Poetik Metin CengizMetin Cengiz'in yazısı           
Bookmark and Share
Metin Cengiz'in köşesiKonuMankeni.com gurur ve onur duyar; iftihârla sunar... Yazılarıyla dergimize zenginlik ve değer katan edebiyetımızın güçlü kalemi Metin Cengiz, Sonsuzluk Çiseler Büyük Sularda ve Bir Ebru Vurgusu Dünyaya
Katkımız adlı iki ciltlik toplu şiirler kitabıyla
Melih Cevdet Ödülü'ne değer bulundu... Ödülü, Türkiye Yazarlar Sendikası ile Ören Belediyesi işbirliğiyle Ağustos ayında düzenlenen 5. Ören Melih Cevdet Anday Şiir Günleri ve Kültür Şenliği’nde sunuldu.

Bir zamanlar İtalyan fütüristlerinin sloganıydı bu sözler: fiat ars, pereat mundus. Şimdi bilinçsiz bir biçimde bir çok şairin düsturu oldu. Şöyle açıklayalım: Dünyanın bugünkü hali, yüzleri birbirine bakan binlerce aynanın arasına konmuş bir panayır yerini andırıyor. Gerçek bir panayırdan farkı, aynalara yansıyan görüntülerin panayır yerinin görüntüsünden farklı olarak iç içe girmesi, yanıltıcı görüntülerin gerçeğin görüntüsünü boğması. Kör edici ışıkların yansırken görüntüleri daha da albenili kılması.
 
 
Buna aldanan gerçek aktörlerin yaptığı ise kendilerini, gerçek dünyayı ve yaşamlarını unutup aynada yansıyan karmakarışık, ışığa boğulmuş anlaşılmaz, çekici, fantastik görüntüleri taklit yoluyla çoğaltmak. Öyle ki görüntü panayır gerçek panayırın yerini almış durumda ve bu sahte panayır bir yaşam biçimi olarak yeniden ve yeniden üretilmekte.

Kimsenin aklına aynaları parçalayıp, panayır yerindeki görüntüleri olduğu gibi, ne ise öylece görmek, gerçeği yeniden keşfetmek gelmiyor. Aynayı kırması gerekenler, aynadaki görüntülerin kendilerine sunduğu ayrıcalıklardan yararlananların görüşlerinin etkisinde, eleştiri oklarını boşuna zaman kaybederek harcıyorlar. Bazı görüntülerle oyalanıyor, görüntülerin arasındaki farklılıkları çözümlemekle oyalanıyorlar.

O aynaları kuran, alın terleri, elleriyle bu tasarımların gerçek olmasını sağlayanlar ise aynadaki görüntülerinin eğlencesinde, büyüsünde. Biraz daha görüntü istiyorlar, o kadar.

Eleştiri gücüne sahip olanlar ise geleceği kurtarma görevini atfettikleri sınıfın bu kesimi ile ilişki kurmayı, neredeyse bir aşağılanma sayıyor. Aynı sınıftan olup da aynadaki görüntüsü biraz daha cilalı olanları tercih ediyorlar. Ne de olsa cilalı olanın albenisi daha fazladır.

Durum öyle kanıksanmış ki düne kadar haksızlığa, sömürüye, zulme, faşizme karşı olmamak
utanç sayılırken, bugün karşı olmanın simgesi olan sosyalizme muhalif olmak bir övünç vesilesi sayılabiliyor. Geçmişteki uygulamalarla kirlenmiş olsa da sosyalizmin insanlık için gelecek düşüncesi olduğu, zengin ülkelerin temsilcileri, ideologları tarafından bile itiraf edilirken, aynadaki görüntüsünün büyüsünde olan kimileri bugün sosyalist olmamakla övünebiliyor. Bunun olumlu anlamda propagandasını yapmaya kalkışabiliyor.

Bu Aynalarla panayır yerini sanal bir panayır alemi haline getirenler aynanın gerçek görüntüsünün nasıl olduğunu bazen ağızlarından kaçırırken bir taraftan da, emirlerindeki her türlü güçle her tarafa emirler yağdırıyor, mutlak zaferin kurdukları dünyanın olduğunu, tarihin sonunun geldiğini, başka türlü bir tarih yazılmasının olanaksız olduğunu söylüyor, piramidin tepesinden dibine doğru bu düşüncelerinin maddi bir güç olmasına uğraşıyorlar.

Bunda da hiç başarısız değiller.

Öyle ki her türlü kararı bütün insanlık adına yedi sekiz kişi oturup veriyor. Meclisler, aynadaki bir görüntü olmanın ötesinde bir işleve sahip değil. Meclislerin tabana doğru genişlemesi isteği ise görüntüde yaldızlı harflerle yansıyıp sonra sonsuza değin yalnızca tekrarlanmak üzere olanak buluyor. Aynada yansıması gerçekleşmiş gibi kabul edildiğinden kimsenin bir itirazı da olmuyor. Zaten itiraz hakkı da yalnızca görüntüde var.

Gerçeği ise gerçek gibi görülen ne ise onu öyle yapabilenler görüyor yalnızca. Evrenin bir yerlerinden gelen kahkaha sesleri ise aynaya yansıyan görüntülerin boşlukta bıraktığı boşluğa çarpıp gelen yankı değil, gücü elinde bulunduranların gerçek kahkahası.

Şiir mi?

Böyle bir dünyada şiirin halen biçemi ve biçimiyle güzel söz söyleme sanatı olarak görmek isteyenleri bir tarafa bırakırsak, her şeyiyle aynadaki görüntülerin sahte olduğunu söylemek, aynayı parçalamak görevini sözün büyüsüyle, yeninin bu türden ürpertisiyle üstlenmek düşüyor. Yanlış anlaşılmasın. Biz şiire propaganda, ajitasyon görevi yüklemiyoruz. Bunlar şiir dışı, gerçekliğe başka türlü bakışın öğeleri. Biz şiirin çağının şarkısı olmasını istiyoruz o kadar. Evet yalnızca bu kadar. Çağının değerleriyle donanımlı.

İnsanlara insan olduklarını her şeyiyle rahatsız ederek anımsatacak bir şiir..



METİN CENGİZ ARŞİVİ:


KonuMankeni.com... Post-modern dünyamıza dair günlük İnternet dergisi... Tunç Özgörener'in multisportif gayet kültürel yazılarından, Anıl Çırpan'ın renkli dünyasına, Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den mektuplarından şair ve yazar Metin Cengiz ile Osman Çakmakçı'ya... Basketboldan Sanata... Air Jordan'dan Hou Hanru'ya... Angelina Jolie'den Harry Potter'a... Futboldan Formula'ya, Lingerie Football'dan Fransa Bisiklet Turu'na... Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular, Anıl Çırpan'ın köşesi burada Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm