan (18.08)
Sevimli Siyah Tavşan'ım (16.08)
Önümüzdeki maça (14.8)
Hu Ha 12 Lejyoner Adam (11.08)
Seks Hayatı Olmayan Tavuk (9.8)
Yapay Venedik'te başımıza (7.08)
Hormonlu futbolun... (4.08)
Mazoşist Değilim (1.08)
TSM Korosu (1.07)
Uğursuzlar (26.06)
Paul Pierce, Dumansız hava Sahası'nı ihlâl etti (22.06)
Kobi'ş Kuhn, Bili Bili ic (21.06)
Tavuk Şaşkınken (16.06)
Puro içilmeyen ilk final (13.06)
Çekler 5 çekse (12.06)
Potada Yılın Gayet Subjektif Top10'u 
Ve Emre ve Oray ve Orhan... (6.6)
Yalnız ve Güzel Ülkem (26.05)
Sanatsal Vaziyetler (21.05)
Sanatın Utanç Günü (17.05)
Fener'in İmparatoriçeleri (15.5)
Şampiyonluk Totemcilerin (12.5)
İlhan Amca'm Evde mi? (24.03)
Bay Boş (21.3)
Dünyanın en hızlı yarım mili 
Hacienda Ceylan Çaplı 
2007'nin Top 10'u )
KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... NBA haberleri, NBA videoları Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm