İlk defa Yıldırım
Demirören için olumlu bir yazı yazacağım. Bunu baştan söylüyorum ki
düzenli okurlarımız bilsinler ve yazının bundan sonrası için
kendilerini ona göre hazırlasınlar.
Geçen yazımızda ağır bir şekilde eleştirdiğimiz renkli spor basınındaki
yakın dostlarımız abarttığımızı söyleyip gönül koydular. Ben de
yazdıklarımı tek tek ispatlayıp önlerine koyunca kocaman da biz özür
almış olduk. Demek ki neymiş, öyle kafadan sallamak yokmuş, her şeyin
bizde ispatı varmış. İspat edemeyenler utansın.
Gelelim transferlerimize.
Evet, Beşiktaş aylardır peşinden koştuğu Quaresma’yı aldığını nihayet
borsaya bildirdi ve bu iş ''alamaz'' diyen ezik renkli basına rağmen
bitti. Beşiktaş 26 yaşında bir dünya yıldızı için 7.3 milyon avro
bonservis verdi. Hafızam beni yanıltmıyorsa 27 milyon avroya gelmişti
Inter’e.
Bu durumda Inter, İbrahimoviç’ten kazandığı tüm parayı Quaresma ile
yakmış oldu. Tabii onlar için yine bir kazanç yoksa bu futbolcu
sözleşmesi sona erdiğinde bedavaya gidecekti bir başka kulübe, en
azından zarardan kar etmiş oldular.
Quaresma transferinde yeni teknik direktörümüz Schuster’in payının
büyük olduğunu düşünüyorum ancak ilk defa evet ilk defa Sezar’ın
hakkını Sezar’a verip yönetimimizi de tebrik ediyorum. Bilirsiniz
Serdar Özkan’ın gönderilmesine en çok üzülenlerden biriydim ancak
Serdar’ı gönderip yerine Quaresma’yı alacak vizyona sahipseniz işte
orada durup alkışımı patlatırım ne diyelim emeği geçenlerin ellerine
sağlık. Serdar da hayatını alışık olduğu üzere yedek olarak alışık
olmadığı üzere renkli! bir dünyada sürdürsün.
Bu arada geçen hafta bir etkinliği takip etmek için Londra’daydım.
Üzerimdeki Beşiktaş montu bir Slovak gazetecinin ilgisini çekmiş olacak
ki yanıma geldi ve tanıştık. Onun da adı Filip ve bizim Holosko’nun
sıkı hayranıymış. Dünya kupasının en büyük yıldızı Holosko olur dedi,
güldüm. Ama elin Slovak’ından iyi mi bileceğim diye düşünmeden de
edemedim.
Bu arada İlker Yasin haklıymış, Holosko, Holoşko diye okunuyormuş
Slovak dilinde ama bunu benden duymuş olmayın:-)
Öte yandan yeni dostum gazeteci Filip’e Stoch konusunu sordum.
Ben tanımıyorum nasıl topçu dedim. Stoch hakkında yorum yapmadı ama iyi
oyuncu olsa Chelsea niye satsın ki dedi, ayrıca biz dünya kupası için
Holosko’ya daha çok güveniyoruz dedi. Bunlar Slovak bir gazetecinin
sözleri ben aktardım. Gerçeği önümüzdeki maçlarda göreceğiz. Bakalım
bizim Slovak teknoloji yazarı teknolojiyi bildiği kadar futboldan da
anlıyor muymuş:-)
14.06.2010
FATİH
SARI ARŞİVİ:
* Transfer Dumuru
* Sezonu bitirirken
* Kırılan hayaller!
* Harç bitti, yapı paydos!
* Pozisyon penaltı
* Önce balına atarız, sonra
hakemle yatarız…
* Geçmiş olsun…
* Tükenen umutlar
* Kikirik sen avansı söyle
üstüne Kartal tamamlasın…
* Olduramadık...…
* Mutlu sona doğruu
* Geliyor, geliyor…
* Tello’ya
iki porsiyon mantı çeek!
* Puan
kaçırana değil, atana veriliyor
* GJK’ye
başkan olsanaaaa!
* Yabancılar
attı, dört oldu!
* Üçte
üç, işte süper güç, size oy verecek!
* Ne
Ferrariymiş be!
* Çek
bir ''Hamburg''er, golü bol olsun
* At
Vitesse’e, tuttur da gel!
* KOR
düştü CAN'ımıza
* Teşekkürler
Ertuğrul
* Düztaban
Manisa Tarzanı
* Harç
bitti, yapı paydos!
* Yatarbakırspor
* Avans
bitti, geliyoruz…
* Ben
de senin gözlerinden öpüyorum!
* Bu
mu ezeli rekâbet
* ATEŞ
düştü yüreğimize…
* Yağmurlu
bir günde görmüştüm seni…
* Kartal,
Sarı-Lacivert sever…
* Eskişehirliler
Akıllı olsun!
* Kurtlar Dans
* İnönü'de kırmızı
gece...
* Ne olacak bu
Beşiktaş'ın hali?!
*
Başkan'ın
Adamları
*
''Yeşil
Kazaklı Pembe Panter!''
*
CSKA sonrası mutlu
bir yazıda buluşmak üzere
başlarken
|
|