Batya Ruso Galantinin yazısı
Batya Ruso Galanti'nin İsrail'den Memleket'e Mektupları, köşe yazıları 1930 senelerinde Avrupa'da artan Yahudi düşmanlığı ile birlikte özellikle Polonya'dan Güney Amerika'ya başlayan Yahudi göçü aynı yıllarda ekonomik kriz nedeniyle Türkiye'de de geçimini sağlamakta zorluk çeken kimi Yahudi ailelerin de özellikle Arjantin'e yeni bir hayat ümidiyle yerleşmelerine neden olmuş...Bookmark and Share

Büyükannemin kız kardeşi yeni nişanlandığı gençle birlikte Güney Amerika'ya doğru yola çıkacak olan vapura binmeden ailesine son kez vedâ ederken, o yıllarda birbirinden kopan sevenlerin artık tekrardan birleşme şansı belki hiç yoktu...


Birbirine vedâ eden kardeşler, güverteden son kez el sallayan yakınların gözlerinde gördükleri o hüzün onlardan geriye kalan ebedi bir hatıra gibiydi...

Böylece büyüklerimden duyduğum kadarıyla Meksiko, Buenos Aires, Los Angeles Paris ve Londra... Aile uzantılarımızın yayıldığı farklı yerlerdi...

Büyükannem yıllarca sessizce mektuplaşmaya devam etmiş, bir aylık uzun bir gemi yolculuğu sonunda ulaştığı Yeni Kıta'dan ona haberler gönderen kızkardeşiyle...

Mektuplar ve resimler...

Babam tabii hiç tanımadı Yeni Kıta'da dünyaya gelen kuzenlerini...

Biz çocukken, hayatımızdan çıkıp giden akran ya da dostları çoğu kez unutmak zorunda kaldık bir süre sonra, çaresi yoktu... Hayat her devrinde bize farklı yerlerde farklı mekânlarda yeni insanlar getirirken; hiç unutmayacağımıza and içsekte geçirdiğimiz farklı evrelerde her yeni gelen kişi, eskisinin yerini almak durumunda kaldı.

Adres değişikliği, aile ötesi bir değere varan komşulara vedâ demek olurken, şehir değiştirmek zorunda olan akranlarımızı artık çok ender görür, zor haber alır olurduk...

Annemin ablası da yani büyük teyzem ben doğmadan yıllar önce İsrail'e göç etmiş, çocukken bir kaç yılda bir bizi ziyarete gelirdi, her seferinde büyük bir sevinçti bu...

Teyzemle bir kaç ayda bir yaptığımız telefon konuşmaları kısacıktı. Nasılsınız? Çocuklar nasıllar?

Ses çoğu zaman zor ulaşırdı, telefondaki parazit izin vermezdi karşındakinin sesini rahatça almaya: Telefon'da dahi hissedilirdi mesafeler...

Geçmişte ilişkiler yakınımızda olanlar ve mesafelerin bizi ayırdıklarından kuruluydu. Uzağa gidenlerin şansı yoktu bazen kısmen bazen tamamen unutulmaktan başka. Sevgililer, dostlar yada eski arkadaşlıklar ne olursa ayrılık demek son demekti belki çoğu zaman...

Geçen zamansa yavaş yavaş herşeyi değiştirdi...

Yıllar önce evimize giren bir kutu mesafeleri bir anda sıfıra indirdi...

Muhteşem bir buluş insanoğluna unutmanın ne demek olduğunu unutturdu...

Bilgisayar...
Evet! Onun gelişiyle geçmişte hayatımızdan iz bırakmadan kaybolanların izlerine ulaşmayı mümkün kıldı.

Kendi yuvamı kurduğum gün satın aldığım en temel eşyalardan biri olarak kabul edebileceğim bilgisayar sanırım insanlığın hayatını temelden değiştirdi.

Herşeyin ulaşılabilirlik kazandığı Post-modern Yeni Dünya'da, bilgisayar bizi yaşamın bambaşka boyutlara ulaştığı bir dünyaya getirdi.

Kütüphanelere koşmak zorunda kalmadan araştırmak, gazete satın almadan haber almak, teknik, bilimsel tıbbi her konuyu evimizin koltuğunda araştırmak, aynı zamanda dünyanın diğer bir ucunda bulunan bir şehirde caddeleri arşınlayan insan kümelerini izlemek, eskiden hayal edemeyeceğiz bir çok şey bugün mümkün oldu.

Ve tüm bunların ötesinde...
Bilginin ve haberin her çeşidine ulaşılabilirliğinin dışında insanlar artık mesafeler ne olursa olsun birbirlerine yaklaştılar.

İlk gençlik aşkımızın bugün nerelerde olduğunun merakını gidermek mümkün oldu.

Geçmiş yüzyılda ender yaptığımız ücreti yüklü milletlerarası telefon görüşmeleri tamamen bedava ve görüntülü elimizin altında 24 saat hizmete girdi, artık kardeşimizle, yeğenimizle hiç bir maliyeti olmadan istediğimiz kadar görüşmek mümkün oldu.

1998'de Arjantin'den birileri bizim izimizi buldu...
Bu insanlar çok büyük sevinçle amcama ulaştıkları gün kim olduklarını açıkladıklarında amcam önce anımsamaya çalışmış...

Geçen yüzyılda Arjantin'e doğru yola çıkan büyük halamın çocukları ve torunları Internet sayesinde bizleri buldular. Daha sonra bütün bir aile bizi görmeye tanımaya geldiler.

Uzak diyarlardan gelen bu insanların ellerinde bir yaşındaki (rahmetli) babamın annesinin kucağında çekilmiş fotoğrafları da vardı, yazılan gönderilen mektuplar yıllar sonra bizleri yeniden birleştirdi...

Yıllar sonra Internet içinde ayrı bir sosyal iletişim ağına dönüşen Facebook hayatımıza girdi...

Önce bu ne diyerek yaklaştığım bu sanal dünyaya yazılmak çok basitti, alışmak belki ondan daha kolay, müdavimliğinden kurtulmak ise adeta imkansız oldu sanırım...

Bir yandan geçmişimize ait tüm şahısları hemen aramaya başladığımız Facebook, yepyeni dünyalar ve yepyeni insanları bize dost kazandırdı...

Zaman zaman rahatsız edilebilmenin ya da tuzağa düşürülebilmenin de mümkün olduğu, bu sanal dünyada herşey de olduğu gibi çok dikkatli bir kullanıcı olmak gerektiği de gözden kaçırılmamalı.

İnternet yada Facebook en yanlız insanı dahi sanal da olsa sosyal aktivitenin bir parçası haline getirdi; gerçek sosyal yaşantının yerini almaması gerektiğini ne kadar söylerse de uzmanlar, günlük yaşantının önemli bir bölümünü Facebook içinde geçiren insanların sayısı azımsanamayacak kadar fazla...

Toplumsal akımların ve politik değişimlerin ve örgütlenmelerin de başladığı yer olan Facebook adeta Internet içinde yani devrim içinde bir devrim oldu...

Bense, gerçekten hayatımın en temel yıllarından belki de hayal meyal anımsadığım o ilkokul çağında tanıdığım ilk arkadaşlarımın bugün geldikleri noktalara şahit olmanın memnuniyetini de ayrıca yaşadım Facebook sayesinde.

Yıllar sonra tekrar biraraya geldiğimizde sıraların üstünde yakaları yana kaymış terden saçları birbirine yapışmış kırmızı yanaklı canavarların meslek sahibi ciddi insanlar olarak toplum içinde edindikleri yeri görmek...

Edindikleri kariyerle anneliği mükemmel bir uyumla yürütmeyi başarmış bayan arkadaşlarıma bakınca hayatımın her adımında ne kadar doğru insanların içinden serpilip geliştiğime tanık oldum yine Facebook sayesinde.

Üstelik o dostları bugün bir şekilde yanımda görerek, onlardan yıllar sonra tekrar gün gün haber alarak...

Maddi ve manevi büyük bir değişimden geçen günümüz dünyasında çok yakınımda bulunupta bizden uzaklaşan yakınlarımızın ağır psikolojisini atlatmak için çabalarken zaman zaman uzağımızdakilerin birden bize ne kadar yaklaştığına tanık olduk.

İkilemlerle dolu bir dünyaya geldik artık...

Maddi değerlerin manevi yönlerimizi çökertirken İnternette bir yerlerde içimizde oluşan boşluğu sanal dünyayla doldurmaya çalışır olduk...

Uzağımızda olanları artık görmek, hissetmek, anlamak mümkün..

Özlem denen şey belki tarihe karıştı, özellikle buna karşı koyanlara...

Koşturmacanın içinde kaybettiğimiz değerli zamanlara günün küçük aralıklarına sığdırdığımız sanal dostluklar eskiden sahip olduklarımızın yerini aldı...

Artık... Ne eski okul arkadaşları, ne eski komşular, ne adresleri değişen akranlar, tarih olmak zorunda...

13 Mart 2012
Perili Daire
Gilat'a selam Terör'e devam?!?
Sığınılacak tek liman
Sağlıksız bir dünyada sağlıklı olmak
Vatan Bölünmez
İki Vatan 1 İnsan
Tanrı Misafiri
Kriz mi fikir ayrılığı mı,
önkoşul mu?!!
Bir çift kolyee
 Kriz üstüne kriz
Hamas'ın kozu Gilad
Çocuklarımız arasındaki fark
Bir hayat tecrübesi
Tanrı'ya yakarışş
Deli Nejad Yahudi mi?!?!
New York'ta üçü bir yerde
Özgür basının krizi
Kim haklı?
Ata'm
Annelik zor meslek!!!!
Zoraki Barış
Yağ yağmur yağ yağ!..
Tek Tanrılı üç büyük dinin beşiğinde Beyaz Güvercin
Bir deli bir kuyuya taş atmış...
Bol parti yeni hükümet
yeni bilmece
Çocukluğumun incisi
Süt ve Bal Ülkesi
İsrail Seçimi'nin şifreleri
Gazze Savaşı ve bize getirdikleri
NBA haberleri, NBA videoları Dünya medyasından orijinal haberler, 3. sayfa güzeli Kültür ve sanat olayları, Kültür ve Sanat haberleri, vizyondaki filmler, tiyatrolar, sergiler, konserler Tarihe dair popüler ve antik bilgiler, belgeler, haberler, Alman Subayı Karl Von Kübel'in köşesi Yabancı ve Yerli Magazin haberleri, dedikodular Teknoloji ve bilim dünyası İnternet derginiz Konu Mankeni'ni kullanma kılavuzu ve bize ulaşma yöntemleri üzerine açıklayıcı, bilgilendirici ve dahi aydınlatıcı vs vs vs bir bölüm