Hoca Ali Rıza'lar internette mi gittiBütün suçlu Bakan Günay'ın dediği gibi 12 Eylül mü?! Peki, Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 11 Mart 2010'da son duruşması yapılan dava 12 Eylül'den mi kalma?.. Dava konusu, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nden çalınan 4 tablonun satılmaya kalkışılması...

Şevket Dağ'a ait Türbe Kapısı, İbrahim Çallı'ya ait Osman Hamdi Portresi ile yine Çallı'nın iki portre resimleri ve hepsinin üzerinde de Müzenin Numarası mevcut... Peki bunlar, ne zaman ve nasıl çıkmış? Dava iddianamesinde, resimlerin, mühürlü demir kapısı olan ve sadece depo komisyonu ''olur''u ile ve odasındaki kasada bulunan anahtarla açılabilen eser deposundan çalındığı yazılı... İddianameye göre güvenlik görevlisi V.T. gözaltına alınıyor ve resimler daha sonra müze bahçesine atılmış vaziyette bulunuyor. V.T. hakkında, ''görevi kötüye kullanmak'' ve ''hırsızlık'' suçlarından dava açıldı. Sanık, mahkemede suçlamaları reddetti.

Yalnız zanlı avukatının mahkemede ortaya attığı iddia tam 
Başmüfettiş Jacques Clouseau'nun Karun Hazineleri'nden sonra bu dava da göreve çağrılmasını gerektirecek cinsten!

Avukat, ''hırsızlık yapıldığı iddia edilen depoya girmek için önce müze müdürünün odasına girmek, kasasını açarak, depo anahtarlarını almak, heyet tarafından imzalanarak ve mühürlenerek kapatılan zarfı açmak ve akabinde deponun mührünü kırarak içeri girmek, daha sonra kapıyı yeniden mühürlemek, depo anahtarlarını zarfa koymak ve bunu da heyete imzalatmak gerektiğini'' ve müvekkilinin suçu işlemesinin imkansız olduğunu öne sürdü.

Üstelik, Avukat, müvekkili hakkında soruşturma yürüten müfettişin ''Müzede eksik eser yoktur'' raporu sunduğunu, daha sonra yeni sayım sonucunda eksikler ortaya çıkınca, müfettiş hakkında ceza davası açıldığını iddia etti.

BAKAN NE DEMİŞTİ...
Skandal büyük ama skandal daha da büyüyebilir denilirken Bakan Ertuğrul Günay, 12 Mart'ta basın toplantısı yaptı. Medyanın olayı yanlış yansıttığını pek çok eserin 80 Darbesi sonrasında kaybolmuş olduğunu; Hoca Ali Rıza'ların orijinal değil fotokopi olduğunu tespit ettikleri, 500 eserin kaybolmadığını; bahçeden 2007'de çalınan heykellerin sanat eseri mi yoksa öğrencilerin sergilenen işleri mi olduğunun şüpheli olduğunu; sadece 3 tablonun İstanbul'da satılmaya kalkışıldığını ve yakalandığını; orijinal mi - sahte mi şüphesi olan sadece 2 eser olduğunu
söyledi. Dolayısıyla bütün iddialarla birlikte gerçeklerinin çalınıp yerlerine sahtelerinin koyulduğu iddialarını reddetti. Hoca Ali Rıza karakalem internette mi satıldı

Dolayısıyla 11 Mart'ta ''Ankara'daki Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nden çalınan Hoca Ali Rıza'ya ait karakalemler eserler, internette açıkarttırmayla satılmış olabilir mi?'' sormuştuk ama yıllardır orijinal diye bilinenlerin fotokopi
olduğu beyan edildi Bakan tarafından...

Hoca Ali Rıza karakalem diye search ettiğinizde Google sonuçları bunu işaret ediyor. Bunlar gerçekleri midir, değil midir tabii ki bilemiyoruz. Satılanlar onalr mıdır değil midir, bunu da bilemeyiz... Dolayısıyla kimseyi de suçlayamayız.
   Bookmark and Share

İDDİALAR NEYDİ?

Kimbilir belki Başmüfettiş Jacques Clouseau, Karun Hazineleri'nde olduğu gibi bunları da bulabilir... Çünkü iş Pembe Panter serisini aratmaz nitelikte.

Ankara'daki Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde 13'ü Hoca Ali Rıza'nın karakalemleri 18 eser çalındı denilirken son teftişte kayıpların sayısı 500 çıkıyor; 2007'deki tadilat sırasında işçilerin salonda ve tablolar duvardayken manga yaptığı dahi iddia
ediliyor.

Eserlerin hiç bir sigortası yok. Güpegündüz bahçesinden bronz heykeller kamyona yüklenip götürülüyor. Depolardan çalınanlar İstanbul'da el altından pazarlanıyor. Çalınanların yerine sahtelerinin koyulduğu söyleniyor, yani 500 eser kayıp deniliyor ama bu da kesin değil 1500 de çıkabilir. Hatta binası bile çalınmış yerine taklidi yapılmış olabilir. 


* Heredot'un Kayıp Pers Ordusu
* Görünmeyen Düşman Varolmamalı
* Kleopatra efsanesi çöküyor
* Felsefe neyle başlar?